Fıkıh ve tefsir âlimi. İsmi Muhammed bin Ahmed bin Yezid bin Muhammed Aksarayî el-Acemî el-Kahirî olup künyesi Ebü's-Se'adat'tır. İbn-i binti'l-Aksarayî diye bilinir. Babası Mevlanazade'dir. Bedreddin Mahmud ve Emir Yahya'nın babaları, Şemseddin el-Aksarayî'nin torunudur. 790 (m. 1388) senesi Zilhicce ayının yirmi yedisinde, Kahire'de doğdu. 859 (m. 1455) senesi Zilhicce ayının dördüncü Cuma günü ikindi namazı vaktinde Harem-i şerifte vefat etti. Kâbe-i Muazzama kapısı önünde cenaze namazı kılınıp Benî Ziya Kabristanı'nda, Mualla denilen yere defnedildi. Cenaze namazında kalabalık bir cemaat hazır bulundu.
İbn-i binti'l-Aksarayî daha küçük iken babası vefat etti. Anne tarafından dedesinin himayesinde büyüdü. Kur'an-ı Kerim'i ve birçok ilim kitabını ezberledi. Dayısı Bedreddin'den fıkıh ve Arabî ilimleri öğrendi. Hidaye, Karî-i Serrac ile de Kenz kitabının tamamını okudu. İbnü'l-Fenarî'den Telhis'i, Muhammed bin Ahmed bin Abbad bin Melikdad'dan usul ilimlerini okudu. Arabî ilimleri ve sarfı Ebu Abdullah Muhammed bin Ahmed bin Muhammed'den öğrenip huzurunda Teshil'i okudu ve yazdığı eserlerden de Şerhü'l-Hazreciyye, Şerhü'l-Bürde ve Hud suresinin tefsirini okudu.
Kahirede Emir Sargatmış Camii ve Medresesi. İbn-i Binti'l-Aksarayî, Şemseddin Tefhenî'den sonra Sargatmışiyye Medresesi'nde hadis ve fıkıh dersleri verdi.
Onunla birlikte İskenderiyye'ye gitti. İzzeddin Cema'a'nın dokuz sene kadar derslerine devam ettiğinden, istifadesi çok oldu ve çok ilim öğrendi. Aksarayî, dersi takip ve çalışkanlığı ve hizmetinin çokluğu sebebiyle hocası tarafından çok sevildi. Fen ilimlerini İbnü'l-Mecdî'den, kıraat ilmini Ebu Amr'dan öğrendi. İbn-i Ebü'l-Mecd ve İbnü'l-Küveyk, Tagribermiş Türkmanî'nin ve başkalarının hadis-i şerif derslerini takip etti. Zeyneddin el-Meragî, Kemaleddin bin Hayr, Taceddin bin Tunusî ve başkalarından icazet (diploma) aldı. İbn-i Merzuk, kendi hattıyla (yazısıyla) onu methedip okuttuğunu, okutma salahiyetini verdiğini bildirdi. Ayrıca İbn-i Cema'a ve Serrac da ona talebe yetiştirme izni verdiler. Aksarayî, beldenin meşhur âlimlerinden oldu. İbn-i binti'l-Aksarayî, dayısı Bedreddin'den sonra Müeyyidiyye Medresesi'nde tefsir okuttu. Şemseddin Tefhenî'den sonra da Sargatmışiyye Medresesi'nde hadis ve fıkıh dersleri verdi. Merdanî Camii'nde fıkıh öğretti.
İbn-i binti'l-Aksarayî birçok defa hacca gitti. İlk haccı 815 (m. 1412) senesinde oldu. Mekke-i Mükerreme'de mücavir olarak kaldı. Orada İbnü'l-Cezerî'nin hadis derslerini dinledi. Daha sonra İskenderiyye, Şam, Halep, Diyarbakır ve başka yerlere gidip oralardaki âlimlerle görüştü. 828 (m. 1425) senesinde Kıbrıs'ın fethi için giden orduda bulundu. Beytü'l-Makdis'i ziyaret etti. İbn-i binti'l-Aksarayî, hadis-i şerif okuttu ve talebe yetiştirdi. İstifade etmek için çok kimseler ona koştu. Eşrefiye Camii'nde imamlık yaptı. İbadet ve ders vermekle meşgul oldu.
859 (m. 1455) senesinde çıktığı hac yolculuğunda, Mekke-i Mükerreme yakınında hastalandı. Çok meşakkat ve acı çekmesine rağmen, acele etti. Diğer hacılardan önce Mekke-i Mükerreme'ye vardı. Kudûm tavafını ve sa'yını yaptı. Vefat ettiği güne kadar ihramını çıkarmadı.
İbn-i binti'l-Aksarayî, güzel ahlâk sahibi, heybetli, çok saygı gören ve sevilen bir zattı. Çok ibadet eder, tanıdık veya tanımadık herkese ikramda bulunurdu.
İbn-i Hatib, Nasıriyye tarihinde İbn-i binti'l-Aksarayî'nin babasını anlatırken şöyle dedi: “O, Aksarayî'nin kızından bir çocuk bırakıp vefat etti. İbn-i binti'l-Aksarayî büyüdü, fıkıh ve diğer ilimleri öğrendi. İmamlık vazifesi yaptı. Onunla Halep'te karşılaştığımda, faziletli, şekli ve ahlâkı güzel bir kişi olarak gördüm.”
Ta'lik ale'l-Keşşaf ve Haşiye ale'l-Hidaye adlı eserleri bilinmektedir.