Tunus’ta yetişen Malikî mezhebi âlimlerinin büyüklerinden. İsmi Ali bin Muhammed bin Ebü’l-Kasım bin Muhammed bin Ferhun et-Tunusî el-Medenî el-Amrî olup künyesi Ebü’l-Hasan ve lakabı Nureddin’dir. Aslen Tunusludur. 698 (m. 1298) senesi Rebiulevvel ayının 20. günü Medine’de doğdu. 746 (m. 1345) senesi Cemaziyelahir ayının 23. günü Medine’de vefat etti. Doğumu bir Cuma gecesi, vefatı da yine bir Cuma günü vuku bulmuştur.
Daha çocukken evde babasından ders almaya, ilim tahsiline başlayan İbn-i Ferhun, ilim öğrenmek aşkı ve gayretiyle Şam ve Kahire gibi ilim merkezlerine gitti. Buralarda birçok âlim ile buluşup sohbetlerinde bulundu. Ebu Abdullah-ı Kasrî İbrahim es-Sürurî, Ebu Abdullah bin Haris, Hatib-i Tlemsan, İzzeddin Yusuf bin Hasan, Cemaleddin Mutrî, Ebu Abdullah bin Cabir el-Vadaşî, Zeyneddin-i Taberî, Şerefeddin Zübeyr el-Esvanî, Sirac ed-Dimnehuri, Kadı Şerefeddin el-Emyutî, İbn-i Mükerrem el-Mısrî, Şerefeddin el-Huşenî, Selahaddin-i Alaî, Cemaleddin el-Müzenî, Şemseddin ez-Zehebî, Ebu Süleyman Davud bin Attar, Şemseddin bin el-Habbas, Sadreddin Ebü’r-Rebî, Süleyman binAbdülhakim, Şemseddin Muhammed el-Hemedanî, Cemaleddin bin Ga-vire ve daha başka birçok âlimden ilim öğrendi.
İlim öğrenmek için çok seyahat yaptı ve sıkıntılara katlandı. Bu gayretleri neticesinde, fıkıh, hadis, vaaz, feraiz, nahiv, edebiyat, lügat, me’ani, beyan, cedel, mantık, münazara, tasavvuf ve başka birçok ilimde derin âlim oldu. Aynı zamanda şair idi. Kıymetli şiirleri vardır. Dinin emirlerini yerine getirmekte son derece hassas ve gayretli olan İbn-i Ferhun hazretleri, hafızası kuvvetli, abid, arif ve salih bir zattı. Öğrendiği hadisi şerifleri ve bunları rivayet eden zatların isimlerini yazar ve ezberlerdi. İlimde o kadar yükseldi ki Medine-i Münevvere’de kaldığı zamanlarda, Mescid-i Nebî’de bulunur, suallere cevap verirdi. Arzu edenlere fıkıh ve Arapça dersleri okuturdu. Diğer insanların yanında olduğu gibi, âmir ve idarecilerin yanında da büyük bir kıymeti vardı. İdarecilere bir işi düşen kimseler İbn-i Ferhun’a gelerek, aracı olmasını, bu işlerinin hâlledilebilmesi için idarecilere ricada bulunmasını istirham ederlerdi. O da bunları reddetmez, onlara yardımcı olmaktan zevk alırdı. Yüzlerce kişiye ilim öğretti. Ebü’l-Abbas el-Kıbab bunlardandır.
Eserleri:
1-Nüzhetü’n-nazar,
2-Ez-Zahir fi’l-Mevaız,
3-Divan,
4-Tevarihü’l-ahbar ve’t-tarifü bi nesebi Seyyidi’l-muhtar.