Hadis âlim ve hafızlarının büyüklerinden. Meşhur altı hadis kitabı Kütüb-i Sitte'nin müelliflerinden birisidir. İsmi, Muhammed bin Yezid el-Kazvinî, künyesi, Ebu Abdullah'dır. Benî Rebia'nın mevlası (kölesi) olduğu için Rebaî mahlası ile de bilinir. 209 (m. 824) tarihinde Kazvin'de doğup, 273 (m. 886) senesinde Kazvin'de vefat etmiştir. Kardeşi Ebu Bekr'in kıldırdığı namazdan sonra oğlu Abdullah tarafından kabre konulmuştur.
İbn-i Mace, güçlü hafızasıyla züht ve verasıyla yaşadığı asrın en önemli muhaddislerinden birisi olmuştur. İlme büyük önem vermiş, küçük yaşta memleketinden ayrılarak zamanın ilim merkezlerini dolaşmış ve çok sayıda muhaddisin hadis meclislerine iştirak etmiştir. Hadis ve ona bağlı her konuda söz sahibi olan İbn-i Mace, muhaddislerin en büyüklerinden ve sikalarından birisi olarak itibar görmüştür.
Pek çok muhaddis gibi İbn-i Mace de küçük yaşta hafızlığını tamamlamış, temel dini bilgiler ile bazı beşerî ilimleri öğrenmiştir. Gün geçtikçe hadis ilmine olan merakı artmış ve Kazvin'de düzenlenen hadis meclislerine iştirak etmiştir. İlk olarak Kazvinli muhaddis Hafız Ali bin Muhammed et-Tanafi sî'nin hadis meclislerine katılan İbn-i Mace, onun vefatından sonra yarım kalan hadis derslerine yine Kazvin'in saygın muhaddislerinden olan Ebû Hucr Amr bin Rafi el-Bece lî'nin yanında devam etmiştir.
Zamanının ilmi geleneğine uygun olarak İbn-i Mace de ilim tahsil etmek için genç yaşta yola çıkmış ve zamanın ilim merkezlerinden olan Kufe, Basra, Bagdat, Mekke, Medine, Şam, Mısır, Vasıt, Humus, Rey ve Nişabur'a giderek çok sayıda muhaddislegörüşmüş ve onlardan hadis dersleri almıştır. Kaynaklarda onun bu ilim merkezlerinde ne kadar kaldığı hakkında bilgi yer almazken, hangi muhaddislerden hadis tahsil ettiği konusunda detaylı bilgilere rastlanmaktadır. Nitekim onun Kufe'de Ebu Bekr bin Ebu Şeybe ve Osman bin Ebu Şeybe; Basra'da Bündar diye bilinen Muhammed bin Beşşar ve Abdullah bin Muaviye el-Cüme hî; Bagdat'ta Ebu Hayseme Züheyr bin Harb; Mekke'de Mus'ab bin Abdullah ez-Zübeyrî; Medine'de Ebu Mus'ab ez-Zührî; Şam'da Hisam bin Ammar ve Duhaym; Mısır'da Muhammed bin Ravh, Ebu Tahir bin Serh ve Yunus bin Abdüla'lâ; Vasıt'ta Ahmed bin Sinan el-Kattan; Humus'ta Muhammed bin Musaffâ el-Hımsî; Rey'de Muhammed bin Humeyder-Razî; Nişabur'da Muhammed bin Yahya ez-Zühlî'den hadis dersleri aldığı bilinmektedir.
Tahsil hayatında tefsir ve tarih ilimlerine de yer ayıran İbn-i Mace, uzun süren bu yorucu yolculukların ardından doğduğu yer olan Kazvin'e geri dönmüş ve vefatına kadar burada kalmıştır.
“Söylemediğim sözü bana isnat edip uyduran, Cehennem'deki yerine hazırlansın.” manasındaki hadis-i şerifin yazılı olduğu bir kıta.
İbn-i Mace dönemin önde gelen muhaddislerinden hadis dersleri almış ve hadis alanında kendisini yetiştirmiştir. Onun yukarıda isimleri zikredilenler dışında, kaynaklarda tespit edebildiğimiz hocalarını şu şekilde sıralayabiliriz: Muhammed bin Abdullah bin Numeyr, Cebbâre bin Muglis, İbrahim bin el-Münzir el-Hazzamî, Abdulah bin Muâviye, Hişambin Ammar, Muhammed bin Ramah, Davud bin Reşid, Ebu Bekr bin Ebu Şeybe.
Hadis ilmi konusunda hayli mesafe kateden İbn-i Mace, çeşitli beldeleri dolaşarak çok sayıda muhaddisten elde ettiği bilgileri başkalarına da öğretmek amacıyla hadis meclisleri tertip etmiş ve talebe yetiştirmiştir. Onun kaynaklarda tespit edilen belli başlı öğrencileri şunlardır:
Muhammed bin İsa el-Ebherî, Ebu Amr Ahmed bin Muhammed bin Hâkim el-Medenî, Ahmed bin Muhammed bin Hâkim, Ebu Hasel el-Kattan, Süleyman bin Yezid el-Famî, Ahmed bin Ravh el-Bagdadî, İbn-i Sibeveyh, Muhammed bin İsa es-Saffar, İshak bin Muhammed, Ali bin İbrahim bin Seleme, Ahmed bin İbrahim, Hafız bin Kesir; Ali bin Sa'id bin Abdullah el-Gadanî, İbrahim bin Dinar el-Cersî el-Hemadânî, Ebü't-Tayyib Ahmed bin Ravh el-Mes'arânî; Ca'fer bin İdris, Hüseyin bin Ali bin Beranya.
İbn-i Mace'nin Sünen adlı el yazması eserinin başlangıç sayfası (solda). Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Üçüncü Ahmed Bölümü 262 numarada kayıtlıdır. Basılmış olan Sünen'in birinci cildinin kapak sayfası (sağda). Fıkıh bablarına göre tasnif edilmiş olan Sünen, bir mukaddime ile 37 kitap ve yaklaşık 4341 hadis-i şeriften müteşekkildir.
İbn-i Mace'nin, annelere iyilik etmekle ilgili olarak, Ebu Hüreyre hazretlerinden naklen rivayet ettiği hadis-i şerif.
İbn-i Mace, Hazreti Peygamber'in hadislerine büyük önem vermiş, küçük yaştan itibaren hadis tahsil etmek için gayret sarf etmiştir. Dönemin önemli ilim merkezlerini bir bir dolaşmış, buralarda rastladığı muhaddislerden hadis dersleri almıştır. Çeşitli sıkıntılara katlanarak hadis konusunda elde ettiği bilgileri zaman zaman hadis meclisleri tertip ederek başkalarına da öğreten İbn-i Mace, çok sayıda muhaddisin yetişmesine katkıda bulunmuştur. Şüphesiz onun hadis ilmine en büyük katkısı, yaşadığı dönemden yüzyıllar sonra bile, kütüphane raflarında rastlanabilen ve dini konularda Müslümanlara ışık tutan Sünen adlı meşhur kitabıdır.
İbn-i Mace, gerek hafızasıyla gerekse hadisleri muhafaza etme hususundaki titizliği ile hadis imamlarının övgüsüne mazhar olmuştur. Kendisinin güvenilir bir ravi olduğu ve görüşlerinin delil kabul edilebileceği konusunda âlimler hemfikirdir. Mesela Ebu Yâla el-Halilî, “İbn-i Mace, rivayet ettiği hadislerin dini konularda delil olarak kabul edildiği büyük bir muhaddistir. Irak'a Mısır'a, Mekke'ye ve Şam'a hadis öğrenmek amacıyla yolculuklar yapmıştır.” diyerek onun hadis ilminin en önemli şahsiyetlerinden birisi olduğunu dile getirmiştir. İbn-i Hallikan, ise: “İbn-i Mace, hadis ilminde imam ve hadis ilmi ile ilgili bütün disiplinlerde otorite sahibiydi.” şeklindeki ifadesiyle onun hadis ilmine olan vukufiyetini belirtmiştir. İbn-i Mace tefsir ilminde de derin âlim idi. Tefsiru'l-Kur'an isimli eseri ile, doğduğu ve büyüdüğü yer olan Kazvin'in tarihi ile ilgili kitapları pek kıymetlidir.
Eserleri: Hadis İlmi ile meşgul olan pek çok muhaddis gibi İbn-i Mace'nin de bazı eserlerinin olduğu bilinmektedir. Kaynaklardan tespit edilen eserleri şunlardır:
1- Sünen,
2- Tefsiru'l-Kur'an: Mizzî bu eserin iki cüzünü gördüğünü söylemektedir.
3- Tarihu Kazvin: Ravilerin hayatları ve Kazvin tarihi ile ilgilidir.
4- Tarihu'l-Hulefa: İslam tarihi ile ilgili ilk yapılan çalışmalardan olan bu eser, İbn-i Asakir'in Tarih-i Dımaşk adlı ünlü eserinin kaynaklarındandır. Bu eser Beyrut'ta 1986'da yayınlanmıştır.
5- Sülasiyyat: Hadis ile ilgilidir. 1406'da Beyrut'ta yayınlanmıştır.
İbn-i Mace'nin fıkıh bablarına göre tasnif ettiği Sünen'i, mukaddimesi hariç 37 kitap ve yaklaşık 4341 hadisten müteşekkildir. Bu hadislerden 3002 tanesinin Kütüb-i Sitte müelliflerinin ya tamamı ya da bir kısmı tarafından rivayet edildiği, geriye kalan 1339 hadisinin ise sadece İbn-i Mace tarafından rivayet edildiği bilinmektedir. İbn-i Mace, telif etmiş olduğu bu eseri dönemin hadis tenkitçilerinden Ebû Zür'a er-Râzî'ye takdim etmiş, o da eser hakkında şunları söylemiştir: “Öyle zannediyorum ki bu eser, insanların rağbet ettikleri hadis kitaplarının çoğunu geride bırakacaktır…”
İbn-i Mace'nin Sünen'i hicrî altıncı asrın başlarına kadar Kütüb-i Sitte'ye dahil edilmemiştir. Zira o zamana kadar muhaddislerce Buhârî ve Müslim'in El-Câmiu's-Sahih isimli eserleri ile Ebu Davud, Tirmizî ve Nesaî'nin Sünen isimli eserleri, hadis konusundaki en sahih kaynaklar olarak kabul edilmiştir. Ancak Ebü'l-Fazl bin Tahir el-Makdisî'nin bu beş kitaba tahsis ettiği Etraf isimli eserine İbn-i Mace'nin Sünen'ini de eklemesinden ve Şurûtu'l-Eimmeti's-Sitte adlı risalesini telif etmesinden sonra, İbn-i Mace'nin Sünen'i de muteber hadis kitapları arasında zikredilmeye başlanmıştır.
İbni Mace'yi incelemek isteyenler için yaplımış rehber olan Muhammed Abdürreşid Numanî'nin hazırladığı Ma temessü ileyhi'l-hace limen yutali'u sünene İbn-i Mace adlı eserin kapak sayfası.
İbn-i Mace'nin Ebu Hüreyre yoluyla rivayet ettiği, “Allahü teala, merhameti yüz parça etti. Doksan dokuzunu kendi katında alıkoydu. Yeryüzüne bir tek parça indirdi. Bu bir parça yüzünden mahlukat (yaratıklar) birbirine merhamet ederler. Hatta at, isabet etmesi korkusundan, ayağını yavrusundan kaldırır, onu muhafaza eder.” manasındaki hadis-i şerif.
Aslında İbn-i Mace'nin Sünen'i, gerek hadislerin tertibi, gerekse tekrarlardan uzak ve kısa oluşu ile oldukça değerlidir. Fıkhî meselelerle ilgili diğer hadis kitaplarında bulunmayan çok sayıda hadisi ihtiva etmektedir. Ayrıca bab başlıkları konuların inceliklerini dile getirecek kadar özlü ve düzgün bir şekilde tanzim edilmiştir. Eserin hayli geniş bir alana şâmil olan mukaddime kısmında, sünnete ittiba etmenin önemi, bidattan sakınmanın gereği, sahabenin fazileti ve ilim tahsil etmenin ehemmiyeti gibi konularla ilgili hadislere yer verilmiştir.
Eserin mevcut baskısındaki bazı hadis metinlerinin hemen altında küçük puntolarla yazılmış satırlardaki “ve fi'z-zevâid” ibaresi ile başlayan bilgiler, Kütüb-i Sitte içerisinde sadece İbn-i Mace'de bulunan hadislerin sıhhat derecelerini gösterir.
İbn-i Mace'nin bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
“Allahü teala, annelerinize iyilik etmenizi emrediyor. Sonra annelerinize iyilik etmenizi emrediyor. Sonra annelerinize iyilik etmenizi emrediyor. Sonra babalarınıza iyilik etmenizi emrediyor. Sonra en yakın akrabaya, ondan sonra yakınlık derecesine göre iyilik etmeyi size emrediyor.”
“Allahü teala, merhameti yüz parça etti. Doksan dokuzunu kendi katında alıkoydu. İbn-i Mace'nin rivayet ettiği, “Üç kimsenin duası kabul olur: Mazlumun duası, misafirin (yolcunun) duası, babasının çocuğa duası.” manasındaki hadis-i şerifin yazılı olduğu bir kıta. Yeryüzüne bir tek parça indirdi. Bu bir parça yüzünden mahlukat (yaratıklar) birbirine merhamet ederler. Hatta at, isabet etmesi korkusundan, ayağını yavrusundan kaldırır, onu muhafaza eder.”
Resulullah Süraka İbni Cu'şum'e şöyle buyurdu: “Sana sadakaların en büyüğünü göstereyim mi?” Süraka; “Evet ya Resulallah!” dedi. Resulullah Efendimiz; “Sana dönmüş olan, senden başka da kendisine bakacak kimsesi olmayan, kızındır.” buyurdular.
“Müslümanlar hakkında en hayırlı ev, içinde yetime ihsan olunan evdir. Müslümanlar hakkında en kötü ev, yetime kötülük yapılan evdir. Ben ve yetimin bakıcısı, Cennet'te şu iki gibiyiz.” (Resulullah Efendimiz iki parmağını gösteriyordu.)
“Kimin, henüz buluğa ermemiş üç çocuğu vefat ederse, Allahü teala onu ve çocuklarını rahmeti ve ihsanı ile Cennet'e koyar.”
Hazreti Ali rivayet etti: Resulullah'ın son sözü şu oldu: “Namaza iyi yapışın, namaza iyi yapışın. Sahip olduğunuz kölelerin hakları hususunda Allahü tealadan korkun. (Onlara iyi muamelede bulunun.)”
Ebu Berze el-Eslemî şöyle bildirmiştir: “Ey Allahın Resulü! Cennet'ekoyacak bir ameli bana gösterir misiniz?” dedim. Resulullah Efendimiz; “İnsanların yolundan, zarar veren şeyleri gider.” buyurdu.
Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Gülmeyi azalt, çünkü çok gülmek kalbi öldürür.”
“Söylemediğim sözü bana isnat edip, uyduran, Cehennem'deki yerine hazırlansın.”
İbn-i Mace'nin rivayet ettiği, “Şüphesiz, Allahü teala, sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak, kalblerinize ve amellerinize bakar.” manasındaki hadis-i şerifin yazılı olduğu bir levha.
“Bir kimseye Müslüman kardeş danışır da, bu danışılan, danışan kardeşine doğru olmayanı gösterirse, kardeşine hainlik etmiş olur.”
Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu: “Ey Allah'ın kulları! Allahü teala güçlüğü kaldırdı. Ancak, bir insana gıybet etmek sureti ile tecavüz eden kimse müstesnadır. (Böyle bir kimse günahkar olur.) İşte bu kimse mahrum olup, helak olandır.”
Resulullah'a; “Ey Allah'ın Resulü, tedavi olalım mı?” diye sordular. Peygamber Efendimiz; “Evet, ey Allah'ın kulları! Tedavi olun. Çünkü Allahü teala her hastalık için bir ilaç yaratmıştır. Ancak bir hastalık müstesnadır. Onun ilacı yoktur.” buyurdular. “Nedir o, ey Allah'ın Resulü?” diye sorduklarında, Resulullah Efendimiz; “İhtiyarlıktır.” buyurdular. Yine, “Ey Allahın Resulü! İnsana ihsan edilen şeylerin en hayırlısı hangisidir?” diye sordular. Peygamber Efendimiz; “Güzel ahlâktır.” cevabını verdiler.
Resulullah'a; “İnsanı en çok Cennet'e hangi şey koyar?” diye soruldu. Resulullah efendimiz “Takva (Allah korkusu) ve güzel ahlâk.” buyurdu.
“İnsan hasta kardeşini ziyarete gittiği zaman, yahut sıhhati yerinde olan kardeşini ziyaret ettiği zaman, Allahü teala şöyle buyurur: Yaşayışında iyi ve hoş olasın. Ahıret yolculuğundaki yürüyüşünde hoş olsun. Cennet'te bir konak sahibi olasın.”
“İnsanlar arasına karışıp, onların eziyet ve sıkıntılarına sabreden Mümin, insanlara karışmıyan, onların eziyet ve sıkıntılarına sabır ve tahammül göstermeyen kimseden daha hayırlıdır.”
“Üç kimsenin duası kabul olur: Mazlumun duası, misafirin (yolcunun) duası, babasının çocuğa duası.”
“Allah'ım! Bana her hayırlı işte yardım et. Aleyhime olan şeylerden beni koru. Bana yardım ihsan eyle. Üzerime kimseyi musallat etme. Hidayete, doğru yola uymayı bana kolaylaştırıp, hayır sebeplerini bana hazırla.”
“Müslümanın, Müslüman üzerinde dört hakkı vardır: Hastalandığı zaman onu ziyaret eder. Öldüğü zaman cenazesinde bulunur. Kendisini davet ettiği zaman, davetini kabul edip gider. Aksırdığı zaman, ona yerhamükellah der.”
“Kim, elinde et ve yemekten kalma yağ bulunduğu hâlde, onu yıkamadan uyur ve ona bir zarar dokunursa, kendisinden başkasını kınamasın.”
“Beş şey sünnettir: 1- Bıyığı kısaltmak, 2- Tırnakları kesmek, 3- Kasıkları tıraş etmek, 4- Koltuk altlarını tıraş etmek, 5- Misvak kullanmak.”
“Haya (utanma hissi) imandandır, iman ise sahibini Cennet'e götürür. Kötü söz cefadandır (kötülüktendir). Cefâ ise sahibini Cehennem'e götürür.”
“Sizin hayırlılarınız, Kur'an-ı Kerim'i öğrenen ve öğreten kimselerdir.”
“Sizin hayırlılarınız, kadınları için hayırlı olanlarınızdır.”
“Allahü teala, her kime hayır dilerse, onu dinde fakih, ilim ve irfan sahibi kılar.”
“Şüphesiz, Allahü teala, sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak, kalblerinize ve amellerinize bakar.”
İbn-i Nattah'ın rivayet ettiği, “Eğer ümmetime zor gelmiyeceğini bilseydim, onlara her namazda misvak kullanmayı emrederdim (yani yapılması farz olurdu).” manasına gelen bir hadis-i şerif.