Hadis ve Malikî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi Ebu Abdullah ismi, adı Muhammed bin Abdüsselam Sehnun bin Sa'id bin Habibet-Tanu hî'dir. Aslen Kayrevanlı olup, 202 (m. 817) yılında Kayrevan'da doğmuş, 256 (m. 870) yılında Sahil'de vefat etmiştir. Cenazesi Kayrevan'a getirilip defnedilmiştir.
Muhammed bin Sehnun, büyük fıkıh âlimi olan babasından fıkıh öğrenmiştir. Ayrıca İbn-i Ebu Hassan'dan, Musa bin Muaviye, Abdülaziz bin Yahya el-Medinî ve diğer bazı âlimlerden hadis-i şerif dinlemiştir. Bilahare Medine'de Ebu Mus'ab ez-Zührî ve İbn-i Kasib'le karşılaşmış ve her ikisinden de istifade etmiştir.
Muhammed bin Sehnun, kendisi gibi âlim olan babası vefat edince, onun meclisinde ders vermeye başladı. O, insanlar için hüccetti. Asrında ilim bakımından ondan daha mütehassısı yoktu. Nitekim İsa bin Miskin'e, ilimde kimi daha hayırlı gördüğü sorulduğunda, Muhammed bin Sehnun'u bildirmiştir. Ayrıca İbn-i Haris; “O, mütekaddiminin (ilk gelen âlimlerin) hafızlarından ve münazaracı âlimlerdendi. Çoğu telif olan kitapları vardır (200 kadar olduğu söylenir.).” İsmail bin Kadı İshak; “O, imamın oğlu imamdır. (Babası gibi dinde söz sahibidir.) Cihada dair 20 cüz kitap telif eden, sadece Muhammed bin Sehnun vardır ve Iraklılara karşı bununla iftihar ediyoruz.” demektedir.
Resulullah Efendimizin sünnetine önem veren Muhammed bin Sehnun, Allahü teala ve Resulünün emirlerini hatırlayınca ağlardı. İbn-i Sehnun halk tarafından da çok sevilirdi. Rivayete göre vefat ettiğinde halk yas tutmuş, okullar tatil edilmiş ve dükkanlar kapatılmıştır. Halk İbn-i Sehnun için yaptırılan türbenin etrafında çadır kurarak bir yıla yakın burada kalmışlardı. Bu durumdan endişelenen idareciler, halkın dağılmasını istemişlerdir.
İbn-i Sehnun, döneminde Malikî fıkhında otorite idi. Fıkhî meselelerde son sözü o söylüyordu. Fıkhın yanında hadis, kelam, tarih ve edebiyat sahalarında da derin bilgi sahibi idi. Eğitim ve öğretim sahasında günümüze ulaşan ilk kitabın müellifidir. Diğer eserlerinin çoğu kayıp olduğu için İbn-i Sehnun daha ziyade eğitimci olarak tanınmış ve bu yönü araştırmalara konu olmuştur. Aslında onun fıkıh yönü eğitimciliğinden önde gelir. Çünkü eğitim meselelerini eğitimin fıkhî yönü ile ele almıştır.
İbn-i Sehnun eğitim konusuna, günümüzde de geçerliliğini koruyan genel ilke ve metodlarla yaklaşmıştır. Eğitimde fırsat eşitliği, cezalandırma yerine ikna etme, bilgiyi sevdirerek verme, haftalık ders programı, hafta sonu ve bayram tatili, hocalar için meslek aşkının önemi gibi hususlarda görüşler bildirmiştir. Eğitimle ilgili görüşlerinden en çok Ebü'l-Hasan Kabisî etkilenmiştir. İbn-i Sehnun, cedel ve münazara ilminde de çok güçlü idi. Bir defasında bir Yahudî ile münazara etmiş ve onu yenmesi üzerine Yahudî Müslüman olmuştur.
Eserleri: Çok sayıda ve değerli eserler kaleme alan Muhammed bin Sehnun'un büyük bir âlim olduğunu, bıraktığı eserlerden anlamak mümkündür. Zira o, fen ilimlerini topladığı meşhur büyük kitap; Cami', fıkıhla ilgili altmışa yakın kitap; Kitabü's-siyer, İbn-i Sehnun'un eğitimle ilgili günümüze ulaşan eseri Adabü'l-Muallimîn günümüzde dahi geçerliliğini koruyan metotlarla yazmış ve birkaç defa neşredilmiştir. En son neşri 1996'da İstanbul'da yapılmıştır.
Risale fi's-sünnet, Kitabü't-tahrim, Risaletü's-Sehnuniyye: Münazara adabı hakkında bir kitap (2 cüz), Kitabu tefsiri'l-Muvatta (4 cüz), Kitabü'l-huccet ale'l-Kaderiyye, Kitabü'l-huccet ale'n-Nasârâ, Kitabü'l-imâme, Kitabü'r-red ale'l-bekriyye, Kitabü'l-vera, Kitabü'l-iman, Kitabü'r-red alâ ehli'ş-şirk, Kitabü'r-red alâ ehli'l-bidat (3 kitap), Kitabü'r-red ale'ş-Şâfiî, Kitabü'r-red alâ ehli'l-Irak (cevaplardan ibaret 5 kitap), Kitabü't-tarih (6 cüz) adlı eserlerin sahibidir. İbn-i Sehnun'un 20 cüz siyer hakkında, 25 cüz emsal hakkında, 20 cüz kaza adabı hakkında, 5 cüz feraizle ilgili, 4 cüz ikrar hakkında, 4 cüz tarihle ilgili ve diğerleri de muhtelif ilimler hakkında olmak üzere 100 eserinin olduğu da söylenir.
Vefatından sonra rüyada görülen ve kendisine ne halde olduğu sorulan Muhammed bin Sehnun, Allahü tealanın ahirette kendisine 50 huri verdiğini söylemiştir.