İBNÜ'L-HACİB, Osman bin Ömer

Osman bin Ömer bin Ebu Bekr bin Yunus Malikî mezhebinin meşhur fıkıh âlimlerinden
A- A+

Malikî mezhebinin meşhur fıkıh âlimlerinden. İsmi Osman bin Ömer bin Ebu Bekr bin Yunus'tur. Künyesi Ebu Amr, lakabı Cemaleddin'dir. 570 (m. 1174) senesinde Mısır'ın Kus eyaletinde bulunan İsna kasabasında doğdu.

İbnü'l-Hacib'in alt katında medfun bulunduğu İskenderiyye'deki Ebü'l-Abbas Mürsî Camii.

26 Şevval 646 (11 Şubat 1249) tarihinde İskenderiye'de vefat etti. Babülbahr dışında İbn-i Ebu Şame'nin türbesi yakınına defnedildi. Bugün Ebü'l-Abbas el-Mürsî Mescidi'nin alt katındadır. Talebelerinden Ebü'l Abbas bin Münir hocası için mersiye yazmıştır. Soyu Tiflis'ten gelmedir. Babası Emir İzzeddin Selahî'nin hacibi (hususi kapıcısı) olduğu için İbnü'l-Hacib denildi. Emir İzzeddin, Selahaddin Eyyubî'nin dayızadesi idi. Küçük yaşta babasıyla beraber Kahire'ye geldi. Önce Kur'an-ı kerimi ve kıraat ilmini; ardından Malikî fıkhı ile nahiv ve edebiyat öğrendi.

Nahiv ve edebiyatı Muhammed bin Ömer el-Benna, Kasım bin Ferruh eş-Şatıbî, Ebü'l-Fadl Behaeddin Muhammed bin Yusuf el-Gaznevî ve Ebü'l-Cud Gıyas bin Faris el-Lahmî'den okudu. Hadis ilmini Ebü'l-Kasım Hibetullah bin Ali el-Busayrî, Ebu Tahir İsmail bin Salih bin Yasin, İbn-i Asakir ve Fatıma binti Sa'dü'l-Hayr'dan hadis öğrendi. İbn-i Nukta'dan hadis-i şerif rivayet etti. Ebu Mansur el-Ebyarî, Ebü'l-Hasan Şemseddin Ali bin İsmail el-Ebyarî, İbn-i Cübeyr, Halil bin Saade el-Hüveyyî'den fıkıh tahsil etti. İmam Ebü'l-Hasen Şazilî'den istifade etti.

İbnü'l-Hacib'in ünlü eseri Kafiye'nin dış kapak motifi (sağda) ve iç kapak motifi (ortada) ve ilk sayfası (solda). Eser Meclis-i Şuray-ı Milli Kütüphanesindedir.

609 (m. 1212) yılında Kahire'de Fazıliye Medresesi'nde müderris oldu. Sonra Kudüs'e, oradan Şam'a gitti. 617 (m. 1220) yılında Emeviyye Camiinde Malikî zaviyesinde ders vermeye başladı. Kerek emiri Melikü'n-Nasır'ın daveti üzerine 633 (m. 1235) senesinde Kerek'e gitti. Burada emire, nazma çektiği El-Kafiye adlı eserini okuttu. Sonra Şam'a döndü. Hakkı söylemekteki cesareti ile tanındı. Hükümdarın huzurunda bile doğruyu müdafaa ederdi. Bu sebeple hapse bile girmekten çekinmedi. Nitekim meşhur Şafiî âlimi İzzeddin bin Abdüsselam'ı müdafaa için bir risale yazıp Sultana göndermiş, hatta İbn-i Abdüsselam ile birlikte hapse bile girmiş, halkın baskısı neticesinde hapisten çıkarılmışlardır.

639 (m. 1241) yılında Kahire'ye döndü. Faziliyye Medresesi'nde ders okutmaya devam etti. Şam ve Kahire'de çok talebe yetiştirdi. İskenderiye kadısı Ebü'l-Abbas bin Münir, Zeyneddin İbnü'r Raad, Kerek Emiri Melik Nasır, Şihabeddin el-Karafî, Abdülazim bin Abdülkavi el-Münzirî, Abdüsselam ez-Zevavî, Abdülmü'min ed-Dimyatî, Kadı Nasireddin el-Ebyarî, Nasireddin Zevavî, Ebu Şame el-Makdisî, Seyfeddin Amidî ve İbn-i Malik et-Taî bunlar arasındadır.

İbnü'l-Hacib fıkıh ve aruzda büyük bir âlim olduğu gibi, ayrıca meşhur bir nahivcidir. Şihabüddin ed-Dımeşkî, Zeyl-i Ravdateyn adlı eserinde onun hakkında şöyle demiştir: “O, dinde meşhur bir âlimdir. Usûl ilimlerinde, Arabî ilimlerde, Malikî mezhebinde derin âlim ve üstün zeka sahibi idi. Sağlam, mütevazı, çok haya sahibi, sıkıntılara tahammüllü, ilim ehlini seven bir âlim idi.”

Şüphesiz İbnü'l-Hacib büyük bir gramer âlimidir. El-Kafiye adlı eseri çok meşhurdur. Şerhleri ve haşiyeleri vardır. İbnü'l-Hacib, Kufe ve Basra nahiv ekollerini birleştirip istifade edilir hâle getirmiştir. Sarf ve nahiv mevzularını birbirinden ayırıp ayrı kitaplar haline getirdi. Ama İbnü'l-Hacib'in bilhassa Batı'daki şöhreti fıkıhtaki mahareti sayesindedir. Malikî fıkhındaki Muhtasar adlı eseri Mağrib'de çok itibar kazandı. Usûl-i fıkıhta Amidî'nin yolunu takip etmiştir. Mantık ilmini usul-i fıkhın ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir. Nahivdeki mahareti de gramer kaidelerini mantık ilmi yardımıyla izah etmesindedir. Mamafih sonra gelen nahiv âlimleri, kendisini grameri mantık kaideleri arasına hapsettiği gerekçesiyle tenkit etmiştir. Kahire'de kendisinden ders alan İbn-i Hallikan: “Her mülakatımızda fıkıh, sarf, nahiv ve edebiyatla alakalı müşkillerimi sordum. Her birisine tatminkar cevaplar aldım.” demektedir. Ebu Şame; “İbnü'l-Hacib, Malikî mezhebininin direğidir.” der ve her ilimde âlim, mütevazı, yüksek şahsiyetli, azimkar, münazara ilminde mahir ve fasih olduğunu söyler.

İbnü'l-Hacib'in yazdığı Müntehe's-vusul (sul) ve'l-emel adlı eserinin kapak sayfası (sağda) ve El- Muhtasarü'l Münteha adlı eserinin yazma nüshasının ünvan sayfası (ortada) ve ilk iki sayfası (solda). Yazma eser Köprülü Kütüphanesi Fazıl Ahmed Kısmı No: 526'da kayıtlıdır.

İbnü'l-Hacib'in bir şiirinin tercümesi şöyledir: “Saçlarıma düşen aklar bana çok güzel nasihatçı oldu. Her ne kadar günahım olsa da Rabbimin affından asla ümit kesmem. Çünkü O, nice günahları affetmiş, örtmüştür. Eğer Rabbimin affı sadece iyilere has olsaydı, günahkar kimseler O'ndan başka kimden af diler, kime yalvarabilirdi?”

Eserleri:

1- El-Kafiye: Nahiv ilmine dair meşhur bir eserdir. Defalarca basılmıştır. Son olarak 1986'da Cidde'de tahkikli olarak basılmıştır. Farsçaya, Türkçeye ve Garp dillerine tercüme olunmuştur. Bunu kendisi El-Vafiye adıyla nazma çekip yine kendisi şerhetmiştir. 1980'de Necef'te basılmıştır.

2- El-İzah fi Şerhi Mufassal: Zemahşerî'nin eserinin şerhidir. 1982'de Bağdat'ta basılmıştır.

3- Eş-Şafiye: Sarf ilmine dairdir. Bu meşhur eser Farsça, Türkçe ve Garp dillerine tercüme olunmuş; defalarca şerhedilmiştir. Kendisi de şerhleri de matbudur.

4- El-Maksadü'l-Celil: Aruza dairdir. Şerhleri vardır. 1368'de Tahran'da basılmıştır.

5- İbnü'l-Hacib'in nahiv ilmine dair yazdığı Eş-Şafiiyye adlı eserinin ünvan sayfası (sağda) ve ilk sayfası (sağdan ikinci). Yazma nüsha Mısır Evkaf Nezareti Kütüphanesi No: 1192'de kayıtlıdır. El-İzah fi şerhi'l-Mufassal adlı eserinin kapak sayfası (soldan ikinci) ve Emali adlı eserinin kapak sayfası (solda).

6- El-Emali: Nahve dairdir. 1989'da Beyrut'ta basılmıştır.

7- Risale fi'l-Aşr: Nahve dairdir. 1985'te Beyrut'ta basılmıştır.

8- El-Kasidetü'l-Muvaşşaha: 23 beyitlik bir eserdir. 1985'te Ürdün'de basılmıştır.

9- Müntehe's-Sual: Mütekellimin metoduyla yazılmış usul-i fıkıh kitabıdır. 1985'te Beyrut'ta basılmıştır.

10- Muhtasarü'l-Münteha: Çok tutulmuş bir usul-i fıkıh kitabıdır. Öncekinin hülasasıdır. 1908'de Kahire'de basılmıştır. Şerhleri çoktur. Îcî, Teftazanî ve Seyyid Şerif Cürcanî'nin haşiyeleri çok meşhurdur.

11- Cami'u'l-Ümmehat: Muhtasar fi'l-Füru olarak da meşhurdur. Malikî mezhebinin Mısır ve Mağrip versiyonunu birleştirmekle ün kazanmıştır. 1998'de tahkikli olarak Beyrut'ta basılmıştır. Bilhassa Mağripte çok tutunan bu esere çok sayıda şerh yapılmışsa da azı günümüze intikal edebilmiştir. İbnü'l-Hacib'e nisbet edilen başka eserler de vardır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları