Hadis, Hanbelî mezhebi fıkıh ve feraiz âlimi. Künyesi, Ebü'l Fadl olup; ismi, Abdülbakî bin Hamza bin Hüseyin Haddad'dır. 425 (m. 1034) yılında doğdu. “Bağdadî” nisbet edildi. Feraiz (miras hukuku) âlimi olduğu için “Farazî” lakabı verildi. 493 (m. 1100) yılında Bağdat'ta vefat ederek, Bab-ü Ebriz Kabristanı'na defnedildi.
Birçok âlimden ilim öğrenip istifade eden Ebü'l-Fadl bin Haddad Farazî, Ebu Muhammed Cevherî, Ebü'l-Hüseyin bin Muhtedî, İbn-i Hasnun, Ebu Ali Mübarek, Hennad Nesefî ve daha birçok âlimden ilim tahsil edip, hadis-i şerif işitti. Hocalarından öğrendiği fıkıh ve hadis bilgilerini yazıp ezberledi. Hesap ilminde çok ilerledi, İslamiyetin mirasla ilgili emirlerini ve tatbikatını çok iyi bilirdi. Resulullah Efendimizin; “Feraiz ilmini öğrenmeye çalışınız! Bu ilmi gençlere öğretiniz! Feraiz ilmi, din bilgisinin yarısı demektir. Ümmetimin en önce unutacağı, bırakacağı şey, bu ilim olacaktır.” buyurduğu feraiz ilmini öğrenerek, öğretmeye gayret etti.
Bağdat'ta bir kimse vefat ettiği zaman, dinimizin emri icabı; hiçbir vârisi veya başkası mallarına dokunmaz, mevcudun tespiti yapılırdı. Bu arada İbn-i Haddad Farazî davet edilir, mevtanın mallarının mirasçılar arasında taksimi istenirdi. O da gelir, mevtanın malını hesaplar, mirasçılar arasında adil bir şekilde taksim ederdi. Mirasçılar, birbirlerinin malına göz dikmez, kardeş kardeşe düşman olmazdı. Böylece Müslümanlar helal lokmaya dikkat ettikleri için kimse kimseyi rahatsız etmez, herkes huzur içinde yaşardı.
İbn-i Haddad Farazî, tevekkül sahibi, dünya malına itibar etmez, aza kanaat eder, eline geçenin fazlasını fakirlere sadaka olarak dağıtırdı. Güzel ahlâkı, üstün zekası, herkese ibret olan hâli insanları imrendirir, nasihatları can kulağıyla dinlenirdi. Müslümanlara nasihatlarında; Allahü tealanın emir ve yasaklarını kabul edip, Resulullah'a tâbi olmayanların, dünya ve ahiret saadetine kavuşamayacaklarını bildirirdi.
Çok az hadis-i şerif rivayet eden İbn-i Haddad Farazî, pek çok talebe yetiştirdi. Fıkıh âlimi Sa'id bin Rezzaz, Ebu Bekr Muhammed bin Haddad ve daha birçok âlim, talebeleri arasındadır. Bu mübarek insanlar da, hocaları gibi Allahü tealanın rızasını kazanmak için, O'nun kullarına dünya ve ahiret saadetini kazandıracak din bilgilerini öğretmeye gayret ettiler.
Eserleri: İbn-i Haddad Farazî'nin yetiştirdiği mümtaz talebelerinin yanında, talebelerine ve kendisinden sonra gelenlere rehberlik etmiş olan pek kıymetli eserleri vardır. Rivayet ettiği hadis-i şerifleri topladığı, Riyadü'l-Cennet fî asari Ehli's-sünnet kitabı ile, Hanbelî mezhebine göre miras taksiminin nasıl yapılacağını anlattığı El-İzah fi'l-feraiz kitabı bunlardandır. El-İzah fi'l-feraiz kitabında, İslamiyetin feraiz bilgisini bilmeyen ve bu ilme uygun olarak miras taksimi yapmayan mirasçıların haram yemekten kurtulamayacağını, bir kuruş haram yiyenin de, ibadetleri kabul olsa da, sevabından mahrum kalacağını bildirmektedir. Üzerinde bir kuruş kul hakkı bulunanın, onu ödemeden dağlar kadar sadaka vermesinin hiçbir ehemmiyeti olmayacağını da delilleriyle izah etmektedir.