Hadis, fıkıh, kıraat ve edebiyat âlimlerinden. İsmi, İsmail bin İbrahim bin Muhammed bin Abdurrahman el-Karrab'dır. Künyesi, Ebu Muhammed'dir. 330 (m. 942) senesinde doğdu. Önce Serahs'ta ilim öğrendi. Horasan ve Bağdat'a gitti. Sonra Herat'a yerleşti. Orada hadis-i şerif öğrenenler için yapılan büyük bir konakta otururdu. Birçok ilimlerde, zamanının âlimleri arasında üstad kabul edildi. Menakıb-ı İmam-ı Şafiî ismindeki kitabın sahibidir. Züht, vera ve takva sahibiydi. Çok kitap yazdı. 414 (m. 1023) senesi Şaban ayında vefat etti.
Fıkıh ilmini Abdülaziz bin Abdullah ed-Darekî'den öğrendi. Hadis ilmini öğrenmek için birçok yere gitti. Cürcan'da Ebu Bekr-i İsmailî'den, Herat'ta Mansur bin Abbas'tan, Bağdat'ta; Ahmed bin Muhammed bin Miksam, Muhammed bin Abdullah es-Sarî, Ebu Amr bin Hamdan, Ali bin İsa el-Asımî, Ebu Muhammed el-Gıtrifî, Mahled bin Ca'fer el-Bakarhî, Bişr bin Ahmed el-İsferainî, Ebu Abdullah Muhammed bin Abdullah bin Hamdaveyh el-Hakim ve daha başkalarından hadis-i şerif dinleyip ezberledi.
Kendisinden de Zemmü'l-kelam kitabının sahibi Abdullah-ı Ensarî, Ebu Ata Abdüla'lâ bin Abdülvahid bin Ahmed el-Melihî ve daha başkaları ilim alıp hadis-i şerif rivayet ettiler. Birçok ilimlerde söz sahibi olmuş büyük bir âlimdir. Hadis ilminde “Hafız” idi. Yani yüzbinden çok hadis-i şerifi ezbere biliyordu. Ayrıca züht ve verada da çok yükselmişti. Dünyalık olan şeylere gönül bağlamaz, haramlardan ve şüpheli şeylerden çok sakınırdı.
Hadis hafızlarından Ebu Nasr el-Famî ve Yusuf bin Ahmed eş-Şirazî diyorlar ki: “O, birçok ilimlerde imam idi. Zamanının âlimleri arasında en büyüğü oldu. Hadis, kıraat, meani, tefsirü'l-Kur'an, fıkıh, edebiyat bunlardandır. Hepsinde çok güzel eserleri vardır.”
Yine bu ikisi dediler ki: “Züht sahibi olup, dünyadan az bir şeye kanaat etmekte idi. Herat'ta onun ilminin faziletinden kimse istifade edemedi. Çünkü başkaları meşhur olmuştu.”
İbn-i Salah diyor ki: “Nişabur'da iken onun Kafî ismindeki kitabını gördüm. Bu kitap, kıraat ilmine ait çok meseleyi içine almış ve birçok cilt hâlindeydi.”
Yine İbn-i Salah anlattı: “Hakim Ebu Abdullah'ın onun hakkında; “O, ilim ehlinin salihlerinden ve kıraat ilmini öğrenenlerin ve öğretenlerin önde gelenlerindendi.” dediğini işittim.”
İmam-ı Sübkî, Tabakat'ında diyor ki: “Onun vefatı Hakim'den sonra idi. Çünkü o, 414 senesinin Şaban ayında vefat etti. Hakim ise 405 senesinde vefat etmişti. Ayrıca o, Menakıb kitabında Hakim'den hadis-i şerif rivayet etmişti. Ondan naklettiği hadis-i şerifler bu kitapta çoktu. Ben de onun Menakıb'ından, hoşlandığım bu faydalı şeyleri Tabakat'ımda naklettim. Kendisi şöyle anlatıyor: “Hocam Ebü'l-Kasım Abdülaziz bin Abdullah ed-Darekî'den işittim. Bağdat'taki dersinde şöyle diyordu: “Bana anlatıldı ki, Ahmed bin Hanbel'in cenaze namazını 600.000 erkek ve 60.000 de kadın kıldı.”
Eserleri:
1- Menakıb-ı İmam-ı Şafiî: Kıymetli bir eseridir. Bu eserini yüzonaltı bab hâlinde tertip etti. İlk bab, Resulullah'ın nesebi, soyu hakkındadır. İmam-ı Şafiî'nin nesebinin de O'nunla birleştiğini uzun anlatmaktadır. Bu kitabın sonu kırk babdır. Onlarda, İmam-ı Şafiî'nin Resulullah Efendimizden rivayet ettiği ahkam ile ilgili kırk hadis-i şerifi senetleriyle birlikte toplamıştır. Ona Kitab-ı Hafil denilmektedir. Bu kitabın iki cilt hâlindeki nüshası, Şam'da Darülhadisi'l-Eşrefiye Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.
Bu eserde, İmam-ı Şafiî'nin lügat ve Arap edebiyatı ilimlerindeki üstünlüğü ile, ilmin ve âlimlerin faziletine dair rivayet ettikleri ve nesebinin ve zekasının üstünlüğü anlatılmaktadır. Ayrıca vaaz, nasihat hakkında rivayet edilen hadis-i şerifler, ayrı bir babda toplanmıştır.
2- Derecatü't-Tabiîn ve Makamatü's-sıddikîn, 3- Eş-Şafiî fi'l-kıraat, 4- El-Kafî fi'l-kıraati's-seb'a: Birçok cüz hâlindedir. 5- El-Cem'u beyne's-Sahihayn: Buharî ve Müslim kitaplarını bir kitapta toplamıştır.