İMAMÜ'L-KAMİLİYYE

Muhammed bin Muhammed bin Abdurrahman bin Ali bin Yusuf bin Mansur Tefsir, hadis, usul ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi
A- A+

Tefsir, hadis, usul ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Muhammed bin Muhammed bin Abdurrahman bin Ali bin Yusuf bin Mansur olup lakabı Kemaleddin'dir. İbni İmam-ı Kâmiliyye diye meşhur oldu. Cuma günü, 18 Şevval 808 (m. 1406)'da Kahire'de doğdu. 15 Şevval 874 (m. 1470)'te hacca giderken, Re'sü Sugret-i Hamid denilen yerde vefat etti. Kabri oradadır.

İlim öğrenecek yaşa gelince önce Kur'an-ı Kerim'i öğrendi. Kur'an-ı Kerim'e ait ilimleri; Şihabeddin Benebî, Sa'deddin Aclunî, Garsüddin Halil Hüseynî ve başka âlimlerden öğrendi. Zeratitî'den tecvid ilmi öğrendi. Tenbih kitabının bir kısmını, Verdiyye ve El-Mülha kitaplarının tamamını ezberledi. Şümus el-Busirî, Bermavî, İbn-i Hasan el-Beycurî, Şihabeddin Tantedaî, Nasireddin Barenbarî, Şerefeddin Sübkî gibi âlimlerden fıkıh öğrendi. Bu âlimler içerisinde en çok Şerefeddin Sübkî'den istifade etmiştir. Veliyyüddin Irakî ve Nureddin bin Lü'lü'nün derslerine devam etti.

İmamü'l-Kamiliyye'nin Yazdığı Şerhü'l-Verekat li İmami'l-Haremeyn Adlı Eserin Kapak Sayfası (Sağda) ve Bağdad Evkaf Kütüphanesi No: 13807/1'de Kayıtlı Nüshasının İlk Sayfası (Solda)

Nahiv, feraiz, hesap ilimlerini Şemseddin Hicazî'den öğrendi. Bu ilimleri, yukarda adı geçen; Sübkî, Barenbarî ve Nureddin Kımenî'den de öğrendi. Kayatî'den nahiv tahsil etti. Aynî'den kıraat ilmini talim etti. Kayatî ve Venaî'den usul-i fıkh, yine Kayatî ve Bisatî'den kelam dersleri aldı. Barenbarî ve İzzeddin bin Abdüsselam el-Bağdadî'den mantık ilmi öğrendi. İbn-i Hacer Askalanî'den fıkıh, tefsir, hadis derslerine devam etti. İbn-i Hacer Veliyyüddin Irakî, İbn-i Cezerî, Bermavî, Vasıtî, İbn-i Nazır es-Sahibe, İbn-i Bürdes, Hicazî ve başka âlimlerden hadis-i şerif dinledi. Hatta bu maksatla bazı şehirlere de gitmiştir. Mekke'de; Ebü'l-Feth el-Meragî ve Takıyyüddin Fehd'den, Kudüs'te; Takıyyüddin Kalkaşendî ve başkalarından, Medine-i Münevvere'de de bazı âlimlerden hadis-i şerif dinledi. Hadis-i şerif dinlemeyi çok severdi. Hatta bu hususta rağbeti çok fazlalaştı. Bu arzu ile Kütüb-i Sitte denilen altı meşhur hadis kitabını (Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, İbn-i Mace ve Nesaî) dinledi. Hatta diğer hadis cüzleri ve iki müsnedi baştan sona dinledi. Yusuf Safî, Gamrî, Kemaleddin Meczub gibi âlimlerle sohbet etti. Bu zatlar, tasavvuf ehli kimseler olup bunların yanında yüksek derecelere kavuştu.

Bermavî, onun çocukluğunu şöyle anlatır: "Çok zeki olup anlayış ve bir meseleyi hemen kavrama kabiliyeti çok fazlaydı. İlim tahsil ederken hocalarına sorduğu sualler, kabiliyetli bir talebe olduğunu göstermekteydi." Hayatında birçok talebe yetiştirdi. Kutbiyye'de muhaddislere ders verdi. Celaleddin bin Mülakkın'ın vefatından sonra Kâmiliyye'de Şafiî fıkhı okuttu. Zeynelabidin bin Münavî'den sonra İmam-ı Şafiî'nin medresesinin vakıfları idareciliğinde bulundu. Kendisine böyle bir vazife verilmesinden dolayı çok sevindi. Sultan tarafından, Kudüs'ün Salahiyye Medresesi'nde müderrislik yapması teklif olundu. Bu teklife cevap vermedi. Mısır'da Şafiî kadılığı yapması teklif edildi. Aksarayî'nin ısrarlarına rağmen bu vazifeyi de kabul etmedi.

Birçok defa hacca gitti. Hac esnasında Mekke'de bir müddet kalırdı. Aynı şekilde Kudüs'e giderek, orada Beyt-i Makdis'i defalarca ziyaret etti. Salih kimseleri, velileri ve âlimleri ziyaret etmek maksadıyla Kuzey Afrika şehirlerine gitti. Çocukluğunda buralara babasıyla gitmişti. Aklı ve anlayışı çok fazla, hafızası kuvvetliydi. Salih kimselerle beraber bulunmayı çok severdi. İnsanların arasını bozan, fitne çıkaran geçimsiz kimselerden nefret eder, uzak dururdu. Doğru ve kuvvetli bir itikada sahipti. Çok mütevazı olup gayet sade yaşar, lüksten, gösterişten çok sakınırdı. Dinimizin emir ve yasaklarına çok bağlı olup asla taviz vermezdi. Allahü Teâlâ'nın rızası olmadığı bir şeyde, insanların rızasına bakmazdı. Yanında haram işlenmesine mâni olurdu. Mâni olamaz ise derhal orayı terk ederdi.

İmamü'l-Kamiliyye'nin Yazdığı Bugyetü'r-Ravi Adlı Eserinin Kapak Sayfası (Sağda) ve Teysirü'l-vüsul Adlı Eserinin Kapak Sayfası (Solda)

Dinin yasak ettiği şeylerden son derece uzak durduğu gibi insanlara da emr-i ma'rûf yapardı. Salih ameller, güzel hâller sahibiydi. Devlet adamlarından, makam sahiplerinden uzak durur, onlarla fazla görüşmezdi. Çok tatlı bir konuşması vardı. Malayani (dine ve dünyaya faydası olmayan) işlerden uzak dururdu. Fakirlere, yoksullara iyilik ve ihsanlarda bulunurdu. Ömrünün sonlarına doğru talebeleri hayli çoğalmıştı. İhtiyar ve bedeni zayıf olmasına rağmen, hacca gitmek için yola çıktı. Yolculuk esnasında vefat etti.

Eserleri: Eserlerinden bazıları şunlardır:

1- Şerhü'l-Verekat li İmami'l-Haremeyn: Fıkıh usulüne dairdir. 2- Şerhu alâ envari't-tenzil li'l-Beydavî, 3- Risaletü fî hayati Hızır, 4- Şerhu ale'l-Erba'in li'n-Nevevî, 5- Şerhu alâ muhtasarı İbn-i Hacib, 6- Şerhü'l-Buharî li'l-Halebî, 7- Şerhü'l-Umde, 8- Tabakatü'l-Eşa'ire. 9- Bugyetü'r-Ravi. 10- Teysirü'l-vüsul.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları