Fıkıh, usul ve nahiv âlimi. İsmi İbrahim bin Hibetullah bin Ali el-Himyerî olup lakabı Nureddin'dir. İsnevî diye de bilinir. Mısır'da İsna denilen yerde, yaklaşık olarak 650 (m. 1252) senesinde doğdu. 721 (m. 1321)'de Kahire'de vefat etti.
İsnevî, kendi memleketinde fıkıh ilmini Behaeddin Kıffî'den öğrendi. Daha sonra genç yaşta ilim öğrenmek için Kahire'ye gitti. Burada usul-i fıkhı Şemseddin-i İsfehanî'den, nahiv ilmini Behaeddin bin Nahhas'tan, mukabele ve cebir ilimlerini Necmeddin ibni Abdurrahman bin Yusuf Esfunî'den öğrendi.
İsnevî, Kus, Ihmin, Esyut ve daha başka yerlerde kadılık vazifesi yaptı. Kus'ta iken, devlet ileri gelenlerinden birisi, ona, zekat mallarından kendisine de verilmesini istedi. İsnevî bu teklifine karşılık ona; “Zekat, fakirin hakkıdır. O, dinimizce bildirilen kimselere verilir.” dedi. O şahıs, İsnevî'yi kadılıktan azlettirinceye kadar aleyhinde çalıştı. Nihayet İsnevî bu vazifeden azledildi.
Sonra Kahire'ye gelerek orada yerleşti. Vefat edinceye kadar burada kaldı. Kahire'de talebe okutmak ve eser yazmakla meşgul oldu. Birçok âlim ondan ilim öğrendi. İsnevî, itikadı doğru bir âlim olup çok temiz yaşayışı vardı.
Eserleri: Birçok eser yazdı. Bazıları şunlardır:
1- Muhtasarü'l-Vesit 2- Muhtasarü'l-Veciz 3- Şerhü'l-Müntahab 4- Şerhu Elfiyeti İbn-i Malik 5- Nerü'l-Elfiyeti