Tefsir, hadis ve fıkıh âlimi, Osmanlı kazaskeri. Osmanlı Devleti'nin ilk devirlerindeki kadıların meşhurlarından olan ve uzun bir ömür sürdüğü için “Koca Efendi” lakabı verilen Kadı Mahmud Çelebi, Sultanönü kasabasında doğdu. Babasının ismi Muhammed idi. Uzun bir ömür sürüp kırk yıl civarında kadılık ve kazaskerlik yaptıktan sonra sekizinci asrın sonlarında vefat etti. Torunu Musa Paşa, Kadızade-i Rumî diye meşhurdur.
Genç yaşta iyi bir tahsil görüp tefsir, hadis ve fıkıh bilgilerinde zamanının en önde gelen âlimlerinden oldu. Allahü tealanın emir ve yasaklarını, Resulullah'ın sünnet-i şerifini ve Selef-i salihîn'in yolunu çok iyi bildiği, bu yolu yaşamak ve yaşatmak için çok gayret gösterdiği için halk tarafından çok sevildi. Orhan Gazi de onun namını duydu. İlminin üstünlüğünü, ahlâkının güzelliğini takdir ederek, Bursa'ya davet etti. Bursa'yı teşrifinde kendisine şehrin kadılığı teklif edildi. Allahü tealanın dinini yaymak, zalimlerin elinden mazlumları kurtarmak, karanlıklarda kalmışlara aydınlık yolları göstermek, insanlara huzur ve saadeti yaşatmak gayreti ile çalışan, Osmanlı Devleti'nin adil padişahı Orhan Gazi'nin bu hizmet davetini kabul etmemek, ona, Allahü tealanın dinine hizmetinde yardım etmekten kaçınmak olacağından, bu vazifeyi kabul etti. “Adil Osmanlı kadıları” silsilesine adını altın harflerle yazdırıp ömrü boyunca; kalbi Allah ve Resulullah aşkı ile yanıp tutuşan, İslamiyeti yaymak gayretiyle coşan Osmanlı yiğitlerinin huzur ve saadetini temin için çalıştı. Onların manevî huzurunun temininde yardımcı, müşküllerinin hâllinde en büyük destek oldu.
Pek nadir olarak görülen anlaşmazlıklarda; verdiği adil hükümler, davalı ve davacı, her iki tarafı da memnun ederdi. Daha sonra kazaskerlik makamına, Osmanlı Devleti'nin en yüksek ilmi mevkisine getirilen Kadı Mahmud Çelebi, Sultan Birinci Murad Han'ın şehzadesi, daha sonra “Yıldırım” lakabıyla meşhur olan Bayezid Bey'in, Germiyan beyi Süleyman Şah'ın kızı Devlet Hatun ile evlenmesinde, düğün alayına başkanlık etti. Üç bin kişilik bir askerî heyet ve birçok hediyelerle Kütahya'ya giren Kadı Mahmud Çelebi, Devlet Hatun'a çeyiz olarak verilen Germiyan Beyliği'nin kuzey batısındaki şehirleri de teslim aldı. Tesis edilen akrabalıkla Osmanlı Devleti'nin sınırları genişleyip gücü arttı. Bilhassa çeyiz olarak verilen şehirler arasında Germiyan Beyliği'nin baş şehri olan Kütahya'nın da bulunması ve Süleyman Şah'ın teslim ettiği bu yerleri terk edip Kula taraflarına çekilmesi, kurulması planlanan Anadolu birliğinin sağlanmasında mühim bir adım olarak görülmektedir. Bu hadisede Kadı Mahmud Çelebi'nin rolü çok büyüktür. Devletler üstü bir üne sahip olan Kadı Mahmud Çelebi'nin Anadolu'da birliğin kurulması için elinden gelen bütün gayreti gösterdiği, Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldığı, tarihi kaynaklarda yer almaktadır.
Bursa Kalesi'ndeki Kavaklı Mescit ile Hatipoğlu mahallesindeki Camii onun hayır eserlerindendir.
Kadı Mahmud'un Bursa Kalesinde yaptırdığı Kavaklı Camii