Yirmi beşinci Abbasî halifesi. Kelam, hadis ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. Şair ve edip. Künyesi, Ebü'l-Abbas olup; ismi, Ahmed bin İshak bin Ca'fer Muktedir bin Mutedil bin Muvaffak bin Mütevekkil bin Mu'tasım bin Harun Reşid'dir. Sevgili Peygamberimizin amcası Hazreti Abbas'ın soyundandır. Temenna (veya Yemenna) adında azatlı bir cariyeden 336 (m. 947) yılında Bağdat'ta doğdu. 381 (m. 991) yılında “Emirü'l-Müminîn Kadir-billah” lakabıyla hilafete geçti. Kırk bir sene üç ay hilafet makamında kalıp, 422 (m. 1031) yılında vefat etti. Oğlu ve halife-i müslimîn Kaim bi Emrillah'ın kıldırdığı cenaze namazından sonra Bağdat'ın Rusafe bölgesindeki hilafet mezarlığına defnedildi.
Halife Muktedir-billah'ın torunu olması, küçük yaştan itibaren güzel bir eğitim ve terbiye görmesine sebep oldu. Yüksek din ilimlerine temel olan, din ve alet ilimlerini öğrendikten sonra, devrin meşhur âlimlerinden ilim öğrendi. Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden Ebu Bişr Ahmed bin Muhammed Hirevî'den fıkıh öğrendi. Babası İshak bin Halife-i müslimîn Muktedir-billah da büyük âlimlerdendi. Babasının ve hilafet merkezine gelen âlimlerin ilminden istifade etti. Kelam, hadis ve fıkıh ilminde söz sahibi âlim oldu. Birçok kitap yazdı. Yazmış olduğu kitapları, her Cuma günü Mehdi Camii'nde hadis ilmi ile uğraşanlara okuturdu.
381 (m. 991) yılı Şevval ayında, hilafetten azledilen Tayi' bin Mutî'nin yerine halife oldu. Kırk bir sene üç ay hilafette kalarak, en uzun zaman halifelik yapan kimse oldu. Hilafet merkezi olan Bağdat, Eshab-ı Kiram düşmanı Büveyhoğullarının hâkimiyeti altında idi. Halife, sanki onların emirlerini yerine getirmek için bekleyen bir korkuluk durumundaydı. Ebü'l-Abbas Ahmed, Kadir-billah ünvanıyla başa gelince, Taberistan ve Kazvin civarında yerleşen ve İran asıllı veya başka bir kavimden cengaver ve Eshab-ı Kiram düşmanı bir topluluk olan Deylem asıllı askerlere karşı, Sünnî itikatlı Türk askerlerini destekledi.
334 (m. 945) yılında Bağdat'ı işgal ederek, halifelerin hükümranlıklarını elden alıp, yalnız dinî liderliklerine müsaade eden Büveyhoğulları askerleri içinde, hem Türkler, hem de Deylemîler vardı. Büveyhîler, bozuk itikatlı olmalarına rağmen, Sünnî Türklerden vazgeçemiyorlardı. Çünkü kendileri gibi bozuk inanışlı Deylemîlere karşı, ellerinde bir kuvvet bulundurmak zorundaydılar. Büveyhoğullarının başında bulunan Behaüddevle ile münasebetlerini ustaca devam ettiren halife, halk ve askeri kullanarak, Büveyhîlerin zulmünü kaldırmaya çalıştı. Behaüddevle'nin Bağdat'a Sünnî başkadılığı makamına, bozuk itikatlı birini tayin etmek istemesini şiddetle reddetti. Eshab-ı Kiram düşmanlarını ve bozuk itikatlı Mu'tezile fırkasından olanları terbiye etmeye çalıştı. Behaüddevle'nin ölümünden sonra iyice zayıflayan Büveyhoğulları, yalnız halife üzerinde baskılarını devam ettirdiler. Halife de bütün dikkatleri kendi üzerine çekip, halkın huzur içinde yaşamasını sağladı. Sünnî Türk askerlerinin nüfuz ve nüfuslarını arttırmalarına yardımcı oldu. Ancak Büveyhoğullarının Bağdat'a hâkim olmaları, Kadir-billah'ın oğlu Kaim bi Emrillah zamanında, Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in, bir karışıklıktan istifade ile Bağdat'a girmesine kadar devam etti. Allahü teala, yıllarca din-i İslam'a hizmetin ve ilmin merkezliğini yapmış olan Bağdat'ı ve Din-i İslam'ın hizmetçisi, Resulullah Efendimizin amcası Hazreti Abbas'ın oğullarından olan Abbasî halifelerini, bozuk itikatlı ve zalim Büveyhoğullarının zulmünden ve istilasından kurtarmayı, Türk sultanı Tuğrul Bey'e nasip etti. Tuğrul Bey, Bağdat'a girince, halifeye çok hürmet gösterdi. Orada bir müddet kalıp, şehrin muhafazasına memur bir şıhne (vali-kumandan) tayin etti. Halife ve bütün Sünnî Müslümanların dualarını aldı.
Halife Kadir-billah, Divan-ı mezalim teşkil etti. Halktan ve idarecilerden şikayeti olan kimselerin gelip durumlarını arz etmeleri için, haftanın belli günlerinde kurulan Divan-ı mezalimde, başkadı hazır bulunur, bazen halife de iştirak ederdi. Burada zalim ve mazlum dinlenir, suçlu tespit edilir, cezaları tespit edilerek infaz edilirdi. Halkın önünde umuma açık olarak icra edilen bu mahkemeler, insanları suç işlemekten caydırırdı. Halife, tebdili kıyafetle (değişik elbiselerle) halk arasına karışır, idare ettiği insanlar hakkında, bilgileri bizzat kendisi toplardı. Elde ettiği bilgileri değerlendirir, suçluları hemen cezalandırırdı.
Bağdat'ta ilim evleri kuran Halife Kadir-billah, âlimlerin bu evlerde toplanarak, ilim teatisinde (ilim alış verişinde) bulunmalarını ve taliplerine ders vermelerini sağladı. Birçok ilim adamının yetişmesine vesile oldu. Yetiştirdiği ilim adamları ve verdiği talimatlarla, Eshab-ı Kiram ve Ehl-i Beyt-i Nebevî düşmanlığını ortadan kaldırmaya çalıştı. Zamanında doğunun Sünnî Müslümanları, halife olarak Kadir-billah'ı tanır ve emrine itaat etmeyi vazife bilirlerdi. İslam askeri, Allahü tealanın rızası için cihada çıktığı zaman, halifenin dua ettiği ve kendilerini desteklediği haberinin gelmesi, binlerce askerin yardıma gelmesinden daha tesirli olurdu.
Gazneliler Devleti sultanı Sultan Mahmud'u, teşvik ve taltif ederek destekledi. Sultan Gazneli Mahmud, Horasan ve Maveraünnehr taraflarını alarak Samanîleri ortadan kaldırdı. Halife, Gazneli Mahmud'a hilat (hâkimiyet alameti olan elbise) gönderip saltanatını tasdik etti. Sultan Mahmud, Eshab-ı Kiram düşmanı Deylemîler üzerine de bir sefer tertiplemeyi düşündü. Ancak, halifenin de arzusu ile Hindistan tarafına seferler düzenledi. Bu günkü Afganistan, Hindistan ve Pakistan'da İslamiyeti yaydı. Halife takdirlerini bildirip, hediyelerle taltif etti. Diğer Müslüman sultanlara, Gazneli Mahmud'u desteklemeleri için elçiler ve mektuplar gönderdi. Ömrü boyunca Allahü tealanın dininin yayılması ve Müslümanların huzurlu yaşamaları için çalışan Halife Kadir-billah, 422 (m. 1031) yılında vefat etti.
Birçok talebe yetiştirip, kıymetli kitaplar yazdı. Bu eserlerinden El-Usul kitabını her Cuma günü Mehdi Camii'nde toplanan hadis ehline okuturdu. Bu kitabında, Emevî halifesi ve İkinci Ömer diye meşhur Ömer bin Abdülaziz'in faziletleri ve Mu'tezile fırkasının sapıklıklarından da bahsetmekte idi.
Zamanında bazı büyük zatlar vefat etti. Edip Ebu Ahmed Askerî, nahivci Remmanî, Şafiî âlimi Ebü'l-Hasan Masercisî, Ebu Ubeydullah Merzubanî, Müeyyidü'd-devle'nin veziri Sahib bin Abbad, Ebü'l-Hasan Dare Kutnî, İbn-i Şahin, Şafiî imamı Ebu Bekr el-Hatemî, Yusuf bin es-Sirafî, İbn-i Zevlak Mısrî, İbn-i Ebu Zeyd Kayrevanî Malikî, Kutü'l-kulub sahibi Ebu Talib el-Mekkî, İbn-i Betta el-Hanbelî, vaiz İbn-i Sem'un, hadis âlimi Hattabî, lügat âlimi Hatemî, Ebu Bekr Üdfevî, Şafiî âlimlerinden Zahir Serahsî, İbn-i Galbun el-Mukrî, İbn-i Cinnî, lügat ilmine dair Sıhah kitabının yazarı El-Cevherî, Sahihayn'ı rivayet eden Küşmeyhinî, Me'afî bin Zekeriyya Nehrevanî, İbn-i Faris, Hafız İbn-i Mende, Şafiî mezhebi âlimi İsmailî, Malikî mezhebi âlimi Esbag bin Ferec, İbn-i Fa'sid, Ebü'l-Hasan Kabisî, Kadı Ebü'l-Hattab, İbn-i Fûrek ve daha birçok âlim onun zamanında yaşadı ve vefat etti. İmam-ı Zehebî, asrın ileri gelenlerini şöyle saymaktadır: “Bu asırda Eş'arîlerin başında, Ebu İshak İsferainî vardı. Mu'tezilîlerin başında Abdülcebbar, Rafızîlerin başında Muktedir, Keramiyye sapıklarının başında, Muhammed bin Heysem vardı. Kurraların (kıraat âlimleri) başı Ebü'l-Hasan Hammamî, muhaddislerin başı Hafız Abdülganî bin Sa'id, sûfîlerin başı Ebu Abdurrahman Sülemî, Şairlerin başı Ebu Ömer bin Derrac, tecvid âlimlerinin başı İbn-i Bevvab, meliklerin başı Sultan Gazneli Mahmud idi.” Bunları İmam-ı Zehebî'den alarak nakleden İmam-ı Süyutî, bazı ilavelerde bulunur. Ona göre; zındıkların başı Hakem bi emrillah, lügatçilerin başı Cevherî, nahiv âlimlerinin başı İbn-i Cinnî, hatiplerin reisi İbn-i Nübate, müfessirlerin başı Ebü'l-Kasım bin Habib Nişaburî, zamanındaki halifelerin başı Kadir-billah'tır.
Maverdî'nin El-Ahkamu's-Sultaniyye adlı ünlü eserini Kadir-billah'ın isteği ile kaleme aldığı belirtilmektedir.
Yirmibeşinci Abbasî halifesi, kelam, hadis ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi, şair ve edip olan Kadir-billah'ın cenaze namazı oğlu ve halife-i müslimîn Kaim bi Emrillah tarafından kıldırıldı ve Maruf-i Kerhî hazretlerinin de medfun bulunduğu Bağdat'ın Rusafe bölgesindeki hilafet mezarlığına defnedildi.