KARAHİSARÎ ABDÜRRAHİM EFENDİ

Abdurrahim Karahisarî Abdürrahim Efendi Akşemseddin hazretlerinin talebesi ve halifesidir
A- A+

Doğum tarihi ve hayatı hakkında fazla bilgi bulunamayan Abdürrahim Efendi, Akşemseddin hazretlerinin talebesi ve halifesidir. Babası Alaeddin Mısrî ve kardeşlerinin kurdukları vakıflardan zengin ve köklü bir aileden olduğu anlaşılmaktadır. İstanbul'un fethinden çok önce Akşemseddin hazretlerine intisap etmiş ve 839 (m. 1436) yılında hocası ile birlikte Beypazarı'nda, 846 (m. 1443) yılında Edirne'de bulunmuş ve İstanbul'un fethine katılmıştır. Sonra Karahisar'a, oradan İznik'e geçmiş, oradan da Göynük'e hocasının yanına gitmiştir.

Abdurrahim Karahisarî, Afyon'da bulunduğu sıralarda Gedik Ahmed Paşa Medresesi'nde müderrislik de yapmıştır. Halkın halledemediği meseleleri kendisine danıştığı, itibar ve itimat edilen bir kişidir. Zamanımıza kadar ulaşan bahçeleri sıra ile sulama yöntemi olan **“dolama”**yı onun bulmuş olduğu anlatılır. Karahisarî'nin birkaç defa evlendiği ve Niyaz adında bir kızının olduğu, kızını yakın arkadaşı ve müridi Kasım Paşanın oğlu Sofu Çelebi ile evlendirdiği biliniyor. Karahisarî'nin Afyon'da birçok arkadaşı ve dostu vardır. Bunlar; Kasım Paşa, Vahdetnâme'sini kendisine ithaf etmiş olduğu Şehit Mahmud Paşa, hem müridi hem de vefatından sonra halifesi olan Ahmed Dede Balı, İmad bin Hacı Muhiddin, Abapuş Veli, Mimar Ayas, Şehreküstü Yasin Dede ve Sofu Çelebi'dir. Bunlardan başka, vakfiyesinde şahit olarak isimleri geçen Afyon'un tanınmış ve âlim kişilerinden Mevlana Şeyh Nureddin bin Şeyh, Hamza Fakih bin Hasan Fakih, Mevlana Yakup bin Yusuf ve Mevlana İdris bin İsmail isminde dostları da vardır.

Ömrünün son yıllarını, Gedik Ahmed Paşa tarafından Mimar Ayas Ağa'ya yaptırılan Taş Medresede müderrislik yaparak geçirmiş olan Karahisarî, kendi yaptırdığı saraçlar içindeki mescidi ve Kasım Paşa'nın yaptırdığı Mısrî Camii'nde Kur'an okunması için vakıfta bulunur. 898 (m. 1493)'ten önce vefat etmiştir. Türbesi Afyonkarahisar'da Mısrî Kasımpaşa Camii'nin yanındadır. Veli olması yanında şairliğiyle de tanınmıştır.

Eserleri: 

1- Münyetü'l-ebrar ve gunyetü'l-ahyar: Selve adlı tasavvufî bir eserin bazı ilâvelerle Türkçe'ye tercümesidir. 

2- Tercüme-i Kaside-i Bürde: 161 beyittir; 1960'ta İstanbul'da tıpkıbasım olarak neşredilmiştir. 

3- Risale fî eşrati's-saa: Kıyametin alâmetlerinden bahseden Arapça bir eserdir. 

4- Dürrü'n-nasayıh: Manzum bir eser olup Kasım Paşa'ya ithaf etmiştir. 

5- Kur'an-ı Kerim meali: Anadolu Türkçesi ile yazılmış bir meal olması bakımından önemlidir. 

6- Risale fi'l-mebde ve'l-mead: Hocası Akşemseddin bunu eserinde nakletmiştir. 

7- Işkname: Vahdetnâme adlı eserinden derlemiştir. 

8- Vahdetnâme: Abdürrahim Karahisarî'nin en önemli eseridir. 4250 beyitten meydana gelir. Şair, tasavvufî esasları basit hikâyelerle açıklamaktadır.

Eseri niçin yazdığını şu beyitlerle açıklar:

Aşıka vü Saliha vü zahide, Bu risalem ola cümle salihe. Gerçi namem ışk-ı vahdetnamedir, Hâsadur in'amı hem hem âmadur. Aslı çün vahdetden oldu muktebes, Komuşam adını Vahdetname pes. Olmaya Vahdetden ursam aceb, Bana bir Sultan-ı din oldu sebeb.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası