KETTANÎ, Muhammed Abdülhay

Abdülhay bin Abdülkebir bin Muhammed el-Hasenî el-İdrisî el-Kettanî On dördüncü asır hadis âlimi ve mutasavvıf.
A- A+

On dördüncü asır hadis âlimi ve mutasavvıf. İsmi Muhammed Abdülhay bin Abdülkebir bin Muhammed el-Hasenî el-İdrisî el-Kettanî'dir. 1303'te (m. 1886) doğdu. İdrisî şeriflerinden olup hadis âlimi, edip ve fakihler yetiştiren Kettanî ailesine mensuptur. İlk eğitimini babasından aldı. Birçok ilim adamının gelip gittiği Fas'taki zaviyelerinde babasından Münavî'nin Şerhu'ş-Şemail'i ile diğer hadis kitaplarını, Begavî, İbn-i Kesir ve Alusî tefsirlerini, Süyutî'nin Ed-Dürrü'l-mensur'unu, İhyaü ulumiddin, Kütü'l-kulub, Avarifü'l-mearif, El-Fütuhatü'l-Mekkiyye, Füsusü'l-hikem ve El-İbriz gibi tasavvufî kitapları okudu. Daha sonra Fas'ın tanınmış âlimlerinin derslerini takip etti. Dayısı Ca'fer bin İdris el-Kettanî'den hadis, fıkıh, tasavvuf, tarih ve ensaba dair eğitim görerek 1318'de (m. 1900) ondan icazet aldı. Ağabeyi ve Kettanîyye tarikatının kurucusu Muhammed bin Abdülkebir el-Kettanî'den Sahih-i Buharî, Eş-Şifa, Sünenü'n-Nesaî, El-Mevahibü'l-ledüniyye, Eş-Şemail, El-Fütuhatü'l-Mekkiyye, Kütü'l-kulub ile İhya'ın büyük bir kısmını ve ayrıca kelam, dayısının oğlu Muhammed bin Ca'fer el-Kettanî'den Sahihayn, El-Muvatta, Sünenü Ebu Davud, el-Elfiyye, Halil bin İshak el-Cündî'nin Muhtasar'ı ve Cem'u'l-cevami'' gibi eserleri okudu. Ebü'l-Abbas İbnü'l-Hayyat, Ebu Abdullah Muhammed bin Kasım el-Kadirî, Ebu Abdullah Muhammed bin Abdüsselam Kennun, Ebü'l-Abbas Ahmed bin Talib bin Sude ve Ebu Abdullah Muhammed bin Fudayl ez-Zerhunî'den ders aldı. Zerhunî'nin Sahih-i Buharî şerhi olan El-Fecrü's-satı' ondan yalnız Kettanî rivayet etmiştir.

Bizzat ders okuduğu hocaları yanında İslam dünyasının çeşitli yerlerindeki hadis âlimleriyle de yazışarak mükatebe yoluyla icazet alan Kettanî, 1323 (m. 1905)'te yaptığı Mısır ve Hicaz yolculuğu sırasında Mısır'da Abdurrahman eş-Şirbinî, Selim el-Bişrî, Ahmed er-Rifaî'den; Hicaz'da Hüseyin el-Habeşî el-Ba Alevî, Falih ez-Zahirî, Ahmed bin İsmail el-Berzencî'den; Şam'da Abdullah es-Sükkerî, Muhammed Emin el-Baytar, Abdürrezzak el-Baytar gibi âlimlerden icazet aldı. Beyrut'ta Yusuf en-Nebhanî ile birbirlerine icazet verdiler. Bu seyahati esnasında Medine'de Harem-i şerif'te Tirmizî'nin eş-Şemail'ini ve Sahih-i Müslim'in mukaddimesini, Cennetü'l-baki'de İmam Malik'in türbesinde Muvatta'ı, Remle'de Nesaî'nin türbesinde onun Sünen'ini, Şam'da İbnü'l-Arabî'nin türbesinde El-Fütuhatü'l-Mekkiyye'yi ve Kudüs'te İbn-i Ebüddünya'nın El-Ferec ba'de'ş-şidde'sini okuttu.

1324 (m. 1906)'da ülkesine dönünce burada başlayan ıslahat ve uyanış hareketlerine katılarak idarî, iktisadî ve siyasî konularda görüşler ortaya koydu. Sömürgeci güçlere ve yönetimde İslamî ıslahat yapacağına söz verdiği halde bunları gerçekleştirmeye yanaşmayan Fas Kralı Abdülhafiz el-Alevî'ye karşı verdiği mücadelede ağabeyinin yanında yer aldı. 1327 (m. 1909)'da ağabeyi, babası ve bazı aile fertleriyle birlikte hapse atıldı. Ağabeyinin aynı yıl hapiste işkence sonucu ölümünden bir süre sonra serbest bırakıldı. Karaviyyin Üniversitesi'nde hocalık ve kütüphane yöneticiliği yaptı. Karaviyyin Kütüphanesi'nin tanzimi ve ilk katalogunun hazırlanmasında (1333/1915) önemli katkıları oldu. Üniversitenin ıslahı meselesinde mücadele verdi.

1333 (m. 1915)'te babası vefat edince Kettanîyye tarikatının başına geçti. 1339 (m. 1921)'de Cezayir, Tunus ve Kayrevan'a gitti. Kayrevan'da İbn-i Ebu Zeyd el-Kayrevanî'nin türbesinde onun Er-Risale ve En-Nevadir'ini, Kabisî'nin türbesinde El-Mülahhas'ını ve Sehnun'un türbesinde El-Müdevvenetü'l-kübra'yı okuttu.

Kötü yönetimi ve Batı etkisi altında İslami esaslardan ayrılması sebebiyle Melik Abdülhafiz ile arası bozulan Kettanî, tarikatlarına ait zaviyelerin kapatılması, ağabeyinin öldürülmesi ve kendi hayatının da tehdit altında bulunması gibi gerekçelerle kral ailesine ve yönetim kadrosuna karşı yürüttüğü mücadelede 1920'lerden itibaren Fransızlar'la yakınlık kurmaya ve onların desteğini sağlamaya çalıştı. Bu yüzden ağır tenkitlere muhatap oldu.

Ailesinin İslamî ilimlerdeki geleneğini devam ettirmesi yanında bir İdrisî şerifi olarak bu dönemde Fas'ta hüküm süren Alevî hanedanına karşı şiddetli bir muhalefet sürdürdü ve 1953 yılında Melik Beşinci Muhammed'in tahttan uzaklaştırılıp sürgüne gönderilmesine yol açan hareketlerde önemli rol oynadı. Daha sonra Beşinci Muhammed geri dönüp Fas bağımsızlığını kazanınca (1376/1956) Kettanî de Fransa'da yaşamak zorunda kaldı ve 27 Rebiulahır 1382 (m. 28 Eylül 1962)'de Paris'te vefat etti.

Kettanî özellikle hadis ilminde derinleşti. Kendisinden icazet aldığı hocalarıyla diğer birçok âlim onu asrın muhaddis ve hafızı, asrın müsnidi gibi vasıflarla anmışlardır. İslam tarihi, tasavvuf, ensab, tabakat ve fıkıh konularında da bilgi sahibiydi. Batı İslam dünyasının en büyük özel kütüphanesine sahipti. Birçok nadide yazmayı da ihtiva eden Kettanîyye Kütüphanesi bugün Rabat Umumî Kütüphanesi içinde ayrı bir bölüm olarak bulunmaktadır.

Eserleri:

Kettanî, bir kısmı risale şeklinde olan çeşitli ilimlere dair 130 kadar eser kaleme almış olup bunlardan bazıları şunlardır:

1- Et-Teratibü'l-idariyye. İslam medeniyetinin orijinal olmayıp diğer medeniyetlerden alındığını ileri sürenlere karşı bu eseri yazmıştır. Bazı araştırmacıların Kur'an ve Sünnet'e dayanan köklerini göz ardı ederek İslam medeniyetini Abbasîler'den başlattıklarını belirten Kettanî, Emevî ve Abbasîler'den itibaren İslam tarihi boyunca kurulan Müslüman devletlerdeki siyasî, idarî, askerî, adlî, ilmî ve iktisadî kurumların bir şekilde Peygamber Efendimiz zamanında mevcut olduğunu belirtti. İslam uygarlığının temellerinin Resul-i Ekrem ve ilk Müslüman nesil zamanında atılmış bulunduğunu ortaya koymak için bu eseri kaleme aldı.

Kitapta Ali bin Muhammed el-Huzaî'nin Tahricü'd-delalati's-sem'iyye adlı çalışması esas alınmış ve yeni konuların ilavesiyle genişletilmiştir. Huzaî'nin eserindeki tertibe uygun olarak kitabını on bölüme ayıran Kettanî, elde edebildiği Tahricü'd-delalat nüshasında son bölüm mevcut olmadığından bu kısa bölümün yerine Hazreti Peygamber zamanındaki ilmî ve içtimaî durumu ele alan ve bütün eserin yaklaşık üçte birini oluşturan bir bölüm eklemiştir. Kettanî eserini klasik tarzda kaleme almış, iktibasta bulunduğu yaklaşık 500 kaynağın cilt ve sayfa numaralarını genellikle göstermemiştir. İki cilt halinde Fas'ta basılan ve birçok matbaa hatası yanında iktibaslarda yanlışlar bulunan eserin bugüne kadar ilmî bir neşri gerçekleştirilmemiştir.

2- Fihrisü'l-feharis. İbn-i Nasıreddin ve Süyutî'nin Tabakatü'l-huffaz'larının bir zeyli mahiyetinde olan ve dokuzuncu yüzyılın ortalarından müellifin zamanına kadar hadis sahasında eser vermiş âlimlerin biyografilerini ihtiva eden eserde 1300 kadar fihrist zikredilmiş, 662 şahıs ve 563 kitap ayrı başlıklar hâlinde ele alınmıştır. İki cilt olarak Fas'ta basılan eseri daha sonra İhsan Abbas neşretmiştir.

Kettanî'nin diğer bazı eserleri de şunlardır: Müfakehetü zevi'n-nübl ve'l-icade, Telhisü'n-Nefhi'l-miski fi şüyuhi Ahmed el-Mekkî, Keşfü'l-lebs an hadisi vaz'i'l-yed' ale'r-res (Tanca 1326), El-Yevakitü's-semine fi'l-ehadisi'l-küdsiye bi-zuhuri sikketi'l-hadid ve vüsuliha ile'l-Medine, Vesiletü'l-melhuf ila ceddihi'r-rahimi'l-atul, El-Beyanü'l-murib an mecani ba'zi ma verede fi ehli'l-Yemen ve'l-Mağrib, Er-Rahmetü'l-mürsele fi şe'ni hadisi'l-Besmele, Tarihu'l-mektebati'l-İslamiyye, Et-Tenvih ve'l-işade bi makamı rivayeti İbn-i Saide.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası