Konya velîlerinden. Konya'ya bağlı Ladik kasabasında doğdu. Doğum tarihi belli değildir. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. 1304 (m. 1886)'da doğduğu rivayet edilir. 1389 (m. 1969)'da Ladik'de vefat etti. Kabri ordadır.
1315 (m. 1897) seferberliğinde, iki ağabeyi ile birlikte cepheye gitti. Babası, üç kardeşi; “Ölmek var, dönmek yok. Bana, gazi ya da şehit babası olma şerefini çok görmeyiniz. Biz sizleri bu günler için büyüttük. Vatan, millet, din, iman, Kur'an ve İslam sizlerden bugün yolunda kanlar ve canlar feda etmeyi beklemektedir. Hakk'ın rızası, Peygamber Efendimizin hoşnudluğu için, bu uğurda erlik zamanıdır. Yolunuz açık, bileğiniz kavi olsun.” sözleri ile yolcu etti.
Çeşitli cephelerde savaşan Hacı Ahmed, Birinci Cihan Savaşında iki ağabeyini de kaybetti. Düşmanlar yurdumuzdan kovulduktan sonra uzun süren askerliği sona erdi ve memleketine döndü. Vefatına kadar, kendini Allahü tealanın rızasını kazanmaya ve halka hizmete adadı. Herkese ilim, ahlâk ve fazilette örnek oldu. İnsanlara doğru yolu anlatmaya çalıştı. Ümmî idi. Allahü tealanın izniyle tasavvuf yolunda derecelere kavuşmuştu.
Ladikli Hacı Ahmed Efendi'nin Ladik Kasabasındaki kabri.
Ladikli Ahmed Ağa, 1969 senesi Haziran ayının 8'inde Ladik'te vefat etti. Kabri, Ladik mezarlığındadır.
Kendini sevenlerden bir grup ziyaret için Ankara'dan gelmişti. İçlerinden biri sohbeti başkalarına dinletmek için teybe almak istedi. Fakat Hacı Ahmed Ağa buna razı olmadı ve kayıttan vazgeçti. Gece yarısına kadar süren güzel bir sohbetten sonra misafirler izin isteyip Ahmed Ağanın yanından ayrıldılar. Yolda sohbetin güzelliği hakkında aralarında konuşurlarken, teyp sahibi; “Ben bir hırsızlık yaptım. Razı olmadı ama ben dayanamayıp, yine gizlice teybin tuşuna bastım ve hepsini kaydettim.” dedi. Bunu öğrenen arkadaşları bu hareketini hiç uygun bulmadılar. Teyb sahibi büyük bir mahcubiyetle teybin tuşuna bastı. Fakat hiç ses yoktu. Bandın her tarafını baştan başa kontrol etti ise de hiç ses çıkmadı. Arızası olup olmadığını kontrol için kendi sesini kaydetti. Teyp arızalı değildi. O zaman hepsi Allahü tealanın velî kulları için engel ve zorluk diye bir şeyin olmadığını anladılar. O'nun rızasının hilafına hareket mümkün değildir.
Bir gün Allahü tealanın varlığını inkar eden birisi Ladikli Ahmed Efendiye “Varsa göster gözümle göreyim!” demiş. Hacı Ahmed Efendi de; “Olur ama bir şartım var.” demiş. Adam, nedir deyince; Ladikli Hacı Ahmed Efendi; “Bak dışarıda püfür püfür rüzgar esiyor. Sen dışarıdan bana bir avuç rüzgar getir, ben de sana gözünle görmek avucunla tutmak istediğini göstereyim!” buyurmuş. Verecek cevap veremeyen bu adam bir daha ağzını açamamış.
Şiirleri sevenleri tarafından toplanmıştır.