MA'MER BİN RAŞİD

Ma'mer bin Raşid el-Ezdî el-Hudanî Ebu Urve bin Ebu Amr bin el-Basrî Yemen'de hadis-i şerifleri ilk tedvin eden meşhur fıkıh, hadis ve tefsir âlimi.
A- A+

Yemen'de hadis-i şerifleri ilk tedvin eden meşhur fıkıh, hadis ve tefsir âlimi. İsmi, Ma'mer bin Raşid el-Ezdî el-Hudanî Ebu Urve bin Ebu Amr bin el-Basrî; künyesi Ebu Urve'dir. Ezd kabilesine mensup bir kişinin azatlısı olduğundan Ezdî nisbesiyle de anılmıştır. 95-96 (m. 713-714) senesinde Basra'da doğmuş, Hasan-ı Basrî vefat ettiğinde cenazesine katılmıştır. Ma'mer, 153 (m. 770) senesinin Ramazan ayında, San'a şehrinde vefat etmiştir.

Sabit el-Benanî, Katade, Zührî, Salih bin Keysan, Tavus, Yahya bin Ebu Kesir, Hemmam bin Münebbih, Hişam bin Urve, Muhammed bin el-Münkedir ve daha birçok ünlü muhaddisten hadis rivayet etmiştir. Ondan da Yahya bin Ebu Kesir, Ebu İshak es-Sebiî, Eyyub Sahtiyani, Sa'id bin Ebu Arube, Abdullah bin Mübarek, Süfyan bin Uyeyne, Abdürrazzak San'anî ve meşhur birçok muhaddis hadis nakletmiştir.

İlim öğrenmeye Hasan-ı Basrî'nin vefat ettiği sene başlamıştır. On dört, on beş yaşları civarında iken Katade'den aldığı ilmi hiç unutmamış, ondan işittiklerinin sanki göğsüne yazılmış olduğunu zikretmiştir. Ali bin el-Medinî ve Ebu Hatim, onu isnad ilminin menşei olan kişiler içerisinde saymışlardır. Zührî'den hadis işitmiştir. O, Zührî'yi dinlemesini şöyle anlatır: “Ben kölesi olduğum kavmin kumaşlarını satmak için Medine'ye geldim. Orada bir evde konakladım. Bir de gördüm ki insanlar bir hocanın etrafında toplanmışlar ve ona bildiklerini sunuyorlar. Ben de onlarla birlikte bildiklerimi ona arz ettim. O kişi Zührî imiş.”

Ma'mer bin Raşid, hadislerin erken dönemlerden itibaren yazılı olarak intikal ettiği ve bunların hadise dair eserlerin yaygınlaştığı zamana kadar değişime uğramadığı kanaatinin güçlendirilmesi açısından önem taşımaktadır. Zira Ma'mer, bu açıdan değerli bir belge niteliğindeki Sahifetü Hemmam bin Münebbih'in rivayetinde büyük rol oynamış, hadislerin önceki nesillerden değişmeden intikal ettiği fikrinin ispatında köprü vazifesi görmüştür. O, yazılı hadis kaynaklarına olan ilgisi dolayısıyla ileri yaşlarda bulunan Hemmam ile görüşüp sahifesinde yer alan 138 hadisten otuzunu sema (işiterek), geri kalanları da arz ve kıraat yoluyla almıştır. Hemmâm bin Münebbih'in Ebu Hüreyre'den bizzat yazdığı hadisleri ihtiva eden bu sahifenin muhtevasının Ahmed bin Hanbel'in El-Müsned'i ve Abdürrezzâk es-San'ânî'nin El-Musannef'inde aynen korunması da eserin hadislerin yazılı tarihi açısından önemini ortaya koymaktadır.

Ma'mer bin Râşid'in, Hemmâm'ın Sahîfe'sinden başka, hocası Katâde vasıtasıyla Câbir bin Abdullah'ın hac menâsikine dair rivayetlerini içeren Sahîfe'si ile A'meş'in Sahîfe'sini ve oğlu vasıtasıyla Mücâhid bin Cebr'in Sahîfe'sini, Semmâk bin Fazl el-Yemânî'nin Hazreti Peygamber'in Mukavkıs'a gönderdiği mektubunu ve bundaki fıkha dair hadisleri yazılı belgelere dayanarak rivayet ettiği kaydedilmektedir. Ma'mer'in kendisinden önceki musanniflere ait çeşitli sahife ve cüzleri rivayet etmesini onun ilme ve özellikle yazılı kaynaklara olan ilgisiyle izah etmek mümkündür. Ma'mer, rivayetlerinin büyük çoğunluğunu semâ yoluyla almış olmakla beraber rivayet icazetini (iznini) aldığı eserlerin bir kısmını arz ve kıraat yoluyla, Câbir bin Abdullah'ın sahîfesini ise muhtemelen vicâde yoluyla elde etmiştir.

Onun hadis ilmine katkısı sadece yaptığı hadis rivayetleriyle sınırlı kalmamış, Zührî'den naklettiği siyer ve megâzîye dair bilgiler, Katâde'den yaptığı tefsire dair nakiller, pek çok konuda verdiği fıkhî hükümler de günümüze kadar gelmiştir. Talebesi Abdürrezzâk es-San'anî'nin tefsiri de esasta onun eserine dayanır. Ayrıca Ma'mer'in rihle, kitabet, tasnif usulü, rivayet âdabı ile muhtelif hadis ilimleri alanında ortaya koyduğu prensipler rivayet ve dirâyetü'l-hadîs ilminin temelini teşkil etmiş, sonraki çalışmalarda da bunlara ve kendisinin sözlerine atıfta bulunulmuştur.

Ma'mer'in en yakın talebeleri, kendisinden on bin hadis yazdığı rivayet edilen Abdürrezzak bin Hemmam es-San'anî ile San'a kadısı Hişam bin Yusuf'tur. Abdürrezzak'ın anlattığına göre, Sevrî'ye; “Seni Zührî'den hadis almaktan men eden şey nedir?” diye sordular. O da Ma'mer bin Raşid'in kendilerine hoca olarak yettiğini söyledi. İbn-i Main ve İclî, onun sika olduğunu bildirmişlerdir. İbn-i Cüreyc de, “Ma'mer'in kıymetini biliniz, onun zamanında ondan daha bilgili kimse kalmamıştır.” demiştir. İbn-i Hibban da onun sika, fakih, hafız, ezberlediğini aynen rivayet eden ve takva sahibi bir kişi olduğunu söylemiştir.

Ma'mer'in en yakın talebelerinden Abdürrezzak'ın ticarî tecrübesi ve gittiği memleketlerdeki âlimlerle tanışması, Ma'mer'in hadis ve fıkıh alanındaki başarısını arttırmış; ayrıca bu durumda bir anlamda efendileri adına yürüttüğü ticarî seyahatleri ilmî seyahatlere dönüştürmeyi bilmiştir. Ma'mer'in fakihliği de dönemin yaygın tatbikatına uygun olarak büyük ölçüde rivayet ilmine dayalıydı. Fıkhî meselelerin çözümünde rivayetlere başvurur, farklı rivayetler arasında tercihler yapar ve rivayetleri anlamada aklî istidlal yöntemini kullanmayı uygun görürdü. Bu sebeple o müçtehit fakih kabul edilmiş, fetva ehlinden sayılmıştır. Hadisleri tedvin etmeye büyük çaba harcayan Ma'mer'in eserlerini yazdığı bir odasının bulunduğu, hadisleri ezberleme ve yazma işini birlikte götürdüğü belirtilmektedir. Onun, Osman el-Cezerî'den naklen aldığı megâzîye dair iki sayfalık bir cüzü ödünç verdiği kimsenin geri getirmemesi üzerine bir daha kimseye ödünç kitap vermediği kaydedilmektedir. Yemen'in San'a şehrinde uzun müddet kalmış, ayrılmak istediğinde San'alılar ayrılmasını istememiş ve onu orada evlendirip kalmaya razı etmişlerdir.

Ma'mer bin Raşid buyurdu ki: “Lokman Hekim oğluna; “Ey oğlum! Allah'a iman etmek ve salih (doğru) dost edinmekten sonra kazanacağın ilk şey saliha bir hanım olsun. Kim saliha bir hanım edinirse gününü iyi bir kazanç ile geçirir. Kim de kötü bir kadın edinmişse, musibete uğramıştır. Ey oğlum! Saliha kadın baştaki yağ gibidir; o kökleri yumuşatır ve saçları güzelleştirir ve aynı zamanda kralın başındaki taca benzer. Ey oğlum! Kötü kadın ise; dilediği yere ulaşmadıkça son bulmayan şiddetli sel gibidir. O konuştuğu zaman, (bağırarak) işittirir, yürüdüğünde hızla yürür, oturduğunda öylece kalır, sinirlendiğinde de ondan aygırın köpek dişinden çıkan ses gibi bir ses işitirsin. Kocası yanına girdiğinde suratını asar, çıktığında ardından lanet okur. Kötü kadının şerri dışındaki bütün şerler azalır, kötü kadının derdi dışında her dert deva bulur. O aynı zamanda ihtiyar bir kölenin üzerindeki ağır bir odun yükü gibidir. Yani yük üstüne yüktür! Ne onu bırakmaya gücü yeter, ne de taşımaya. Ey oğlum! Aslanlarla beraber oturman, onunla oturmandan hayırlıdır. O haksız yere ağlar, zâlimce hüküm verir, cahilce konuşur ve engerek yılanı gibi sokar.” diye  nasihat etmiştir.”

Rivayet ettiği hadislerden bazıları şunlardır: Müslüman'ın, saliha hanımına baktığında sürur (sevinç) duyması, ona bir şey emrettiğinde itaat etmesi, kendisinin yokluğunda iffetini muhafaza etmesi, kişinin faydalandığı şeylerin en hayırlılarındandır.” “Dünyakime açılmış ise mutlaka Allah onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin atmıştır.”

Eserleri: Hadis ricali konusunda ve Yemen'de ilk eser veren âlim kabul edilir. Bilinen eserleri:

1- El-Câmi: Günümüze gelen hadis kitaplarının en eskisi olup eserde 1614 hadis bir araya getirilmiş pek çok konuyla ilgili olan hadisler herhangi bir tertip gözetmeksizin çok sayıda bab altında kaydedilmiştir. El-Cami, alanında ilk olması dolayısıyla Kütüb-i Sitte'ye malzeme temininde ve babların belirlenmesinde kaynaklık etmiştir. Abdürrezzâk es-San'anî, kendi eserinde de Ma'mer'den sıkça rivayette bulunmasına rağmen hocasına olan bağlılığı sebebiyle onun El-Câmi'ini eserinin sonuna eklemiştir, El-Câmi, Abdürrezzâk'ın el-Musannef” in sonunda da yayımlanmıştır. 2- Kitâbü'l-Megazî: Eserin günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemekle birlikte Abdürrezzâk es-San'anî, özellikle Hazreti Peygamber'in gazveleriyle ilgili rivayetlerini hocası Ma'mer'den naklederken onun eserinden söz etmektedir. İbnü'n-Nedîm Abdürrezzâk'ın siyer ve megâzî sahiplerinden Ma'mer vasıtasıyla rivayette bulunduğunu kaydetmektedir. Ma'mer'in El-Câmi dışındaki rivayetlerinin önemli bir kısmını Abdürrezzak'ın ve diğer hadis imamlarının eserlerinden derlemek suretiyle ortaya koymak mümkündür.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası