MA'MER BİN MÜSENNA, Ebu Ubeyde

Ma'mer bin Müsenna et-Teymî el-Basrî Lugat, tarih, zooloji ve hadis âlimlerinden.
A- A+

Lugat, tarih, zooloji ve hadis âlimlerinden. İsmi, Ma'mer bin Müsenna et-Teymî el-Basrî olup, künyesi Ebu Ubeyde'dir. Aslen Kureyş'in Teym kabilesinin mevalisindendir. Hazreti Ebu Bekr'in soyundan geldiği de rivayet olunur. Dedesinin Bacervan köyünden Basra'ya geldiği belirtilmiştir. Bacervan, Rakka veya Şirvan taraflarında bir köydür. Yahudi veya Fars asıllı olduğu da söylenir. Doğum tarihini 108 ile 114 seneleri arasında veren müellifler vardır. Ekseri müellifler, 110 (m. 728) senesinde Hasan el-Basrî hazretlerinin vefat ettiği gece Basra'da dünyaya geldiğini söyler. 100 yaşına yaklaştığı bir sırada 203 ile 213 seneleri arasında Basra'da vefat etmiştir. Çoğu müellif 209 yılında vefat ettiğini söyler.

O zamanlar Basra parlak bir ilim merkeziydi. Ebu Ubeyde'nin hocalarının çoğu da bu şehirdendir. Ebu Amr bin el-Ala, İsa bin Amr es-Sekafî, Hişam bin Urve, Yunus bin Habib, Veki bin el-Cerrah, Ebu Sevvare el-Ganevî, Ebu Muhammed Abdullah bin Sa'id el-Emevî, Ebu Amr el-Huzelî, Ebu'l-Velid İsa bin Yezid ve başkalarından ilim alıp, hadis rivayet etmiştir.

Ebu Ubeyd, onun “sika” (güvenilir) olduğunu söyler. İbnü'l-Medinî, Ebu Ubeyde'nin rivayetlerini sahih kabul ederdi. Darekutnî, onun rivayetinin kabul edilebileceğini söyler. İmam Buharî; Ebu Ubeyde için ta'likte bulunmuş, Ebu Davud da onun; “Saduk.” olduğunu söyleyerek güvenilirliğine işaret etmiştir.

Ebu Ubeyde, zeki ve hazırcevap bir zat idi. Sert bir üslubu vardı. Lafını esirgemezdi. Bu sebeple çok kimse kendisiyle konuşup münazara etmekten sakınırdı. Bu sebeple çağdaşı olan bazı şahıslar onu küçük düşürmek için aleyhinde bazı sözler söyleyip yaymışlardır. Ebu Ubeyde, zamanında çok yaygın hâle gelen Arab kavmiyetçiliğine karşı Şü'ubiyye denilen siyasi görüşü benimsemiş idi. Şü'ubilik, İslam ümmetini teşkil eden farklı halkların eşit olduğunu ve bu bakımdan Arapların Arap olmayanlara bir üstünlüğünün bulunmadığını savunur. Nitekim Ebu Ubeyde'nin çok eserlerinde, zamanında yaşayan Arapların kavmiyetçi tavır ve hisleri ağır bir dille tenkit edilmiştir. Bu sebeple Ebu Ubeyde, hasımları tarafından Haricilikle itham olunmuştur. Çünkü Harici mezhebine göre halifenin Arap ve Kureyşli olması şart değildir.

Edebiyat ve şiir bakımından müktesebatı çok fazlaydı. Kur'an-ı Kerim'i kendi reyi (görüşü) ile tefsir edenlere şiddetle karşı çıkar; tefsirde öncelikle Arap dilinin hususiyetlerini nazara alırdı. Nevevî; “Ebu Ubeyde lugat âlimlerinin büyüklerindendir.” der. Cahiz, onu, kendi devrinin en büyük âlimi sayarak şöyle demiştir: “Yeryüzünde bütün ilimleri Ebu Ubeyde kadar iyi bilen kimse yoktur.” Ensabu'l-arab (Arapların nesepleri) ve eyyamu'l-arab (Arap tarihinin mühim günleri) hakkında Ebu Ubeyde insanların en âlimiydi. Onun bu hususlarda birçok eseri vardır. Ebu Ubeyde, Cahiliye ve İslamî dönem Arap tarihçilerinin öncülerindendir. “İster Cahiliye dönemi; ister İslamî dönem olsun, her ne zaman iki at bir arada bulunursa hem onları, hem de binicilerini mutlaka tanırım.” derdi. Taşköprüzade, lugat ilmini ilk tedvin eden âlimin, Ebu Ubeyde olduğunu söyler ve kendisini rahmetle anar. Zehebî; “Ebu Ubeyde lugatçı ve hadis hafızıdır.” demiştir. Yezid bin Mürre, onun hakkında şöyle demiştir: “İlimlerden hangi konuyu ele alırsa alsın; o konuda Ebu Ubeyde'den daha iyi kimsenin çalışamayacağı, ancak Ebu Ubeyde'nin o konunun hakkını verebileceği düşünülürdü”.

Ebu Ubeyde, gereken ilimleri alıp yetiştikten sonra Basra'da ders vermeye başlamıştır. Talebeleri sadece Basra'dan değil, Kufe ve Bağdat gibi farklı yerlerden de gelirlerdi. Talebelerinin ve kendisinden rivayette bulunanların sayısı çoktur. Ebu Ubeyd Kasım bin Sellam, Ebu Osman el-Mazinî, Ebu Hatim es-Sicistanî, Ömer bin Şebbe, Ali bin el-Muğire el-Esrem, İshak bin İbrahim el-Musulî, Abdullah bin Muhammed et-Tevvezî, Cahiz, Ebü'l-Ayna (Ebu Abdullah Muhammed bin Kasım), meşhur şair Ebu Nuvas gibi meşhur zatlar kendisinden ders almışlar ve rivayette bulunmuşlardır. Halife Harun Reşid, kitaplarından istifade etmek için Ebu Ubeyde'yi 188 (m. 803) yılında sarayına davet etmiş ve ondan ders okumuştur. Vezir Fadl bin Rebi de kendisinden ilim almış ve Ebu Ubeyde'nin Mecazu'l-Kur'an adlı eserini yazmasına sebep olmuştur.

Eserleri: Çeşitli ilimlerde tasnif ettiği eserlerin sayısı 200 civarındadır. Ancak bunlardan çok azı günümüze intikal edebilmiştir. Onun eserleri; Arapça'nın grameri, din, kabileler tarihi, hayvan ve bitkilerle ilgili birtakım bilgileri ihtiva etmektedir. Bu bakımdan devrinin en üretken yazarlarından biri olarak kabul edilir. Garibu'l-hadis (hadislerde anlaşılmasında güçlük çekilen kelimeler) konusunda ilk kitap telif eden odur. Bundan da mühimi lugavi (dil kaidelerine göre) tefsir konusunda yazılmış ilk tefsir olarak bilinen Mecazu'l-Kur'an adlı eseridir.

1- Me'aniü'l-Kur'an, Mecazu'l-Kur'ani'l-Kerim: Arap lugatının ilk kaynaklarından olup, lugavi bir tefsirdir. 2- Garibu'l-Hadis; Garibu'l-Kur'an, Eyyamü'l-Arab, el-Hayl: Atlarla alakalı bir zooloji kitabı olduğu kadar, atlara dair şiirlerin de toplandığı enteresan bir kitaptır. 1958 yılında Haydarabad'da ve tahkik edilerek 1406 (m. 1986) yılında Kahire'de basılmıştır. 3- Kudatu Basra: Basra kadılarını anlatır. 4- Nakaidu Cerir ve'l-Ferazdak: Meşhur Arap şairlerinin şiirlerini topladığı üç ciltlik eser matbudur. 5- Tesmiyetu Ezvaci'n-Nebiyy ve Evladuhu: Hazreti Peygamber'in hanımlarının ve çocuklarının isimlerinin genişçe anlatıldığı bir eserdir. 1967 yılında Kahire'de neşredilmiştir.

Ebu Ubeyde Ma'mer bin Müsenna'nın rivayet ettiği bir hadis-i şerif: Hişam bin Urve, Hazreti Aişe'den şöyle rivayet eder: “Ben oturmuş yün eğiriyordum. Nebi Aleyhisselam da ayakkabısını tamir ediyordu. Alnından terler akmaya başladı. Terinden nur saçıyordu. Benim hoşuma gitti. Resulullah bana baktı ve; “Niyegülümsüyorsun?” dedi. “Alnınız terlemeye başladı veterinden nur (ışık) çıkmaktadır. Şayet seni Ebu Kebir el-Huzelî görmüş olsaydı, senin onun şiirinden daha haklı olduğunu bilirdi.” dedim. “Ebu Kebir ne diyor?” dedi. Bende Ebu Kebir'den bazı beyitler okudum. Daha sonra Nebi Aleyhisselam kalktı. Alnımdan öptü ve şöyle dedi: “Allah senin hayrını versin Aişe! Sen beni kendi sevincimden daha fazla sevindirdin”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası