Nişabur'da yetişen hadis âlimlerinden ve evliyanın büyüklerinden. İsmi, Muhammed bin Davud bin Süleyman'dır. Künyesi, Ebu Bekr-i Nişaburî'dir. Tasavvuf ehli idi. Hadis-i şerif öğrenmek için çok yer dolaştı. Sûfîlerin ve zahitlerin hâllerini bildiren bir eseri vardır. 342 (m. 953) senesi Rebiulevvel ayının onuncu günü vefat etti.
İlim öğrenmek için birçok yerleri dolaşan Ebu Bekr-i Nişaburî, Horasan, Rey, Irak, Hicaz, Mısır, Şam, Musul ve Nişabur âlimlerinden ilim aldı. Onların sohbetinde bulunarak yetişti. Muhammed bin Amr Kaşmered, Muhammed bin İbrahim el-Buşencî, Muhammed bin Eyyub bin Daris, İmam-ı Nesaî ve onların emsali olan birçok âlimden dinleyerek ilim öğrendi. Çok hadis-i şerif rivayet etti. Yüz binden ziyade hadis-i şerifi ezberlemişti. Nişabur'da hadis-i şerifleri yazdırarak öğretirdi. Kendisinden Hakim-i Nişaburî, İbn-i Mende ve İbn-i Cemi', Ebu Zekeriyya el-Müzekka gibi birçok zatlar ilim öğrendiler.
Hadis ilminde hafız olup, sika (güvenilir) bir ravidir. Dare Kutnî, onun sika ve fazilet sahibi bir âlim olduğunu bildiriyor. Halilî de diyor ki, “O, hafızasının kuvvetliliği ve yazdırdığı hadis-i şeriflerde ve diğer malumatlarda, hıfzının ve ilminin açıklığı ile meşhurdu.”
Tasavvuf ehlinin büyüklerindendi. Evliyanın ve zahitlerin hâllerini bildiren bir kitap yazmıştır. Kendisinin şöyle dediği bildirilmektedir: “Ben, Basra'da kıtlık günlerinde, kırk günde bir ekmek yerdim. Acıktığım zaman, doymak niyetiyle Yasin-i şerif suresini okurdum.”
Rivayet ettiği bir hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Beş vakit namazı kıldıktan sonra çalışıp helal kazanmak, her Müslümana farzdır.” Kitabü'l-ebvab ve Kitabü'ş-şüyuh adlı iki eseri vardır.