Fas'ta yetişmiş kıraat ve Malikî mezhebi fıkıh âlimlerinden. Adı, Muhammed bin Ahmed bin Ebu Bekr bin Yahya bin Abdurrahman bin Ebu Bekr bin Ali el-Kureşî et-Tlemsanî olup künyesi Ebu Abdullah'tır. Fas şehrinde 750 (m. 1349)'da vefat etti. Tlemsan'da defnedildi.
İbnü'l-İmam Ebu Zeyd Abdurrahman, Ebu Musa İsa, İbn-i Ebu İmran Musa bin Yusuf el-Meşeddalî, Ebu Abdullah bin Abdünnur, İbrahim bin Hakem es-Selvi el-Kettanî, Ebu Osman Sa'id bin İbrahim bin Ali el-Hayyat gibi zamanının âlimlerinden ilim tahsil etti. Ebu İshak et-Tayyar ve Ebu Abdullah Muhammed bin Muhammed el-Karmunî gibi âlimlerin zamanına yetişti. Yaşı küçük olduğundan, bu iki âlimden istifade edemedi.
Devamlı ilim öğrenmek, çeşitli ilimlere dair kitapları müzakere etmek, dersle meşgul olmak, talebe yetiştirmek, Kur'an-ı Kerim kıraat etmekle (okumakla) meşgul olurdu. Kuzey Afrika ülkelerinde parmakla gösterilen bir âlimdi. İlminin çokluğu ve kuvvetliliği ile tanınır, adil davranması ile bilinirdi. Çok fazla ibadet eder, hâl ve hareketlerinde dine uymaya çok dikkat ederdi. Arapça, fıkıh, tefsir, tarih ve edebiyat ilimlerinde çok fazla bilgi sahibiydi. Bununla beraber, usul ilimlerini, münazara, mantık ilimlerini de iyi bilirdi. Tasavvuf ilmine de vâkıf olup sûfîlerin hâllerinden ve makamlarından konuşurdu.
Hac ibadetini yerine getirmek, mübarek beldeleri görmek maksadıyla Hicaz'a gitti. Hac vazifesini ifa ederken, dünyanın çeşitli beldelerinden gelen âlimlerle tanıştı, onlarla ilim müzakeresinde bulundu.
Hicaz bölgesinin ve diğer İslam ülkelerinin büyük fakihleri, âlimleri, salih zatları ile bir arada bulundu. Hac vazifesini bitirdikten sonra memleketine dönünce kendini tamamen ilme verdi. İlimden başka her şeyden kesildi. Ebu İnan vali olunca aralarında samimiyet hasıl oldu. Ebu İnan ona, Fas'ta cema'a kadılığını verdi. Uzun bir müddet bu vazifeyi yaptı.
İbnü'l-Hatib es-Selmanî, Muhammed Kureşî'den ilim tahsil eden âlimlerdendir.