İstanbul velilerinden. İsmi Muhammed Kumul'dur. Hüseyin Paşazade Kumul Bey de denir. İstanbul'da doğdu. 1132 (m. 1726) tarihinde Baş ruznameci iken İstanbul'da vefat etti. Fındıklı'da deniz sahilinde bulunan Molla Çelebi Camii yanında Şeyhülislam Sadreddinzade Mehmed Sadık Efendi'nin kabrinin bulunduğu etrafı çevrili yere defnedildi. Kabr-i şerifi ziyaret mahallidir.
Muhammed Kumul Efendi, tahsilini İstanbul'da yaptı. Devlet hizmetinde Hacegan-ı Divan-ı Hümayun adı verilen memuriyete tayin edildi. Bu sırada Mekke-i Mükerreme'de Ahmed Yekdest Cüryanî hazretleriyle görüşüp ondan tasavvuf ilmini öğrendi ve icazet, diploma aldı. Ahmed Yekdest hazretleri kendisini çok sever ve İstanbul'a giden talebesiyle mektup gönderir, ona, Kumul Efendi'nin sohbetine gitmesini söylerdi.
Ahmed Yekdest hazretleri manevî terbiyesini hakkıyla verip yüksek derecelere ulaştırdığı talebesi Mehmed Emin Tokadî'yi İstanbul'a gönderirken ona nerede kalacağını sormuştu. O da cevaben; “Siz nerede emrederseniz.” deyince ona bir mektup verip; “Al bunu İstanbul'da Haceganı Divan-ı Hümayundan Hüseyin Paşazade Kumul Muhammed Bey vardır. Varınca bu mektubu ona verirsin. Seni onun sohbetine havale ettik. Ne buyurursa itaat et. Ona teslimiyetin bize teslimiyettir.” buyurup kıymet ve faziletini bildirmiştir.
Muhammed Kumul Efendi'nin haziresinde medfun olduğu Fındıklı'daki Molla Çelebi Camii.
Molla Çelebi Camii'nin ve Kumul Efendi'nin kabrinin uzaktan görünüşü (sağda) ve kabri (solda).
Mehmed Emin Tokadî hazretleri anlatır: “İstanbul'a varınca doğruca Muhammed Kumul Efendi'nin kaldığı yeri buldum. Mektubu verdim. Beni kucaklayıp gözlerimden öptü. Bana izzet ve ikramlarda bulundu. Kalacağım yeri temin etti. Muhammed Efendi'nin sohbetlerine iştirak edip yanıbaşında oturuyordum. Nice kimse sohbetlerini dinliyordu. Yalnız kaldığımızda bana tasavvufun inceliklerine ait bilgiler, marifetler anlatırdı. Bir müşkilim olunca ben sormadan bir menkıbe, ibretli hadise anlatır, anlattıkları ile derhal müşkilim ve sualim hâllolurdu.”
Muhammed Kumul Efendi 1122 (m. 1710)'da mir-i miranlık vazifesi ile Habeşistan'a sonra da Kudüs valiliğine tayin edildi. Mehmed Emin Tokadî hazretleri de onunla birlikte gitti. Muhammed Kumul Efendi bir müddet Kudüs'te vazife yaptıktan sonra Mekke'ye su yollarının tamir ve bakımı işiyle vazifelendirilmesi üzerine oraya gitti. Mehmed Emin Tokadî ile birlikte tekrar Ahmed Yekdest Cüryanî hazretlerine kavuştu. 1129 (m. 1717)'de İstanbul'a döndü. Ruz namçe-i evvel vazifesine tayin edildi.
Mehmed Emin Tokadî hazretleri anlatır: Muhammed Kumul Efendi vefatından önce hasta iken, bana şöyle vasiyette bulundu: “Şu birkaç cilt kitabı Dar üsseade ağası Beşir Ağa'ya götür. Bizim dua ettiğimizi söyle. Bunlar Medine-i Münevvere'ye gönderilecek. Bunların konulacağı yeri onlar bilirler. Gönderip bizi duadan unutmasınlar.” dedi. Birkaç gün sonra vefat etti. Vasiyetleri üzerine o kitapları alıp valilerin toplantı günü olan Çarşamba günü huzurlarına vardım. Kalkıp kucaklaşarak, yanlarına oturmamı söyledi. Hâl hatır sorduktan sonra İstanbul'da bulunup ziyaretlerine fazla gidemediğim için üzüldüğünü söyledi. Merhum Muhammed Kumul Efendi'nin selamını söyleyip kitapları arzettiğimde, büyük bir üzüntü ve ağlama ile kitapların yerine gönderilmesi için emir verdi. Meclis tekilere beni tanıtıp ahiret kardeşimizdir dedi. Veda edip kalktığımda, hizmetçilerine şöyle emretti: “Bize gelenler dünyevî bir iş için gelirler. Bu zatı iyi tanıyın. Geldiği zaman misafir var diye bekletmeyin. Zira bunlar bizi Allah rızası için ziyarete gelirler.” dedi. Koynuma bir kese koydu. Sonra içinde yüz altın olduğunu gördüm. Evime dönüp kendi hâlim ile meşgul iken, bazı dostlar ısrar ederek evlenmemi istediler. Merhum Muhammed Kumul Efendi'nin mahallesi olan Filyokuşu'nda evlendim ve ders vermek, ilim öğretmekle vakit geçirdim.
Mekke-i Mükerreme'de bir gün gaib namazı kılındığını görenler sorduklarında; “Haremeyn-i şerifeyne büyük hizmetleri görülen Muhammed Kumul Bey İstanbul'da vefat etti. Onun namazıdır.” demişlerdir. O gün tesbit edildiğinde tamı tamına İstanbul'da cenaze namazının kılındığı vakte rastladığı anlaşılmıştır.
Muhammed Kumul Efendi, İstanbul'da Dar üsseade ağası İstanbul Valisi Beşir Ağa ile sık sık görüşür sohbet ederdi. Beşir Ağa da Ahmed Yekdest hazretlerinin talebesi olduğundan aralarında derin bir muhabbet vardı.
Muhammed Kumul Efendi ömrünü hak yolun bilgilerini öğretmekle insanların kalplerine Allahü tealanın ve onun sevdiklerinin sevgisini yerleştirmekle meşgul oldu. Vefatından az önce hastalığı sırasında Mehmed Emin Tokadî'ye bazı vasiyetlerde bulundu.