MUHAMMED BİN MÜSELLEM EZZEYNÎ

Muhammed bin Müsellem bin Malik bin Mezru' bin Ca'fer ez-Zeynî es-Salihî Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinden.
A- A+

Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi Muhammed bin Müsellem bin Malik bin Mezru' bin Ca'fer ez-Zeynî es-Salihî'dir. Künyesi Ebu Abdullah olup Şemseddin lakabı ile tanınırdı. Kadılkudatlık vazifesine kadar yükselmiş bir fıkıh âlimidir. 662 (m. 1263)'te doğdu. Daha altı yaşında iken babası vefat etmişti.

Yetim ve fakir olarak büyüdü, İbn-i Abdüddaim ve Ömer el-Kirmanî'nin derslerinde hazır bulundu. İbn-i Buharî'den ve tabakasından hadis-i şerif dinledi. İbn-i Kemal'den çok hadis-i şerif aldı. Hadise dair çok ilim öğrendi. Bunları kendi el yazısı ile kitaplara yazdı. Hadis ilminde çok yükseldi. Fıkıh ilminde, zamanının en büyük fakihleri arasında yer aldı ve fetva vermeye başladı. Arap dili ve edebiyatında da derin bilgiye sahipti. İlim öğrenmek ve öğretmekle çok meşgul oldu ve ismi her yerde duyuldu. İlminin çokluğu yanında, züht ve vera sahibiydi. Haramlardan ve şüphelilerden çok sakınırdı. Az şey ile kanaat ederdi. Kadı Takıyyüddin Süleyman'ın vefatından sonra ona kadılık teklif edildi. Ağır şartlar ileri sürmesine rağmen, sultan hepsini kabul etti. 726 (m. 1326)'da vefat etti. Adaletten ayrılmayan kadılardandı. Hak üzere karar vermekten hiç çekinmez, kimsenin ayıplamasından korkmazdı. Kendisi çok hadis-i şerif rivayet etti. Ondan birçok kimse hadis-i şerif dinledi. Üç defa hacca gitti. Dördüncü kere hac yaptıktan sonra yolda hastalandı. Medine-i Münevvere'ye geldiği zaman, Mescid-i Nebî'ye girip önce Resulullah Efendimizin kabrini ziyaret etti. Çok zayıf ve hastaydı. Hastalığı çok arttı. Bir eve girip yattı. Seher vaktinde vefat etti. Bakî kabristanına defnedildi.

Zehebî, "Mu'cem" adındaki eserinde diyor ki: “O, Hanbelî mezhebinde yüksek bir âlimdi. Bir müddet insanlara ilim okutmakla meşgul oldu. Vera sahibi olup iffet ve hayâsı çoktu. Bütün güzel huyları kendisinde toplamıştı. Kadılık vazifesi kendisine zorla kabul ettirildi. Ahlâkının güzelliğinden dolayı çok övüldü. O, güzel huylarını hiç bırakmadı. Tevazusunun çokluğundan, kadılık vazifesini yaparken, kendi elbiselerinden başka bir elbise giymedi. Kadılık vazifesini kabul ederken bu şartını da ileri sürmüştü. Binecek bir hayvanı yoktu. Bir medresede ders okutmadı. Vakıfların imarı, hayır ve hasenat işlerinde çok uğraştı.”

Muhammed bin Müsellem Ez-Zeynî'nin medfun olduğu Cennetü'l-Baki kabristanından Mescid-i Nebevî'nin görünüşü.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları