MUHAMMED BİN SA'İD İBN-İ EBÜ'L-KADÎ

MUHAMMED BİN SA'İD İBN-İ EBÜ'L-KADÎ Tarih, hadis, usul ve Şafiî fıkıh âlimi
A- A+

Tarih, hadis, usul ve Şafiî fıkıh âlimi. Künyesi, Ebu Ahmed olup, ismi, Muhammed bin Sa'id bin Muhammed bin Abdullah bin Ebü'l-Kadî'dir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Aslen Harezmlidir. İbn-i Ebü'l-Kadî ve İmamü'l kebir lakaplarıyla tanındı. 346 (m. 957) senesinde vefat etti.

Dedeleri ve babası âlim olan Muhammed bin Sa'id bin Ebü'l-Ka dî, ilk önce aile çevresinden ilim öğrendi. Ebu İshak Mervezî ve Sirafî'den ders almak için Irak'a gitti. Uzun zaman orada kalıp, Irak âlimlerinden çok istifade etti. Daha sonra Harezm'e döndü ve yıllarca, taliplerine ders verdi. Dindetteki yüksekliği, ilimdeki derecesi çok büyüktü. Selef ve halef âlimlerinin usullerini, içtihat ve fetvalarını çok iyi bilirdi. Hepsi âlim olan Kadî ailesinin en faziletlisi, fakihi ve en cömerdi oldu.

Ömrünün sonlarına doğru 342 (m. 953) yılında Mekke'ye gitti. Haremeyn'de ibadet etmek, İslam aleminin çeşitli bölgelerinden gelen âlimlerle görüşmek için, orada uzun zaman kaldı. Dönüşünde Bağdat'a uğradı. Kendisine oranın âlimleri ve halkı çok iltifat etti. Bağdat'ta kalıp kendilerine ders vermesi için çok yalvardılar. Fakat o, memleketine gitmek istediğini bildirip oradan ayrıldı. Harezm'de ve gittiği yerlerde insanlara doğru yolu öğretip, çok talebe yetiştirdi. Herkesin İslamiyeti öğrenip yaşaması ve Cehennem ateşinden kurtulması için çalıştı. Talebelerinin yeme içme gibi ihtiyaçlarını da kendisi karşılar, onların sıkıntıya düşmeden dinlerini öğrenmeleri için çalışırdı. Ebu Sa'id Kerabisî, Ahmed bin Muhammed bin İbrahim bin Kattan, kendi oğlu ve halefi Ebu Bekr Abdullah, talebelerinden bazılarıdır.

Talebelerinden Ebu Sa'id Kerabisî; “Hocam Ebu Ahmed bin Ebü'l-Ka dî Mekke'ye gittiğinde, deve veya yaban eşeği üzerinde namaz kılınmasına âlimlerin itirazını görünce, daha önce Harezm'de bu şekilde kıldığın namazların hepsini yeniden kıldı. Hadis ilminde sika (güvenilir) ve saduk (doğru sözlü) idi. Talebelerini her zaman gözetir ve onlara mallarından dağıtırdı. Hassas bir kalbi vardı. Günahlarına devamlı tövbe eder ve çok ağlardı.” demektedir.

Kafî kitabının sahibi: “Muhammed bin Sa'id büyük bir imam olup, Harezm'in kendisiyle iftihar ettiği bir kimseydi. O, ilminde diğer akranlarını geride bırakmıştır. Zamanındaki kadılar içerisinde ondan daha fakih, daha faziletli ve ondan daha üstün bir kimse de olmaz.” diye onu övmektedir.

Onun için; “Muhammed bin Sa'id, kadılar evinin (kadılık makamına oturanların) en kıymetlisi. Harezm'de, kadıların en şereflisi, hayırlı ve güzel hasletleri kendisinde toplayan bir zattı.” denilmiş, bu hususta çok şeyler söylenmiştir. Birçok kimseler onun, kavminin seyyidi olduğunu ifade etmişler ve bazıları ondan bahsederken: “Yusuf bin Yakub bin İshak bin İbrahim yani Yusuf kerim oğlu kerim oğlu kerim oğlu kerimdir. Muhammed bin Sa'id bin Muhammed bin Abdullah da; âlim oğlu âlim oğlu âlim oğlu âlimdir. Dedelerinin hepsi takva sahibi âlimlerdir.” diye bahsetmişlerdir.

Ebu Sa'id Kerabisî; “Muhammed bin Sa'id, gizlice çok sadaka verirdi. Bazı dostlarımız onun malının hepsini sadaka olarak dağıttı.” diye haber vermiştir. Kendisi kış mevsimi fakirlerin maişetlerini temin edemedikleri zamanlarda, talebesine para verir ve ona; “Nehir donduğu zaman, vadiye git, nehrin kıyısında dur. Ailelerinin nafakasını temin etmek için, sırtlarında odun taşıyarak yürüyen zayıflara bu paraları dağıt.” buyururdu.

Şafiî mezhebinin ileri gelen âlimlerinden olan Muhammed bin Ebü'l-Ka dî'yi bütün insanlar çok sever ve hürmet ederdi. Vefatı üzerine pek çok kimse, üzüntüsünü bildiren mersiyeler söyledi. Mersiyelerden birisi şöyledir: “İnsanlar, din için ağlayan bu zat için ağlasın. Çünkü insanların sevdiği rehberi, Muhammed bin Sa'id toprağa girdi. Onun, gözleri yaşartan üstün hasletlerini, Muhammed bin Sa'id'i kaybetmekle kaybettik. Sen Muhammed bin Sa'id el-Kadî, gibi büyüklere benzemeye çalış. Onlar karanlık gecelerde parlayan kandiller gibidir. Onlar bu dinin direkleridir. Şerefli olarak yaşayıp, şerefle öldüler ki, onlara kötülük lekeleri bulaşmadı.”

Eserleri

Fıkıh ilminde ilk kitap yazanlardan olan Ebu Ahmed bin Ebü'l-Ka dî, Havî ve Amd kitaplarının yazarıdır. Havî'yi Ebu İbrahim Müzenî'nin Camiu'l-kebir'ini esas alarak yazdı. Amd adlı eserini ise, 342 (m. 953) yılında gittiği Mekke'den dönüşünde Bağdat'ta yazmıştı. İmam-ı Maverdî ve Furanî Havî ve Amd adlı kitaplarının isimlerini İbn-i Ebü'l-Ka dî'nin eserlerinden aldılar.

Kitabü'l-hidaye'de, Şafiî mezhebinin usul-i fıkhını anlatır. Bu kitabı usul-i fıkh konusunda yazılan güzel ve faydalı bir kitaptır. El-Kafî adlı eseri ise Harezm tarihine aittir. Seksen cilt civarında büyük bir kitaptır. Bunlarda Harezm tarihini ve Harezm'de yetişen evliya ve âlimleri anlatmıştır. Şemseddin Muhammed bin Zehebî, bu kitabı kısaltmıştır. Er-Reddü ale'l-muhalifin ve ayrıca çeşitli konularda yazılmış pek çok risaleleri mevcuttur.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları