MÜNAVÎ

Muhammed Abdürrauf bin Tacülarifin bin Nureddin Ali bin Zeynelabidin Haddadî Münavî Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden
A- A+

Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden. İsmi Muhammed Abdürrauf bin Tacülarifin bin Nureddin Ali bin Zeynelabidin Haddadî Münavî olup lakabı Zeyneddin'dir. Büyük dedesi Şihabeddin Ahmed Tunus'taki Haddade köyünden Mısır'daki Münyetü Hasîbe gelip yerleşmiş ve bu sebeple bu aileden gelenlere Haddadî ve Münavî nisbeleri verilmiştir. 952 (m. 1545) senesinde Kahire'de doğdu. 1031 (m. 1621) senesi Safer ayında Kahire'de vefat etti. Cenaze namazı, Cuma günü Ezher Camii'nde kılındı ve yaptırdığı dergahın yakınına defnedildi.

Münavî, babasının terbiye ve himayesinde büyüdü. Büluğa ermeden önce Kur'an-ı Kerim'i hatmedip ezberledi. BehçeElfiyetü İbn-i MalikSiretü'l-IrakiElfiyetü'l-hadis ve başka ilim kitaplarını mütalaa etti. Bunları, zamanının âlimleri huzurunda tekrar okudu. Arabî ilimleri babasından, fıkıh ilmini Şemseddin Remlî'den, tefsir, hadis ilmini ve Arap edebiyatını, Nureddin Ali bin Ganim Makdisî'den tahsil etti. Üstad Muhammed Bekrî'nin derslerine devam etmekle, tefsir ve tasavvufun inceliklerini öğrendi. Necmeddin Gaytî, Şeyh Kasım, Şeyh Hamdan Fakih, Şeyh Tablavî'den hadis okumakla, üstün bir dereceye yükseldi. İlimdeki ihtisasının çoğunu, Şemseddin Remlî'den yanında yaptı. Zamanının kutbu, Abdülvehhab-ı Şaranî'den tasavvuf yolunu öğrenip icazet aldı. Halvetî büyüklerinden Şeyh Muhammed Menahilî, Ahi Abdullah, Şeyh Muharrem Rumî ile görüştü ve Halvetiyye yolunun edebini öğrendi. Bayramiyye yolunu Şeyh Hüseyin Rumî Menteşevî'den, Şaziliyye'yi Şeyh Mansur Gaytî'den, Nakşibendî yolunu da Seyyid Mesud Taşkendî ve başka evliyadan öğrendi. İcazet (diploma) aldı.

Münavî, insanlara ilim ve edep öğretti. Sonra uzleti (yalnızlığı) seçti. Evine kapandı. Kimselerle görüşmeyip ilim, ibadet ve eser telifi ile meşgul oldu. Daha sonra da Salihiyye Medresesi'nde ders okutmaya başladı. Bu medresede tedris vazifesine başladığı sıralarda meydana gelen bir hadise şöhretini artırmıştır. Bu hadise şudur: Münavî, medreseye ders vermeye geldiği bir gün, her mezhebin ileri gelen âlimleri tenkit etme gayesiyle oraya gelmişlerdi. Münavî, Müzenî'nin Muhtasar'ını okutmaya başladı. Ders sırasında, orada hazır olan âlimlerle arasında mezhepler hususunda tartışma çıktı. Bu tartışmada Münavî onların, başkalarından işitmedikleri öylesine kuvvetli deliller getirdi ki onun ilimdeki yüceliğini itiraf etme durumunda kaldılar. Bu hadiseden sonra Münavî'nin talebeleri de çoğalmıştır. Çok talebe yetiştirdi. Dört hak mezhep âlimleri dersini dinlediler. Şeyh Süleyman Babilî, Seyyid İbrahim Taşkendî, Şeyh Ali Echürî, Veli Ahmed Kelbî ve oğulları Şeyh Muhammed ve Zeynelabidin talebeleri arasındadır.

Zamanındaki bazı kimseler onun ilimdeki üstünlüğünü anlayamayıp haset ettiler. Ona düşmanlıkta bulundular. Neticede Münavî, bu hasetçiler tarafından zehirlendi. Uzun zaman tedavi gördü. Bedeninde bu zehrin izleri silinmedi. Eserlerini, oğlu Taceddin'e söyleyerek yazdırdı. Münavî'nin yazdığı Künuzü'l-hakaik min hadisi hayri'l-halaik adlı eserinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Michigan Üniversitesi Kütüphanesi Isl. Ms. 1002'de kayıtlıdır.

Zamanında hadis hafızlarının sonuncusu ve zamanının İmam-ı Şafiî'si kabul edilmiştir. Her ilimde söz sahibiydi. Muhibbî onun hakkında der ki: Hiç şüphesiz muasırlarının en yücesi, bıraktığı eserler bakımından o dönemdeki ulemanın en üstünü, döneminde hiç kimsenin kendisinde toplayamadığı farklı birçok ilim dalını cem' etmiş bir âlimdir. Fazilet sahibi, zahit, abit, Allah'a itaat eden ve ondan korkan bir imamdı. Tesbih ve ezkara müdavim, sabırlı ve sadıktı. Günde sadece bir öğünle iktifa ederdi. Fıkıh ve hadisin yanında Mısır'da tasavvufun sevilip yayılmasında büyük hizmetleri olmuştur.

Eserleri

Münavî, zamanının en büyük âlimlerindendi. 102 civarında eser yazdı. Bazıları şunlardır:

1- Feyzü'l-kadir şerhu'l-Camii's-sagir: Süyutî'ye ait eserin şerhleri arasında en çok kabul görenidir. Münavî hadisleri genişçe şerhetmiş, bazı yerlerde hadislerin ravileri hakkında bilgi vermiş, ancak çok defa hadisin sıhhatine dair görüş belirtmemiştir. Son olarak 1998'de Riyad'da on üç cilt olarak basılmıştır. 2- Et-Teysir bi-şerhi'l-Camii's-sagir: Kendi eseri Feyzü'l-kadir'i üçte bir nisbetinde özetlemiştir. Bu defa hadislerin sıhhat derecesini titizlikle belirtmiştir. Eser iki cilt olarak 1988'de Riyad'da basılmıştır. 3- El-Camiu'l-ezher min hadisi'n-nebiyyi'l-enver: Müellif bu eserinde 30.000 hadisi derlemiş, bunlardan Süyuti'nin El-Camiu'l-kebir'inde bulunmayanları göstermiş ve hadislerin sıhhat derecesini belirtmiştir. Eser 1980'de Kahire'de üç cilt olarak basılmıştır. 4- Miftahu's-seade bi-şerhi'z-ziyadeEl-Camiu's-sagir'in zeyli üzerine yarım kalmış bir şerhtir. 5- Künuzü'l-hakaik min hadisi hayri'l-halaik: 1026 (m. 1617) yılında tamamladığı bu eserinde müellif kırk dört hadis kitabından seçtiği kısa metinli 10.349 hadisi sahabî ravisini de zikretmeden alfabetik olarak sıralamış ve bunların hangi hadis kitaplarında yer aldığını rumuzlarla göstermiştir. Son olarak 1996'da Beyrut'ta basılmıştır.

6- El-Fethu's-semavî bi tahrici ehadisi Tefsiri'l-Kadi'l-Beydavî: Münavî bu eserinde Beydavî tefsirinde geçen, mükerrerleriyle birlikte 1051 hadis rivayetini değerlendirmiş ve kaynaklarını göstermiştir. Eser 1409'da Riyad'da basılmıştır. 7- El-İthafatü's-seniyye bi'l-ehadisi'l-kudsiyye: Kudsî hadisleri ihtiva eder. Son olarak 1987'de Cidde'de basılmıştır. 8- El-Metâlibü'l-aliyye fi'l-ed'iyeti'z-zehiyyeti'l-muhteteme bi'l-ahâdîsi'l-kudsiyye: Bir nüshası Beyazıt Devlet Kütüphanesi Veliyyüddîn Kısmı No: 7901/1'de kayıtlıdır. Münavi'nin El-İthafatü's-seniyye bi'l-ehadisi'l-kudsiyye adlı eserinin kapak sayfası.

9- İm'anü't-tullab bi-şerhi tertibi'ş-Şihab: Kudaî'nin Şihabü'l-ahbar'ının şerhedildiği bu çalışmanın bir nüshası Arif Hikmet Kütüphanesi'nde No: 361/13/232'de kayıtlıdır. 10- Ref'u'n-nikab an Kitabi'ş-Şihab li'l-Kudaî: Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Laleli Kısmı No: 225'te kayıtlıdır. Eser üzerine 2006'da Abdülkadir Bodur tarafından Konya'da bir yüksek lisans çalışması yapılarak neşre hazırlanmıştır.

11- El-Mecmu'u'l-Faik min hadisi hatimeti rusüli'l-halaik: Bir nüshası Escurial Library'dedir. 12- Tahricü'l-ehadisi'l-erbein: Bir nüshası Riyad Üniversitesi Kütüphanesinde No: 2119'da kayıtlıdır. Münavî'nin, Nevevî'nin kırk hadisi üzerine yapılan en güzel şerhlerden biri olduğu söylenen Şerhu'l-Erbeini'n-Neveviyye'si ile Şerhu'l-ehadisi'n-nebeviyye'si de (Süleymaniye Kütüphanesi Laleli Kısmı No: 492) burada anılmalıdır. 13- El-Yevakit ve'd-dürer şerhu Şerhi Nuhbeti'l-fiker: İbn-i Hacer el-Askalanî'nin Nüzhetü'n-nazar fî tavzihi Nuhbeti'l-fiker'inin haşiyesidir. Eser 1999'da Riyad'da yayınlamıştır. Münavînin Nuhbetü'l-fiker üzerinde Neticetü'l-fiker adlı bir şerhi daha bulunmaktadır. 14- Buğyetü't-talibin li-ma'rifeti ıstılahi'l-muhaddisîn: Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Esad Efendi Kısmı No: 257/6'da kayıtlıdır. 15- EI-Ed'iyetü'l-mebrure bi'l-ehadisi'l-me'sure: Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Reşid Efendi Kısmı No: 1451'de kayıtlıdır.

KARŞINDA İMİŞ GİBİ OKU

16- İsfarü'l-bedr an leyleti'l-kadr: Bir nüshası Bayezit Devlet Kütüphanesi No: 239'da kayıtlıdır. 17- Fezailü leyleti'n-nısf min Şa'ban: Berat gecesinin faziletleri ile alâkalıdır. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Denizli Kısmı No: 177'de vardır. Münavî, Ebü'l-Hasan el-Bekrî es-Sıddikî'nin Şa'ban ayının on beşinci gecesinin faziletine dair Nübze adlı eserini de şerhetmiştir. 18- Mesanidü's-sahabe: Sahabe Müsnedleri ile ilgilidir. 19- El-Ehadisü'l-müntekat mine'l-Mizan ve'l-Lisan: Eserde Zehebî'nin Mizanü'l-i'tidal'i ile Hafız Münavî'nin genç bir talebesi varmış. Kur'an-ı Kerim'i hıfzetmek için sabahlara kadar yatmaz, çalışır ve en az gecede bir hatim edermiş. Sabah olunca rengi solmuş, benzi sararmış bir hâlde hocasının karşısına gelir, zorlanarak dersini arz etmeye çalışırmış. Hocası talebesindeki bu hâli görünce meraklanmış ve arkadaşlarından bu talebesinin hâlini sormuş. Arkadaşları bu talebenin sabahlara kadar Kur'an-ı Kerim hıfzı ile meşgul olduğunu ve her gece bir hatim indirdiğini söylemişler.

Hafız Münavî bu talebesini uyarma ihtiyacı duymuş, onu karşısına oturtarak buyurmuş ki: Evladım! Bundan sonra geceleri Kur'an-ı Kerim okurken sanki ben karşındaymışım ve bana okuyormuş gibi oku.Hocasının bu tavsiyelerini dinleyen talebe o gece sanki rahlesinin önünde hocası varmış gibi, Kur'an-ı Kerim'i okumuş. Sabah olunca hocasının önüne dersini arz etmeye gelince hocası sormuş: Evladım! Bu gece ne kadar Kur'an-ı Kerim okudun? Talebe hocasına demiş ki: Hocam! Ancak yarısını okuyabildim. Çünkü sizi önümde hayal edince yanlış yapmamak için daha dikkatli ve yavaşça okudum.

İmam-ı Münavî talebesine demiş ki: Bu gece ise sanki rahlenin önünde Peygamber Efendimiz varmış gibi, sanki dersini O'na arz ediyormuş gibi oku. Talebe hocasının dediği gibi, o gece Efendimizin ruhaniyeti ile beraber olmaya çalışmış ve sanki dersini O'na okuyormuş gibi büyük bir hassasiyet ile okumaya çalışmış ve sabah olunca yeniden hocasının karşısına geçmiş. Hocası sormuş; Ne yaptın bu gece? Talebe demiş ki: Ancak Bakara Suresini okuyabildim. Hoca yine; Bu gece de sanki karşında Cebrail Aleyhisselam varmış gibi oku! buyurmuş. Talebe o gecede sanki Cebrail Aleyhisselam karşısında okuyormuş gibi Kur'an-ı Kerim'i okumaya çalışmış.

Sabah olunca hocası yine sormuş; Ne yaptın bu gece? Talebe demiş ki: Hocam! Sadece Fatiha Suresini okuyabildim. İmam-ı Münavî yine talebesine; Bu gece sanki karşında âlemlerin Rabbi olan Allahü Teâlâ varmış gibi oku. Sanki O'nunla konuşuyormuş gibi dersini O'na arz et! buyurmuş. Talebe hocasının istediği gibi o gece öyle yapmış. Sabah olunca yeniden hocasının karşısına geçmiş, hocası ne yaptığını sormuş; talebe demiş ki: Vallahi hocam, Fatiha'dan başladım; İyyake na'büdü'ye geldim ama bir türlü bu ayeti tamamlayamadım. Bu ayeti her dilime aldığımda, karşımda duran Rabbime karşı tam anlamıyla kulluğumu yerine getirememe utancı ile kendi kendime; “Sen gerçekten her hâlin ile Allah'a kulluk yapıp başka hiçbir şeye yönelmiyor musun?” diye sorguladım. Bu sorgulamayı o kadar çok yapmışım ki bir de baktım sabah olmuş ve ben hâlâ İyyake na'büdü ayetini geçememişim.

Talebenin bu samimi sözleri hocayı da orada bulunan diğer talebeleri de gözyaşlarına boğmuş, hoca talebesinin bu anlayışa vardığından dolayı sevinmiş ve onu tebrik ederek hayır dualarda bulunmuş. İbn-i Hacer-i Askalanî'nin Lisanü'l-Mizan'ından derlenen rivayetler alfabetik olarak sıralanmış, mevzu, zayıf ve metruk olanları belirtilmiştir. El-Münteka min Lisani'l-Mizan da muhtemelen aynı eserdir. 20- Fethu'r-raufi'l-kadir li-abdihi haze'l-acizi'l-kasir: Zekeriyya el-Ensarî'nin İslam muhakeme hukukuna dair İmadü'r-rıza bi-beyani adabi'l-kaza adlı eserinin şerhidir. 1986'da Cidde'de basılmıştır.

21- Teysirü'l-vukuf ala gavamizi ahkami'l-vukuf: Vakıf konusunda geniş bir çalışmadır. 1998'de Riyad'da basılmıştır. 22- İthafü'n-nasik bi-ahkami'l-menasik: Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Musalla Medresesi No: 1988'de kayıtlıdır. 23- İhsanü't-Takrir bi-şerhi't-Tahrir: İbnü'l-Hümam'ın eseri üzerine olduğu anlaşılmaktadır. Melik Faysal Üniversitesi Kütüphanesi No: 1046'da bir nüshası vardır. Münavî ayrıca Müzenî'nin El-Muhtasar'ını şerh etmeye başlamış, ancak çalışmasını tamamlayamamıştır. 24- En-Nuküd ve'l-mekayil ve'l-mevazin: 1981'de Bağdat'ta basılmıştır. 25- El-Cevahirü'i-mudıyye fî beyani'l-adabi's-sultaniyye: Bir nüshası Arif Hikmet Bey Kütüphanesi No: 3826/80/900'de kayıtlıdır.

Şerhu'l-Erbeini'n-Neveviyye adlı eserinin yazma nüshasının ünvan sayfası (sağda) ve ilk iki sayfası (solda). Eser Köprülü Kütüphanesi HAP Kısmı No: 51'de kayıtlıdır.

26- Gayetü'l-irşad ila ma'rifeti ahkami'I-hayevan ve'n-nebat ve'l-cemad: Bir nüshası Arif Hikmet Bey Kütüphanesi No: 2908/25/610'da kayıtlıdır. 27- Şerh ala kasideti Bed'i'l-emalî: Ali bin Osman el-Uşî'nin Emalî Kasidesi'nin şerhidir. Nüshası Arif Hikmet Bey Kütüphanesi'nde vardır. 28- Şerhu'l-Mevakıf: Arif Hikmet Bey Kütüphanesi'nde nüshası vardır. 29- Şerhu esmaillahi'l-hüsna mine'l-Cami'i's-sagir: Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Mahmud Kısmı No: 536'da kayıtlıdır. 30- El-Burhan fî delalati halki'l-İnsan ve'l-hayevan ala vücudi's-sani'i'r-Rahman: Bir nüshası Köprülü Kütüphanesi Mehmed Paşa Kısmı No: 715'te kayıtlıdır.

31- Gayetü'l-emani ala şerhi'l-'Aka'id: Taftezanî'nin eseri üzerine bir haşiyedir. 32- Şerhu Nazmi'l-Akaid: Burhaneddin İbn-i Ebu Şerif'in Nazmü'l-akaidi'n-Nesefiyye'sinin şerhidir. 33- İ'lamü'l-a'lam bi-usuli fenni'l-mantık ve'l-kelam, 34- Şerhu esmaüllahi'l-hüsna ve havassuha, 35- El-Kevakibü'd-dürriyye fî teracimi's-sadeti's-sufiyye: 1011 (m. 1602-1603) yılında tamamlanan esere kerametlere dair bir girişle başlanmış, Peygamber Efendimizin ve Hulefa-yı Râşidîn'in biyografileri verilmiş, sahabeden müellifin zamanına kadar olan dönem on bir tabaka hâlinde ele alınmış, her tabaka alfabetik olarak sıralanmak suretiyle 898 sufînin biyografisi anlatılmıştır. Fransızcaya da tercüme edilen eser Kahire'de tarihsiz olarak yayınlanmıştır.

Teysirü'l-vukuf ala gavamizi ahkami'l-vukuf adlı eserinin yazma nüshasının ünvan sayfası (sağda) ve ilk iki sayfası (solda). Eser Ümmü'l-Kura Üniversitesi Kütüphanesi No: 1166'da kayıtlıdır.

Ref'u'n-nikab an Kitabi'ş-Şihab li'l-Kudaî adlı eserinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Süleymaniye Kütüphanesi Laleli Kısmı No: 225'te kayıtlıdır. ellifin zamanına kadar olan dönem on bir tabaka hâlinde ele alınmış, her tabaka alfabetik olarak sıralanmak suretiyle 898 sufînin biyografisi anlatılmıştır. Fransızcaya da tercüme edilen eser Kahire'de tarihsiz olarak yayınlanmıştır.

36- Tuhfetü'l-asfiya bi-menakıbi'l-evliya: 216 biyografi ihtiva etmektedir. Bir nüshası Kütahya Vahid Paşa Kütüphanesi No: 366'da kayıtlıdır. 37- El-Ucaletü's-seniyye ala Elfiyyeti's-sireti'n-nebeviyye: Zeyneddin el-Irakî'nin Peygamber Efendimizin hayatını ve şemailini 1.000 beyitte anlattığı Ed-Dürerü's-seniyye fi's-siyeri'z-zekiyye adlı kitabının şerhidir. 1969'da Riyad'da basılmıştır. 38- Şerhu'ş-Şemaili'n-nebeviyye ve'l-hasaisi'l-Mühammediyye: Münavî bu çalışmasında, Tirmizî'nin Şemailü'n-nebeviyye'sini şerhlerindeki bilgilerle beraber özetlemiştir. Eser 1290'da İstanbul'da basılmıştır. 39- Er-Ravdü'l-basim fî şemaili'l-Mustafa Ebi'l-Kasım: Bir nüshası Arif Hikmet Kütüphanesi'ndedir. 40- Şerhu'l-Hasais: Münavî, Süyutî'nin El-Hasaisü's-sugra olarak da bilinen Ünmuzecü'l-lebib fî hasaisi'l-habib adlı eserini üç defa şerhetmiş, birine Fethu'r-raufi'l-mücib bi-şerhi hasaisi'l-habib, daha hacimli olana Tevdihu Fethi'r-raufi'l-mücib (Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Laleli Kısmı No: 467'de kayıtlıdır), üçüncü şerhine de El-Ucaletü's-seniyye ale'l-Hasaisi'n-nebeviyye (Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Fatih Kısmı No: 4405'te kayıtlıdır) adını vermiştir.

Teysirü'l-vukuf ala gavamizi ahkami'l-vukuf adlı eserinin yazma nüshasının ünvan sayfası (sağda) ve ilk iki sayfası (solda). Eser Ümmü'l-Kura Üniversitesi Kütüphanesi No: 1166'da kayıtlıdır.

Fevaidü feraid ve nüketi zevaid adlı Nuhbetü'l-fiker şerhinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Köprülü Kütüphanesi No: 227/1'de kayıtlıdır.

41- İthafü's-sail bima li-Fatımete mine'l-menakıb: Hazreti Fatıma'nın menkıbelerini anlatır. 1987'de Kahire'de basılmıştır. 42- Şerhu'ş-Şifa: Kadı Iyad'ın eserinin birinci babının şerhidir. 43- İrgamü evliyai'ş-şeytan bi-zikri menakıbi evliyai'r-rahman: Bir nüshası Arif Hikmet Kütüphanesi'ndedir. 44- Menakıbü'ş-Şafiî: Bir nüshası Darü'l-kütübi'l-Mısriyye'dedir. 45- Ed-Dürrü'l-Mendud fî zemmi'l-buhli ve medhi'l-cud: Cimrilik ve cömertlik konusunda muhtasar bir eserdir. Üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, cömertliğin faziletlerine dair varid olan haberler; ikinci bölümde, cimriliğin kötülüğü; üçüncü bölümde ise bunun tedavisi yer alır. Eser 1990'da Tanta'da basılmıştır.

46- Tezkiretü üli'l-elbab bi-ma'rifeti'l-adab: Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Reisülküttab Kısmı No: 446'da kayıtlıdır. 47- Fethu'r-raufi'l-cevad bi-şerhi Manzumeti İbni'l-İmad: Akfehsî'nin yemek yeme adabına dair manzumesinin şerhidir. 48- Ed-Dürerü'l-cevheriyye fî şerhi'l-Hikemi'l-Ataiyye: Şazeliyye şeyhlerinden İbn-i Ataullah el-İskenderî'nin hikmetli sözlerinin şerhidir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Şehit Ali Paşa Kısmı No: 1353'te kayıtlıdır. 49- Fethu'l-hakimi'l-hikem fî tertib ve şerhi tertibi'l-hikemi, 50- Şerhu Menazilü's-sairin.

Şerhu'ş-Şemaili'n-nebeviyye ve'l-hasaisi'l-Mühammediyye adlı eserinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Ümmü'l-Kura Üniversitesi Kütüphanesi No: 20903/2'de kayıtlıdır.

51- Şerhu Hutbeti'l-Kamus: Müellifin Firuzabadî'nin El-Kamusü'l-muhit'ine bir şerh yazdığı, dal veya zal harflerine kadar geldiği hâlde çalışmasını tamamlayamadığı belirtilmektedir. Arif Hikmet Kütüphanesi'nde nüshasının bulunduğu bilinmektedir. 52- İhkamü'l-esas fî muhtasar-ı Esasü'l-belaga: Zemahşerî'nin eserini Kamus tertibinde özetlemiştir. 53- Şerhu'l-Kasideti'l-Ayniyye: İbn-i Sina'nın eserinin şerhi olup 1318'de Kahire'de basılmıştır. 54- Et-Tevkif ala mühimmati't-tearif: Çeşitli ilimlere dair alfabetik terimler sözlüğü olup büyük ölçüde Seyyid Şerif el-Cürcanî'nin Et-Ta'rifat'ına dayanmakta, onda bulunmayan daha pek çok tarifi de ihtiva etmektedir. 1990'da Beyrut'ta basılmıştır. 55- En-Nüzhetü'zzehiyye fî ahkami'l-hammami'ş-şer'iyye ve'ttıbbiyye: Üç bölümden meydana gelen eserde hamamla ilgili şiir ve hikayelere de yer verilmiştir. Eser 1987'de Kahire'de basılmıştır. 56- İmadü'l-belaga. 57- Tahriratü'l-Münaviyye ale'r-risaleti'l-dülciyye.

Münavî'nin bunlardan başka: Buğyetü'l-muhtac ila ma'rifeti usuli't-tıb ve'l-ilac ve Kitab fi't-teşrih ve'r-ruh ve ma bihi fesadü'l-insan adlı eserleri zikredilmektedir. Münavî'nin eserlerinden olan Künuzü'd-dekaik'te yazılı olan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

İmadü'l-belaga adlı eserinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Köprülü Kütüphanesi HAP Kısmı No: 258/1'de kayıtlıdır.

“İbadetlerin en kıymetlisi, evvel vaktinde kılınan namazdır.”

“İlim hazinedir. Anahtarı, sorup öğrenmektir.”

“İlim öğreniniz ve öğretiniz.”

“İlim öğretmek, günahlara keffarettir.”

“Kadın, yanında bir mahremi olmadan hacca gidemez.”

“Eshabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayet bulursunuz!”

“Âlimler, Peygamberlerin varisleridir.”

“Evliya ol kimsedir ki onlar görülünce Allah hatırlanır.”

“Her şeyin hâsıl olduğu yer vardır. Takvanın elde edildiği yer, âriflerin kalbleridir.”

“Âlimin yüzüne bakmak ibadettir.”

“Ümmetimin âlimlerine saygılı olunuz! Çünkü onlar, yeryüzünün yıldızlarıdır.”

“Âlimlerin yanında bulunmak ibadettir.”

El-Ucaletü's-seniyye ala Elfiyyeti's-sireti'n-nebeviyye adlı eserinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Ümmü'l-Kura Üniversitesi Kütüphanesi No: 18118'de kayıtlıdır.

Tahriratü'l-Münaviyye ale'r-risaleti'l-dülciyye adlı eserinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Köprülü Kütüphanesi No: 227/2'de kayıtlıdır.

“Allah'ın öyle kulları vardır ki bir şey için yemin etseler, Allah o şeyi yaratır.”

“Talebesi arasında âlim, ümmeti arasında peygamber gibidir.”

“Bir âlimin ölmesi, bir şehir halkının ölümünden daha büyük ziyandır.”

“Derecesi en üstün olanlar, Allahü Teâlâ'yı zikredenlerdir.”

“İnsanların en kıymetlisi, Müminlerin âlimleridir.”

“Kur'an-ı Kerim'i hatmedenin duası kabul olunur.”

“Kur'an-ı Kerim'i tecvide uygun okuyana, şehit sevabı verilir.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları