Hadis, tefsir, fıkıh ve beyan âlimi. İsmi Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin Ebü'l-Fadl Mürsî Endülüsî'dir. Künyesi Ebu Abdullah olup lakabı Şerefeddin'dir. 570 (m. 1174) senesinde Endülüs Mürsiye'de doğup 655 (m. 1257) tarihinde burada vefat etti.
İbn-i Galbun ve başka âlimlerin yanında ilim öğrendi. Nahiv ilmini; Ebu Hasan Ali bin Yusuf bin Şüreyk ed-Danî, Tayyib bin Muhammed bin Tayyib Nahvî ve Tâc el-Kindî'den, usûl ilmini; İbrahim bin Dekmak ve Umeydî'den, hılaf ilmini Muinüddin Cacermî'den aldı. Vasıt şehrinde İbn-i Abdüssemi'den, Hemedan'da bir grup hadis âliminden, Nişabur'da Sahih-i Müslim'i, Müeyyed Tusî'den ve İbn-i Nüceyd'den, Mansur bin Abdülmün'im Firavî'den, Herat'ta İbn-i Ravh Hirevî'den, Mekke-i Mükerreme'de Şerif Yunus bin Yahya el-Haşimî'den hadis-i şerif dinledi.
Muhammed bin Mürsî, asrının ediplerindendir. Nahiv ilminde çok geniş bilgiye sahipti. Çeşitli yerlere ilim için yolculuklar yaptı. Horasan'a ve Merv'e gitti. Buralardaki büyük âlimlerden istifade etti. Sonra Bağdat, Halep, Dımaşk ve Musul'a geldi. Hacca gitti. Hacdan tekrar Dımaşk'a döndü. Buradan Medine-i Münevvere'ye gitti. Orada dersler okuttu. Sonra 624 (m. 1227) yılında Mısır'a gitti. Kendisini ibadete verdi. Aynı zamanda fen ilimleriyle de uğraşırdı. Bunlardan en çok Oklides'in müşküllerini (zor meselelerini) çözerdi. Sahih-i Müslim'in ravileri olmadan hadis-i şerif metinlerini ezberledi.
İbnü'n-Neccar, “Bağdat Tarihi”'nde şöyle der:
“Muhammed Mürsî, muhtelif ilim dallarında, hadis, kıraat, fıkıh, hılaf, nahiv ve lügat ilimlerinde söz sahibi âlimlerdendir. Parlak zekası, kuvvetli bir hafızası vardı. İnce manalara nüfuz ederdi. Sözü edilen bu ilimlerde eserleri, edebî kıymeti haiz yazıları vardır. Şüphelilerden sakınır, mubahlara da fazla dalmazdı. Bunlarda bile ihtiyatı tercih ederdi. Allahü Teâlâ nın emirlerine uyup yasaklarından sakınmakta pek gayret ederdi.”
Ebu Abdullah Es-Sülemî diye de bilinen Mürsî hakkında “Ebu Abdullah es-Sülemi maa tahkiki kitabihi Ed-Davabitü'l-Külliyye” adlı doktora çalışmasının kapak sayfası (sağda) ve “Ed-Davabitü'l-Külliyye”'nin yazma nüshasının ünvan sayfası (solda). Bu yazma nüsha Berlin Kütüphanesi 6614 numarada kayıtlıdır.
Fasî ise “Mekke-i Mükerreme Tarihi”'nde; “Muhammed Mürsî, yaşadığı asrın kendisi ile iftihar ettiği, ilmiyle amel eden, bildiklerini tatbik eden âlimlerinin büyüklerinden olup devlet büyükleri bile onunla beraber bulunmayı şeref sayarlar idi. Meseleleri delilleriyle tetkik ederdi. Zamanında bulunan, okunan her ilimden rahatça konuşurdu. Küçüklüğünden itibaren ilimle meşgul oldu. İlmî mevzularda, herkesi hayran bırakacak bilgilerden ve ilmî inceliklerden bahsederdi. Kıymetli eserleri vardır. Pek çok ilim merkezlerini dolaştı. Garp memleketlerine, Endülüs'e, Mısır, Şam, Irak ve Acem memleketlerine gitti. Gittiği yerlerde ilmî müzakere ve görüşmelerde bulundu. Başkalarından okuduğu gibi, kendisi de çeşitli dersler okuttu. Hem istifade etti ve hem de başkalarını ilminden faydalandırdı. Gittiği her yerde, ilmi ve fazileti takdir edildi. Mekke-i Mükerreme'de çok kaldı. Hadis hafızı âlimlerden, hadis-i şerif ve başka ilimlerden dinledi. Âlimler onu pek çok methettiler. Muhammed Mürsî'den en son olarak hadis-i şerif rivayet eden âlimler; Eyyub Kehhal ve Ahmed bin Ali Cevzî'dir. Eyyub Kehhal ondan sadece dinleyerek, Ahmed bin Ali Cevzî ise icazetle ondan hadis-i şerif rivayet etmiştir.”yazılıdır.
Zehebî ise onun için şöyle der: “Muhammed Mürsî, Mağrib'de hadis hafızı Ebu Muhammed Abdullah bin Muhammed'den Muvatta'ı dinledi. Ayrıca Abdülmün'im bin Furs'tan da dinledi. Kendisinden de; Muhib et-Taberî, Şeref el-Fezarî, Muhammed bin Yusuf bin Muhtar rivayette bulunmuşlardır.”
Eserleri:
1- “Et-Tefsirü'l-Kebir”: Muhammed Mürsî bu eserine “Reyyü'z-zeman” ismini vermiştir. 2- “Et-Tefsirü'l-Evsat”, 3- “Et-Tefsirü's-sagîr”, 4- “El-Kafî fi'n-nahvi”, 5- “El-İmla ale'l-mufassal”, 6- “Ed-Davabitü'l-Külliyye”.