NAHİFÎ SÜLEYMAN EFENDİ

Mehmed Süleyman bin Abdurrahman Muhyî bin Salih Evliyanın büyüklerinden.
A- A+

Evliyanın büyüklerinden. İsmi Mehmed Süleyman bin Abdurrahman Muhyî bin Salih'tir. Müstekimzade'nin akrabasıdır. 1076 (m. 1665) senesinde doğdu. 1151 (m. 1738)'de İstanbul'da vefat etti. Mezarı, Topkapı dışında Maltepe Caddesi üzerinde “Fransız Müslüman Mezarlığı” ismiyle bilinen mezarlığın yanındaki köşede idi. Ancak mezarı 1944 yılında cadde genişletilmesi sebebiyle ortadan kaldırılmıştır.

Süleyman Nahifî'nin kimden ders aldığı bilinmemektedir. Kırk sene oruç tuttu. Devamlı Hızır Aleyhisselam ile görüşürdü. Kendisini setrederdi. Devamlı oruç tutup çok riyazet çekti. Bu yüzden çok zayıfladığından veya yüksek dereceler vadisindeki kemal-i aczinden dolayı, Nahifî mahlasını kullandı. Hafız Osman'dan hat dersi alıp sülüs ve nesihte icazet aldı.

Süleyman Nahifî, iyi bir tahsilden sonra yeniçeri ocağına yazıcı olarak girdi. 1094 (m. 1683)'te Mısır'a gitti. Dönüşte Konya'ya uğrayıp Mevlevîliğe intisap etti. 1100 (m. 1688) senesinde elçi olarak İran'a giden Kavuk Mehmed Paşa'nın yanında yazıcı olarak bulundu. İran'da iken, Nahifî'nin Fars edebiyatındaki üstünlüğüne Acem edipleri hayran kaldılar. Daha sonra Şehit Ali Paşa, Rikab-ı kaim-i makam (Sadrazam vekili) iken, Nahifî bir müddet onun yanında sadaret kâtibi olarak vazife yaptı. Sonraları bu vazifeden ayrılarak bir müddet inzivaya çekildi. Bir süre çeşitli devlet vazifelerinde bulunduktan sonra 1138 (m. 1725)'te Maliye bakanı yardımcısı oldu. Bu vazifede uzun müddet kaldıktan sonra kendi isteği ile emekliye ayrıldı.

Sebk-i Hindî tesirinde bir sanat anlayışına sahipti. Sabit ve Nabî gibi hikemî şiir söylemede başarı kazanmıştı. Şiirlerinde atasözleri, deyimler, İstanbul ağzına mahsus tabir ve deyimleri sıkça kullanmıştır. Genelde Bakî, Fuzulî ve Fehim-i Kadim'den, kaside de Nefî'den etkilenmiştir. Nedim, Cevrî, Ruşenî, Nabî gibi şairlere nazireler yazmış ve Hafız Şirazî, Camî ve Mevlana gibi Farsça yazanlara tahmisler yazmıştır.

Türk edebiyatında en çok na't yazan şairlerden biridir. Yunus Emre tarzında ilahîleri de vardır. Mevlevî veya Nakşî olduğu söylenmiştir.

Nahifî Süleyman Efendi'nin manzum olarak tercüme ettiği Mevlana Celaleddin Rumî'nin Mesnevî-i Manevî kısmının orjinalinin ilk sayfası (sağda) ve Nahifî'nin tercümesinin ilk sayfası (solda).

Eserleri:

1- Divan: 6980 beyitten oluşan bu eserin çoğunu na'tlar oluşturur. Arapça ve Farsça şiirler de vardır. 1992'de yayına hazırlanmıştır.

2- Mevlidü'n-Nebî: 1106 beyittir.

3- Hicretü'n-Nebî: Hicretname diye de bilinen eser, 788 beyittir. 1987'de Amil Çelebioğlu tarafından İstanbul'da yayınlanmıştır.

4- Hilyetü'l-envar: 2871 beyittir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Ali Nihat Tarlan Kısmı No: 41'de vardır.

5- Mi'racü'n-Nebî: 1157 beyittir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Aşir Efendi Kısmı No: 323'te kayıtlıdır.

6- Zuhrü'l-ahire: Amentünün esaslarını açıklamaktadır. 1009 beyittir. 253 beytini Amil Çelebioğlu 1971'de Ankara'da yayınlamıştır.

7- Mev'izatü'n-nüfus: Ellisekiz beyitlik bir mesnevîdir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Hamidiye Kısmı No: 1211'de kayıtlıdır.

8- Enfasü'l-afak: Nefs, akıl, kalb gibi tasavvufî konuları işleyen bir mesnevîdir. Bir nüshası Topkapı Sarayı Kütüphanesi Hazine Kısmı No: 280 ve 693'te kayıtlıdır.

9- Mübahase-i Kaza ve Kader: 260 beyittir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Yazma Bağışlar Kısmı No: 2245'te vardır.

10- Adab-ı tarikat ve kavaid-i hakikat: 140 beyittir. Bir nüshası aynı kütüphanenin Yazma Bağışlar Kısmı No: 2245/2'de kayıtlıdır.

11- Terceme-i Mesnevî li-Mevlana: Nahifî'nin en önemli eseridir. Mevlana'nın Mesnevî'sinin tamamını manzum olarak tercüme etmiştir. Yazma bir nüshası Nuruosmaniye Kütüphanesi No: 2326-2327'de kayıtlıdır. Eser 1268'de Kahire'de aslıyla beraber basılmıştır. Ayrıca Amil Çelebioğlu da mensur açıklamalarıyla üç cilt hâlinde 1967'de İstanbul'da neşretmiştir.

12- Tahmis-i Kaside-i Bürde: Arapçadır. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi İbnülemin Kısmı No: 2793'te müellif hattı nüshası vardır.

13- Tahmis-i Kaside-i Bürde: Türkçedir. Yukarıdaki mecmua içinde müellif hattı nüshası vardır.

14- Tahmis-i Kaside-i Bürde: Farsçadır. Yukarıdaki mecmua içinde müellif hattı nüshası vardır.

15- Terceme-i Kaside-i Bürde: Aynı mecmua içindedir.

Nahifî Süleyman Efendi'nin Hilyetü'l-envar adlı eserinin yazma nüshasının ilk iki sayfası. Eser Köprülü Kütüphanesi MAB Kısmı No: 412'de kayıtlıdır.

16- Banet Süad Tahmisi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Emanet Hazinesi Kısmı No: 1903'te yazması bulunan eser, 1258'de İstanbul'da basılmıştır.

17- Tahmis-i Kaside-i Mudariyye: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Hazine Kısmı No: 693'te yazma nüshası bulunan eser, 1258'de İstanbul'da basılmıştır.

18- Kaside-i Lamiyye Şerhi: Emalî Kasidesi şerhidir. Topkapı Sarayı Kütüphanesi Hazine Kısmı No: 720'de bir nüshası vardır.

19- Mesevî-i Nush ve Hikem: Farsçadır. Afyon Gedik Ahmed Paşa Kütüphanesi No: 18312/2'de kayıtlıdır.

20- Ravdatü's-safa fî sireti'l-Mustafa: Siyerle alâkalıdır. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Hamidiye Kısmı No: 252/5'te kayıtlıdır.

21- Nasihatü'l-vüzera: 1997'de İstanbul'da basılmıştır.

22- Risale-i Hızriyye: Millet Kütüphanesi Ali Emirî Kısmı No: 760'ta nüshası bulunan eser, 1281'de İstanbul'da basılmıştır.

23- Kasid-i Münferice tercemesi: Tek nüshası Üniversite Kütüphanesi TY. No: 2342'de kayıtlıdır.

24- Sefaretname: Nemçe'de bulunduğu sırada yazmıştır. Eser 1907'de Viyana'da basılmıştır.

25- Risale-i Kalemiyye: Arapçadır. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Mihrişah Kısmı No: 399'da kayıtlıdır.

26- Makalat: Diğer adı Münşeat'tır. Bir nüshası Millet Kütüphanesi Ali Emirî Kısmı No: 406'da kayıtlıdır.

27- Ramuzü'l-luga: Sözlüktür. Nahifî'ye aidiyeti şüphelidir.

Süleyman Nahifî'nin daha çocukken yazdığı bir naatı:

“Bu gülşende hezar-ı bi nevayım ya Resulallah! Veli asurde-i cefayım ya Resulallah! No'la olsun reva cuyende-i daru-yı ihsanın, Esir-i derd-i aşkım mübtelayım ya Resulallah! Beni gencine-i fazl-ü Hüda'dan behreyab eyle, Der-i lütfunda muhtac-ı atâyım ya Resulallah! Kerem kıl lutf-u ihsanınla dil-şad eyle ben zârı, Nahifîyim kapında bir gedayım ya Resulallah!”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları