Harput'un büyük velîlerinden. Hacı Ahmed bin Mehmed Said Efendi'nin büyük oğlu olup, 1216 (m, 1801) senesinde Harput'ta doğdu. “Kaside-i Bürde Şarihi” namıyla meşhur oldu. 1299 (m. 1881) senesi Perşembeyi Cumaya bağlayan gece vefat etti. Harput mezarlığına defnedildi. İlk tahsiline babasının yanında başladı. İlim öğrenmeye çok meraklı olup, zeki olması yüzünden kendisinden çok önce başlayanların derslerine yetişti ve onları geçti. “İlim, Çin'de de olsa arayınız.” hadis-i şerifine uyarak âlim aramaya başladı. Bu sebepten Antep'e hicret etti. Burada Küçük Hafız Necib Efendi'nin derslerini takib etti ve icazet, diploma aldı. Bu arada Anadolu'da çıkan Yeniçeri isyanları sırasında birçok âlim öldürüldü. Bunlar arasında Ömer Naimî Efendi'nin hocası Hafız Necib Efendi de vardı. Ömer Naimî Efendi, Yeniçeri isyanları sırasında Kayseri'ye gitti. Kayseri'de Hoca Kasım Efendi, Gözübüyükzade Hacı Vahid Efendi, Sarı Abdullahzade Mehmed Efendi gibi meşhur âlimlerden ders aldı. Hoca Kasım Efendi'ye talebe olunca, medresede yer bulunmaması yüzünden, kendisine dar, rutubetli ve karanlık bir hücre verildi. İlim öğrenme uğruna bu meşakkate katlandı. Kısa bir süre sonra zeka ve kabiliyeti sayesinde hocasının teveccühünü, yakınlığını kazandı.
Ömer Naimî Efendi'nin Harput Mezarlığındaki kabir taşı.
Hocası ona kendi odasını verdi. Sekiz sene Kayseri'de ilim öğrendikten sonra icazet, diploma alarak memleketine döndü. Ömer Naimî Efendi Harput'ta birçok talebe yetiştirdi. 1259 (m. 1843) senesinde Hac farizasını yerine getirmek için Hicaz'a gitti. Yolculuğu sırasında birçok âlim ile görüştü. Hac dönüşünden bir süre sonra bir vergi meselesinden dolayı Konya'da mecburi ikamete gönderildi. Sonra affedilerek memleketine döndü. 1866 senesinde İstanbul'a gitti. Burada ileri gelen âlimlerle görüştü. Daha sonra memleketine döndü. Ömrünün sonlarına doğru iki gözü de görmez oldu. Yerine oğlu Abdülhamid Efendi geçerek talebe yetiştirmeye başladı. Bir gece Abdülhamid Efendi, rüyasında başında çok kıymetli tac olan bir gelinin evlerine geldiğini gördü. Sabah hemen babasının yanına giderek rüyasını anlattı. Ömer Naimî Efendi, tebessümle; “Heyecanlanmaya lüzum yok. Mısır'da Tacü'l-Arus isimli bir kitap neşredilmiştir. Demek ki, bize de gönderiyorlar.” diye cevap verince, oğlu tabire hayret etti. Birkaç gün geçmeden kitap posta ile geldi.
Ömer Naimî Efendi'nin Manzume-i Naimiyye adlı eserinin ilk sayfası.
Eserleri: Ömer Naimî Efendi çeşitli konulara dair eserler yazmıştır. 1- Şerh-i Rub'u Risalesi, 2- Velediye Hicabisi, 3- Asidetü'ş-şühde Şerhu Kaside-i Bürde, 4- Manzume-i Naimiyye: 1283'te Elazığ'da basılmıştır. Çocuk terbiyesi ve ahlâktan bahs eder. 5- Şerhu İzhar: Belli başlı eserleridir.