Şafiî mezhebi âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Abdülvahid bin İsmail bin Ahmed bin Muhammed er-Ruyanî'dir. Künyesi, Ebü'l-Mehasin'dir. “Fahrülislam” lakabı ile tanınmaktadır. 415 (m. 1025) senesinin Zilhicce ayında, Buhara'da doğdu. Önce kendi memleketinde, babasından ve dedesinden Şafiî fıkhını öğrendi. Birçok beldeleri dolaşarak Nişabur'da Ebu Nasır-ı Mervezî'den, Meyyafarikin'de Muhammed bin Beyan el-Kazunî'den fıkıh ilmini öğrendi. Maveraünnehr'e kadar gidip, bir müddet orada kalarak çok ilim tahsil etti, hadis-i şerif dinleyip ezberledi. Şafiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Kitabü'l-Bahr isimli eserin sahibidir.
Rey şehrine gelip bir müddet ders okuttu. Selçuklu veziri büyük âlim Nizamülmülk tarafından Taberistan vilayetinin kadılığına tayin edildi. 502 (m. 1108) senesi Muharrem ayının onuncu Cuma günü, İslam dininden ayrılan mülhitler tarafından Taberistan'ın Amil kasabasında şehit edildi.
Ebü'l-Mehasin Ruyanî, âlimler arasında yüksek bir mertebeye ulaşmıştı. Kendisine çok hürmet edilirdi. Sağlam bir itikada sahipti. Çok kıymetli eserleri olup, her tarafta okunup istifade edilirdi. Hafızası, o kadar kuvvetli idi ki, bu hâli darbımesel gibi herkes tarafından konuşulurdu. Hatta kendisinin; “Şafiî mezhebinin kitaplarının hepsi yanıp kül olsaydı, ben onları ezberimden yazardım.” dediği bildirilmektedir. Büyük Selçuklu Devleti'nin veziri Nizamülmülk, kendisine çok tazim ve hürmette bulunurdu.
Şafiî mezhebinde fıkıh, usul ve hılaf ilimlerinde derin bir âlim olan Ebü'l-Mehasin; Abdullah bin Ca'fer el-Habbazî, Ebu İshak İbrahim bin Muhammed el-Mutahherî, Ebu Hafs bin Mesrur, hocası Muhammed bin Beyan el-Kazerunî, Ebu Ganîm Ahmed bin Ali el-Kura'î, Hafız Ebu Osman es-Sabunî, dedesi Ebü'l-Abbas er-Ruyanî, Ebu Mansur Muhammed bin Abdurrahman et-Taberî ve Amul'da, Nişabur'da, Buhara'da, Gazne'de, Merv'de ve daha başka memleketlerdeki birçok âlimden hadis-i şerif dinlemiş ve ezberlemiştir. Kendisinden de; Zahir eş-Şehamî, Ebü'l-Fütuh et-Taî, Ebu Reşid İsmail bin Ganîm, Ebu Tahir es-Silefî, hafız İsmail bin Muhammed et-Teymî ve daha pek çok âlim, hadis-i şerif rivayetinde bulunmuşlardır.
Kadı Ebu Muhammed el-Cürcanî, onun hakkında diyor ki; “O, asrının bir tanesiydi. Fıkıh ilminde, zamanındaki âlimlerin imamı, en üstünü oldu.” İbn-i Sem'anî diyor ki; “O, dil ve beyan bakımından büyük âlimlerin ve fazilet sahiplerinin reisiydi. Onun yüksek bir mertebesi vardı. Bu diyarda herkes tarafından senet olarak kabul edilmişti. Çalışmaları ve eserleri, çok övülürdü. Şafiî mezhebinde büyük bir âlim olup, şöhreti çeşitli memleketlere yayılmıştı. İlim ve fazilet sahibi olan kimseler, kendisini ziyarete gelip istifade ederlerdi.”
Ruyanî'nin Şafiî mezhebi ile alakalı Bahrü'l-mezheb adlı eserinin kapak sayfası (sağda) ve Mısır'da Daru'l-kütüb ve'l-vesaiki'lkavmiyye Kütüphanesi 1969 numarada kayıtlı yazma nüshasından iki sayfası (solda).
Muhammed bin Ebu Sa'd diyor ki: “O, yaşadığı devirde Rey şehrinin en önde gelen âlimiydi. Ebü'l-Mehasin er-Ruyanî, asrının büyük Şafiî âlimidir.”
İmam-ı Sübkî, Tabakat'ında diyor ki: “Ebü'l-Mehasin Ruyanî, Taberistan ve onun köylerinden birisi olan Ruyan kadılığına tayin edilmişti. Daha sonra, Amul'de inşa edilen bir medreseye müderris olarak nakledildi. Amul, ailesinin memleketidir. 502 senesinin Muharrem ayının onbirinci Cuma gününe kadar orada kaldı. Tedrisat esnasında yazma işini bitirdikten sonra, doğru yoldan ayrılmış bir sapık tarafından, düşmanlık ve haset sebebiyle şehit edildi. O, ilim için Bağdat'a gidenlerdendir.”
Eserleri: Çok faydalı eserler yazdı. Bunlardan başlıcaları şunlardır:
1- Bahrü'l-mezheb: Bu eser, Şafiî mezhebinde yazılmış kitapların en uzunu olmakla beraber, İmam-ı Maverdî'nin Havî kitabından ibaret sayılır. Bununla birlikte, Ruyanî'nin babasından ve dedesinden öğrendiği fıkhî meseleleri de içine almaktadır. Ayrıca diğer bazı meseleler daha vardır ki, fıkhî hükümler bakımından Havî'den daha çoktur. 2- Menakibü'l-İmam-ı Şafiî (veya Nususü'ş-Şafiî), 3- El-Kafî, 4- Hilyetü'l-Mümin, 5- El-Füruk, 6- Et-Tecribe, 7- Et-Tehzib fî garibi'l-hadis, 8- El-Avalî.