ŞEBRİSÎ

Abdurrahman Evliyanın büyüklerinden
A- A+

Evliyanın büyüklerinden. İsmi Abdurrahman'dır. Doğum, vefat tarihleri ve yerleri bilinmemektedir. Çok kerametleri görüldü. Dokuzuncu asırda yaşamıştır. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Âlim, salih, vera sahibi bir zattı. Şöyle anlatılır: Ebü'l-Feth Şemseddin Muhammed Müzzî İskenderî anne karnında iken, babası Bedreddin Avfî, Allahü tealanın sevgili kulu Abdurrahman Şebrisî'ye gelip onun için dua istedi. O da; “Merak etmeyin, hanımınız iki çocuk dünyaya getirecek, birisi yedi gün kadar yaşayıp vefat edecek. Onun için sabrediniz. Diğeri ise uzun seneler yaşayacak. İsmini Ebü'l-Feth koyunuz. Allahü teala ona çok hayır kapıları açacak.” buyurdu.

Abdurrahman Şebrisî'nin dedikleri aynen çıktı. Çocuğun babası kırk gün sonra bir ziyafet hazırladı. Abdurrahman Şebrisî ve talebelerini davet etti. Yemeğe başka salih kimseleri de çağırdı. Sofrayı hazırlayıp önlerine getirdi. Abdurrahman Şebrisî sofradan bir hurma tanesi alıp onu ezdi. Biraz bal ile karıştırıp dua etti. Talebeleri de dua ettiler. Bu yiyecekten çocuğa yedirdi. Yedi defa Fatiha'yı okudu. Çocuğu babasına verip buyurdu ki: “Bu yiyeceğin kalanını çocuğun annesine ver. Bundan yesin. Vefat eden yavrunuzun ruhunun da Arş tarafında döndüğünü görüyorum. Onun için de üzülmeyiniz.” buyurdu.

Abdurrahman Şebrisî, bir gün Ebü'l-Feth'e; “Yatsı namazında benim yanıma gel.” buyurdu. O da gelip beraberce yatsı namazını kıldılar. Sonra da Kasiyun Dağı eteğine gelip dağa tırmandılar. Tepesine çıktılar. O zaman Abdurrahman Şebrisî, Ebü'l-Feth'e dönüp buyurdu ki: “Aşağıda yanan meşalelere bak, onları iyice say, unutma.” Daha sonra da Berze köyüne geldiler. Orada Abdurrahman Şebrisî Ebü'l-Feth'e; “Dağda kaç meşale saydın?” diye sordu. O da; “Sekiz yüz.” deyince; “Bu yerler, oralarda medfun olan enbiya makamlarıdır.” buyurdu.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası