SEHARENPURÎ HALİL AHMED

Seharenpuri Halil Ahmed Hindistanlı hadis ve fıkıh âlimi
A- A+

Hindistanlı hadis ve fıkıh âlimi. Safer 1269'da (M. Aralık 1852) Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletine bağlı Sehârenpûr şehrinin Nânevte (Nânota) kasabasında doğdu. İslâm'ın Hint yarımadasına ulaşmasından sonra Sehârenpûr yakınlarındaki Enbîte kasabasına yerleşen ve nesebi Ebû Eyyûb el-Ensârî'ye dayanan bir aileye mensuptur. İlk eğitimini Nânevte'de Ya'kub bin Memlûk Nânevtevî ve Ahmed Nânevtevî'den aldı. Urduca, Arapça ve Farsça'sını geliştirmek için gittiği Enbîte'de çeşitli hocalardan faydalandı. 1836'da Diyûbend Medresesi'nin açıldığını duyunca buraya giderek dayısı Muhammed Ya'kub'un ders halkasına katıldı.

Ancak Diyûbend'de umduğu ilmî ortamı bulamadı ve altı ay sonra Sehârenpûr'da açılan Mezâhirü'l-ulûm Medresesi'ne geçti. Başta tefsir, hadis ve fıkıh olmak üzere dinî ilimleri başmüderris olan dayısı Muhammed Mazhar'dan, mantık ve felsefe gibi aklî ilimleri de medresenin diğer hocalarından okudu. 1871'de buradan mezun olunca edebiyat bilgisini geliştirmek amacıyla Lahor'daki National College'a kaydoldu, orada da Feyzülhasan Sehârenpûrî'den ders aldı. Dönemin tanınmış âlim ve sûfîlerinden, aynı zamanda Diyûbend Medresesi'nin kurucularından olan Reşîd Ahmed Gengûhî'nin yanında seyrü sülûke başladı.

Tahsilini tamamladıktan sonra Mezâhirü'l-ulûm'da yardımcı hoca olarak göreve başlayan Sehârenpûrî ilki 1877, sonuncusu 1926 yılında olmak üzere hac maksadıyla yedi defa Hicaz'a seyahat etti. Geçtiği yerlerde âlimlerle görüşerek seyahatlerini ilmî sefere çevirdi. İlk hac yolculuğunda Mekke'de Şâfiî müftüsü Ahmed Zeynî Dahlân'dan, Medine'de Abdülganî el-Müceddidî'den, memleketine döndükten sonra da Abdülkayyûm Budhânevî'den hadis icâzeti aldı. 1879'daki ikinci hac yolculuğunda Mekke'de sûfî İmdâdullah Tehânevî'nin yanında kaldı ve bir yıl sonra dört tarikten aldığı icâzetle halifesi oldu. Ülkesine dönünce büyük bir sevgiyle bağlandığı Reşîd Ahmed Gengûhî'den icâzet alarak onun da ilk halifesi oldu.

1906'da yaptığı üçüncü hac ziyaretinde Medine'de görüştüğü Şâfiî müftüsü Seyyid Ahmed el-Berzencî'den, 1911'de Bedreddin eş-Şâmî'den mükâtebe yoluyla hadis icâzeti aldı. Onun Hint alt kıtasındaki isnatları hocaları olan Diyûbend ulemâsı vasıtasıyla Şah Veliyyullah Dehlevî'ye ulaşmaktadır. Sehârenpûrî, Mezâhirü'l-ulûm'daki ilk vazifesinin ardından 1890'da Diyûbend Dârülulûmu'na müderris tayin edildi. Burada altı yıl vazife yaptıktan sonra şeyhi Gengûhî'nin emriyle Mezâhirü'l-ulûm Medresesi'ne döndü ve başmüderris sıfatıyla otuz yıldan fazla sürecek olan tedrîs, telif, fetva ve irşat faaliyetlerine başladı.

1907'den itibaren başkanlığını da üstlendiği bu medrese onun döneminde büyük şöhret kazandı. Muhammed Yahyâ Kandehlevî, Muhammed Enver Şah Keşmîrî, Muhammed İdrîs Kandehlevî, Zafer Ahmed Tehânevî, Cemîl Ahmed Tehânevî, Hüseyin Ahmed Medenî, Bedr Âlem Mîretî, Muhammed Hayat Senbehlî, Feyzülhasan Gengûhî, İşfâkurrahman Kandehlevî, Abdurrahman Kâmilpûrî ve Muhammed Eyyûb Sehârenpûrî gibi âlimler onun talebeleri arasında yer aldı. Tedrîs ve irşat faaliyetlerini yürüttüğü dönemde Sehârenpûrî hadis, fıkıh, kelâm, tasavvuf, ilm-i hilâf ve cedel konularında kitaplar ve risâleler kaleme aldı.

1335 (m. 1916-17) yılında başladığı ve Bezlü'l-mechûd fî halli Ebî Dâvûd adını verdiği eserini hac için gittiği Medine'de tamamladı ve bu münasebetle büyük bir ziyafet verdi. Hacdan sonra kaldığı Medine'de 15 Rebîülâhir 1346'da (12 Ekim 1927) vefat etti, cenazesi Bakı' Kabristanı'na defnedildi. İki evliliğinden İbrahim ve Münîrünnisâ adlı çocukları olan Sehârenpûrî siyasetten uzak durur, Müslümanların ve talebelerin dertleriyle ilgilenir, hakkı söylemekten çekinmez ve sünnete uymaya özen gösterirdi.

Eserleri: 1- Bezlü'l-mechûd fî halli Ebî Dâvûd. Ebû Dâvûd'un es-Sünen'inin şerhi olup müellifin ömrünün sonlarına doğru bütün birikimini ortaya koyduğu eseridir ve yaklaşık on yılda tamamlanmıştır. 2- El-Mühenned ale'l-müfenned 3- Hidâyâtü'r-reşîd ilâ ifhâmi'l-anîd. 4- Mitrakatü'l-kerâme alâ mir'âti'l-imâme. 5- Tenşîtu'l-âzân fî tahkiki mahalli ezân. 6- Berâhîn-i Katıa. 7- İtmâmü'n-ni'am alâ tebvîbi'l-hikem. 9- Fetâvâyı Mezâhirü'l-ulûm.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası