Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Abdurrahman bin Muhammed; künyesi, Ebu Bekr Serahsî'dir. 439 (m. 1047) senesinde Basra'da vefat etti. Kadılkudat Ebu Abdullah Dameganî'nin talebeleri tabakasındandır.
Fıkıh ilmini, Ebü'l-Hasan Kudurî'den öğrendi. Sonra Horasan memleketlerine gitti. Mansur Müşteri tarafından Basra kadılığına tayin edildi. İbn-i Müşteri, ilim ehlini koruyan, çok yardımda bulunan, Şafiî mezhebinden bir zattı. Basra'ya vardığında, Züz-Seadet vezir idi. Faziletli ve edip bir zattı. Serahsî, Basra'ya kadı olarak gönderilince, ilk gün henüz onu tam tanıyamamıştı. İlimdeki derecesini görmediği için, onu oraya tayin eden İbn-i Müşteri'ye mektup yazarak şöyle dedi. “Keşke buraya garip ve fakir bir zatı göndermeseydiniz. Burada; sayılı, zengin ve âlim kimseler vardır.” Bu mektup, onu tayin eden İbn-i Müşteri'ye varınca, mektubu yanındakilere gösterip, onun, ilimdeki ve dindeki üstünlüğünü vezire bildirmek, anlatmak gerekiyor dedi. Orada bulunanlar, onun anlatılmaya ve övülmeye hiç ihtiyacı yok. Onu anlayıp itiraf etmeleri gecikmez. Şimdi anlayamadılarsa da, yakında onun büyüklüğünü anlayacaklar, dediler.
Gerçekten ertesi gün vezirden Serahsî'nin üstünlüğünü anladıklarını ve önceki mektuplarından dolayı özür dilediklerini bildiren bir mektup geldi. Vezir onun üstünlüğünü anlayınca, çok izzet ve ikramda bulundu. Vezir, âlimlere ve ilim ehline çok hürmet ve yardım eden bir zattı. Serahsî, iki defa Basra kadılığına tayin edildi. İlk tayininden bir müddet sonra, kendi isteği ile ayrıldı. Sonradan ikinci defa bu vazifeye tayin edildi. Züht ve takvasıyla meşhur olup, vefat edeceği günün gecesi, yatsı namazının abdesti ile, sabaha kadar namaz kıldı. Sabah namazını da kıldıktan sonra vefat etti. Tekmiletü't-tecrid ve Muhtasar adlı eserleri vardır.