Erzurumlu müderris ve Nakşî şeyhi. 1231 (M. 1816) yılında doğdu. 1314 (M. 1896)'da Erzurum'da vefat etti. Erzurum müftüsü Solakzade Sadık Efendi'nin dedesidir. Nakşibendî Esad Paşa Şeyhi müntesiplerinden olduğu söylenir. Solakzade denilmesinin sebebini ise torunu Müftü Sadık Efendi şöyle açıklar: “Dedem Ahmed Tevfik Efendi'nin babası Hacı Lütfullah Ağa yarım kan Arap atı besler ve beslediği bu atlarla Erzurum ve çevresinin geleneksel atlı sporlarından cirit oyunlarına katılırmış. Cirit sopasını sol eliyle tutup attığından kendisine solak, çocuklarına da solak'ın oğlu anlamına Solakzade denilmiştir.”
Ahmed Tevfik Efendi dört yaşında Kur'an-ı Kerim okumaya ve medrese tahsiline başladı. Kısa zamanda icazet aldı. İbrahim Paşa Medresesine müderris oldu ve aynı zamanda İbrahim Paşa Camiinde senelerce vaaz ve nasihati ile halkı irşat etti.
Ahmed Tevfik Efendi zenginlerden ihsan kabul etmez, kendi kazancı ile hayatını idame ettirirdi. Edepli, kibar, alçak gönüllü, hoş sohbet, hep halkın arasında olmaktan hoşlanan bir velîdir. Tarihçe-i Erzurum müellifi Mehmed Nusret Efendi, bu zattan bahsederken, “Onu ilk defa gören kemal-i heybetinden ürperirdi, sohbetine katılan ise saatlerce sohbetinden ayrılmak istemezdi. Bu iki fazilet Peygamber Efendimizden hakikî âlimlere miras manevî hâldir.” der.
Ahmed Tevfik Efendi geç evlenir. Bunun için şöyle bir hikaye nakledilir: Çok yağmurlu bir günün gecesinde Erzincankapı'da olan evine giderken önünü büyük bir su birikintisi keser. Efendi hazretleri bir türlü yol bulup geçemez. O esnada oradan geçen bir sarhoş, durumu fark eder. Hoca Efendiyi sırtına alıp geçirmek ister. Her ne kadar istemese de, Hoca Efendi sarhoşun ısrarlarına dayanamayıp, sırtına binmeye mecbur kalır. Su birikintisinin ortasına gelindiğinde, sarhoş der ki: “Hocam ya babama yedi Fatiha okursun, ya da seni su ortasına bırakırım.” Hoca Efendi ellerini kaldırarak Fatihaları okur, karşı tarafa geçirilir. Elini öpen sarhoş uzaklaşır gider. Bu durumla şaşkınlığa düşen Ahmed Efendi, “Evladın sarhoşu bile babaya sahip ise, ben nice dururum” der. Evlenmeye karar verir. Münasip birisini bulur, evlenir. Bu evlilikten, Müftü Solakzade Sadık Efendi'nin babası ve uzun yıllar Erzurum Müftülüğü yapan Hamid Efendi dünyaya teşrif eder.
Solakzade Ahmed Efendi, ölümünden bir iki gün evvel yanına muayene için gelen doktora Fuzulî'nin şu beytini okuyarak, hastalığından kurtulamayacağını işaret eder:
“Çare-i bi hudemi sordum mualicden dedi Derd, derd-i aşk ise mümkin değil sıhhat sana”
Kabri Erzincankapı mezarlığından, Asri Mezarlığa nakil edilmiştir.