Erzurum'un manevi önderlerinden. 1350 (m. 1931) yılında Erzurum Taşkesen Köyü'nde dünyaya geldi. İlk tahsilini Taşkesen Köyü medresesinde dayısı ve kayınpederi Şeyh Şahabeddin Efendi yanında yaptı. Daha sonra Horasan Yüzören Köyü'nde Şeyh Muhammed Efendi, Taşkesenli Molla Alaaddin Efendi ve Karayazı Erenler Köyü'nde Şeyh Yahya Efendi gibi zatlardan kelam, hadis, tefsir, fıkıh ve mantık dersleri aldı ve son olarak yine dayısı ve kayınpederi Şeyh Şahabeddin Efendi'nin yanında tahsilini bitirdi.
Nurşinli Ziyaeddin Nurşini'nin torunu Şeyh Muhammed Maşuk Efendi'nin halifesi Yüzören Köyü İmamı Taşkesenli Şeyh Muhammed Efendi'nin yanında manevî ders alarak hilafet ünvanını aldı. Uzun yıllar Taşkesenli Vakfının fahri başkanı idi. Yıllar boyu Erzurum Taşkesen Camii'nde, Demirciler Çarşısı'nda, Sanayii Mahallesi'nde, Çukurevler'de ve Mahallebaşı gibi semtlerde bulunan birçok camiide vaaz eden Şeyh Zeki Hocaefendi, bütün Erzurum'un sevdiği ve saygı duyduğu bir hoca olarak hayatını sürdürdü. Çeşitli kesimlerden birçok insanın ziyaret ettiği Zeki Efendi, kendisine sorulan sorular karşısındaki açıklayıcı ve tatmin edici cevaplarıyla da meşhur olmuştur.
Yaşadığı süre içinde Allah'a kulluk vazifesinden başka bir şey düşünmemiş, insanlığın içinde bulunduğu kötü gidişe dur diyememenin acısıyla geceler boyu göz yaşı dökmüş, onlarca talebe yetiştirmiş Şeyh Zeki Efendi 1423 (m. 23 Nisan 2002) Salı günü sabah namazını kılmak için abdest almış sünnetini kıldıktan sonra yüksek tansiyona bağlı kalp yetmezliğinden dolayı abdestli ve seccadesinin üzerinde hayata veda etmiştir. Cenazesi Erzurum'da Taşkesenli Camii bahçesinde bulunan dedesi Şeyh Ahmed Efendi'nin türbesi yanında defnedilmiştir.
Vefatı için yazılan bir kaside:
"NUR İÇİNDE YAT NUR YÜZLÜM..!"
O bizlerin yaşayan son meş'alesi idi. O hepimizin babası, önderi, büyüğü, şeyhi idi. O sadece ailemize değil tüm Erzurum'a mal olmuştu. Onun kaybı da bizlerin değil bütün Erzurum'un kaybı oldu. O'nu hepimiz daha çok arayacağız. Bütün Erzurum'un ve O'nu sevenlerin başı sağolsun.