TAŞKESENLİ ŞEYH ZİYAEDDİN EFENDİ

Şeyh Ziyaeddin Efendi Erzurum velîlerinden
A- A+

Erzurum velîlerinden. 1295 (m. 1878) yılında Bingöl'ün Karlıova ilçesi Hacılar Köyü'nde dünyaya geldi. Babasının Erzurum'a yerleşerek müderrisi olduğu Caferiye Medresesi'nde okumaya başlayan Şeyh Ziyaeddin Efendi, 17 yaşında iken sarf, nahiv, mantık, fıkıh, tefsir ve hadis ilimlerini tahsil ederek icazet aldı. Aynı zamanda babası tarafından Caferiye Medresesi müderrisliğine vazifelendirilen Şeyh Ziyaeddin Efendi, çok genç olmasına rağmen gerek Erzurum, gerekse civar illerdeki ilim adamları arasında büyük bir üne ulaşmıştır. Mantık ve nahiv ilimlerinde medreselerde okutulan bazı kitapların çetin yerleri üzerine düştüğü şerh ve haşiyeler medreseler arasında elden ele dolaştırılarak okutulmuştur. Hâlen aynı kitaplar medreselerde beğenilerek okutulmaktadır. Özellikle Molla Camii, Hallülmeakid, Şerhülmüğni ve istiare kitaplarındaki haşiyeleri çok meşhurdur.

Bir yandan müderrislik yaparken diğer yandan da babasının yanında irşat dersleri alan Şeyh Ziyaeddin Efendi'ye 25 yaşında iken irşad izni verilmiştir. Şeyh Ziyaeddin Efendi aynı zamanda Hak aşığı ve şairdir. Hakk'a ve hocasına olan aşkını Arapça, Farsça ve Türkçe gazelleri ile terennüm etmiştir. Şeyh Ziyaeddin Efendi hayatı yaşadığı müddetçe hep İslamî bilgilerin yayılması ve Peygamber Efendimizin sünnetini yaşamak ve yaşatmakla meşgul olmuştur. Daima ilimle meşgul olmuş, ömrünü insanlara doğru yolu göstermekle geçirmiştir. Çok sayıda talebe yetiştirmiştir. İnsanlar arasında saygı ve hürmete mazhar olan Şeyh Ziyaeddin Efendi aynı zamanda tevazzu içinde bir hayat geçirmiştir. Beraber yaşadıkları sürece kendisinden çok küçük olmasına rağmen kardeşi Mehmed Sırrı'ya bile daima hürmet etmiş ve saygıda bulunmuştur.

Şeyh Ziyaeddin Efendi de vatanın kurtarılması için mücadele vermiştir. Kasım 1914'deki Osmanlı-Rus Harbinde Sarıkamış Cephesinde, talebeleri başında harb ederken hastalanmış ve Erzurum'a dönmüştür. Erzurum'a geldiklerinde kısa bir süre sonra da 1 Safer 1333 (19 Aralık 1914)'de 36 yaşında iken vefat etmiştir. Taşkesenli Şeyhler arasında en genç yaşta vefat eden zâttır. Cenazesi Erzurum Taşkesenli Camii bahçesinde defnedilen Şeyh Ziyaeddin Efendi, babası Taşkesenli Şeyh Ahmed Efendi'nin türbesi yanında medfundur.

Genç yaşta vefat etmesine rağmen yetiştirdiği çok sayıdaki talebelerden bazıları şunlardır: Tortum Müftüsü Muhammed Sıddık Efendi (Müftü Mehmed Bey), Varto Köşk Köylü Molla Muhammed Efendi, Taşkesenli Molla Alaaddin Efendi, Şam Salihiye Mahallesi'nden Molla Abdulkuddüs Efendi, Dağıstanlı Molla İlyas Efendi, Siirtli İsmail Hakkı Efendi (Erzen), Erzurum'un meşhur imamlarından Hafız Ali Efendi, Tortumlu Molla Dursun Efendi ve Eleşkirtli Molla Şakir Efendi.

Şeyh Ziyaeddin Efendi'nin şiirlerinden bazıları:

I Ey seba tevcihi eyle mahmelin can eline, Bil vekale babına git kıl tevafi zeyline. Bekle, elbette uyanır gabi nazdan ol peri, Kapanup ayağına ver arzuhalin eline. Devri elesten tutuşmuş ateşi aşka gönül, Yane yane kül edüp savurma firkat yeline. Mülki alem intizam etmek dilersen şadi kıl, Gönlümü yoksa olur gark abu çeşmim seline. Bu kadar nazın geçerse canu dil divaneme, Ne acep geçmez niyazım zülfün bir tek teline. Böyle bilseydim gönül vermezdim ruhsarine, Bu ne dizdir, ermedi aklım anın tadiline. Sanmakim gülşen sarayda şem'e yanar bi ziya, Gerçi tenden can ayırmak pek kolaydır ehline...

  • II – Şuh'uma ben yar olalı başıma geldi neler, Gecem hep ahu figan, gündüzüm dert ile geçer. Hatıra şeklü siması yad olup lerze tutar, Sallunup gaysüleri ucları kalbimi deler. Perçemi bendi bela, zilifleri bir kaydi eza, Kaşları tiği cefa, kirpiği tiri kazel. Kamet'i ayni kiyamet zihini cahi elem, Gamzesi tiği ali gözleri hep fitne şer. Bahri dil cuşe gelup ismişerifin zikrile, Aşık'i bitap kılar sallanışı vakti seher. İçerden derya gibi yaşım akıp gözlerime, Silmedi rekşi hevayi sinemi zerre kadar. Raziyam ben kanımın akmasına yar eliyle, Ömrümün bakisini istemem ta vakti diğer. Hüsnünü görse bedir ruzi sürurda dilberin, Utanır şermu hayadan yüzüne perde çeker. Sohbeti zana feda nükteleri kuti kulup, Saye'i daruleman tabi ziyasında hezer...

  • III – (Bu gazel mürşidi ve babası Taşkesenli Şeyh Ahmet Efendi'nin bir irşad gezisinden dönüşü münasebetiyle söylenmiştir.) Merhaba ey bülbül i sehni sefa hoş geldiniz, Hüdhüdi kafile'i sıdk u vefa hoş geldiniz. İd-i ekberdir kudumun kıdemen kurban olayım, Hacc'i ekberdir tavafın merhaba hoş geldiniz. Gözümün sürmesine haki nialin çekerim, Dösbina'leyke cüfuni Ahmeda hoş geldiniz. Sohbeti süphi eleste sen ile hem dem idim, Handa kaldın sakiyi bezmi lika hoş geldiniz. Bu letafetli hevade sağeru meyle geliş, Meclisi üşşake misbahi hüda hoş geldiniz. Bendi egyare beni kıldın giriftar neyleyim, Bu deme şekva yakışmaz siz hele hoş geldiniz. Ateşi hicrin dile şeydayi ger yakmışsada, Şimdi oldun yareme ayni şifa, hoş geldiniz. Ay hayalin sineme ateş füzundur her zaman, Sinemin teskinine badi seba hoş geldiniz. Şahide üşşake sensiz bezminuş bidar olur, Lütfeyle bu bezmi kıldın pür ziya, hoş geldiniz.
Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası