Mekke'nin fethi günü Müslüman olan kadın Sahabilerden. Ebu Talib'in kızı ve Hazreti Ali'nin kız kardeşidir. Annesi Hazreti Fatıma binti Esed, öz adı Fahite'dir. Doğum ve vefat tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. 50 yılına kadar yaşadığı, Hazreti Ali'den sonra Hazreti Muaviye zamanında vefat ettiği rivayet edilmektedir.
Hazreti Ümmü Hani; mert, cesur ve güzel ahlâklı idi. Peygamber Efendimiz sekiz yaşından itibaren amcası Ebu Talib'in yanında büyüdüğünden onu çok iyi tanır ve öz kız kardeşi gibi severdi. Onun istek ve arzusunu hiç geri çevirmezdi. Hazreti Ümmü Hani de, Peygamber Efendimizi aynı şekilde sever ve ona hürmette kusur etmezdi.
Peygamberimiz hicretten bir yıl önce Taif'e gidip, Taif halkına bir ay nasihat edip, onları iman etmeye davet etmişti. Taif halkından hiç kimsenin iman etmemesi ve işkence yapmaları üzerine Mekke'ye dönmüştü. Çok üzgün idi ve her taraf düşman dolu idi. Peygamberimiz Taif'ten döndükten bir müddet sonra bir gece Mekke'de Ümmü Hani'nin Ebu Talib Mahallesinde bulunan evine geldi. Ümmü Hani, o zaman iman etmemişti. “Kimdir o?” dedi. “Amcan oğlu Muhammed'im, kabul edersen, misafir geldim.” buyurdu. Ümmü Hani; “Senin gibi doğru sözlü, emin, asil, şerefli misafire can feda olsun. Yalnız teşrif edeceğinizi önceden bildirseydiniz bir şeyler hazırlardım. Şimdi yedirecek bir şeyim yok.” dedi.
Peygamberimiz; “Yiyecek içecek istemem, hiçbiri gözümde yok. Rabbime ibadet etmek, yalvarmak için bir yer bana yetişir.” buyurdu. Ümmü Hani Resulullah'ı içeri alıp, bir hasır, leğen, ibrik verdi. Gelen misafire ikram etmek, onu düşmandan korumak, Araplar için en şerefli vazife sayılırdı. Bir evdeki misafire zarar gelmesi ev sahibi için büyük yüz karası olurdu. Ümmü Hani düşündü; bunun Mekke'de düşmanları çok, hatta öldürmek isteyenler var, şerefim için, sabaha kadar onu gözeteyim dedi. Babasının kılıcını alıp, evin etrafında dolaşmaya başladı.
Resulullah o gün çok incinmişti. Abdest alıp yalvarmaya, af dilemeye, kulların imana gelmesi, saadete kavuşmaları için duaya başladı. Çok yorgun ve üzüntülü idi. Hasır üzerinde uzanıp uyuyuverdi. O anda Allahüteala Cebrail Aleyhisselam'ı gönderip Habibini davet etti. Resulullah'ın miracı bu gece oldu. (Bkz. Muhammed Aleyhisselam).
Ümmü Hani, kocası Hübeyre bin Ebu Vehb'in müşrik olması sebebiyle hicret sırasında iman etmemiş olarak Mekke'de kalmıştı. Durum Mekke'nin fethine kadar devam etti. Mekke'nin fethedildiği gün kocası Hübeyre, Müslümanların her tarafı kuşattığını görünce, korkusundan gizlice, şair arkadaşı Abdullah bin Zibara ile birlikte Mercan'a kaçtılar ve orada bir kaleye sığındılar. Bu durumu gören Ümmü Hani, İslam dinini kabul ederek Kureyş kadınlarından on kişilik bir grupla Peygamberimizin yanına gelip Müslüman oldu.
Peygamberimiz daha sonra Hazreti Ümmü Hani'in evinde abdest alıp sekiz rekat (kuşluk) namazı kıldı. Su ile ekmek ıslatıp, tuz ve sirke de koyarak yedi. Daha sonra Peygamberimiz; “Ey Ümmü Hani, sirke ne iyi yemektir. Sirke bulunan ev fakir olmaz!” diye iltifatta bulundu. Peygamberimiz, Hazreti Ümmü Hani iman edip, Müslüman olduktan sonra, ona çok iltifatta bulunurdu. Fırsatını buldukça onun ziyaretine giderdi. Hazreti Ümmü Hani çok ibadet eder, nafile oruç tutmayı çok severdi. Ümmü Hani yine nafile oruca niyetli olduğu bir gün, Peygamberimiz onu ziyarete gitti. Her zamanki olduğu gibi Ümmü Hani, Peygamberimize kase ile şerbet ikram etti. Peygamberimiz içtikten sonra dua ederek, içinde az bir şerbet bulunan kaseyi geri vererek içini buyurdular. Hazreti Ümmü Hani nafile oruca niyetli olduğu halde Peygamberimizi sevdikleri ve ona çok hürmet ettikleri için dayanamayıp, kasedeki şerbeti içtiler. Daha sonra Peygamberimiz durumu öğrenip, kendilerine orucu neden bozduğunun sebebini sordular. Hazreti Ümmü Hani; “Ya Resulallah! Size karşı olan sevgimden, hürmetimden dolayı artığınızı içtim ve emrinizi geri çeviremedim.” dedi.
Hazreti Ümmü Hani'nin; Peygamberimiz'den çok az hadis-i şerif naklettiği rivayet edilir. Kendisinden de oğlu Cünd, Yahya, Ebu Mürre, Ebu Salih hadis naklinde bulunmuşlardır.