Kuzey Afrika'da yetişen evliyanın büyüklerinden. 794 (m. 1391) tarihinde As Abbas köyünde doğdu. 881 (m. 1476)'da Bicaye'nin Samakra köyünde vefat etmiştir. Küçük yaşta yetim kalmış annesi tarafından büyütülmüştür. Çeşitli beldelere ilim yolculuğu yapmış, Samakra köyüne gelip Şazilî yoluna girmiştir. Toplam 14 sene karanlık bir mağarada halvet etmiştir. Sonra Samakra'da irşada başlamış ve Bicaye bölgesinde etkili olmuştur. Burada evlenmiş ve üç erkek çocuğu olmuştur. Samakra'da bir cami yaptırmıştır. Kabri üzerine yapılan türbe ve müştemilatı medreseye çevrilmiş ve bugün Şeyh Yahya İdilî Zaviyesi diye bilinmektedir.
Büyük velilerden olduğuna pek çok âlim şehadet etmiştir. Evliyanın büyüklerinden olan Vaglisiyye ve Kaside-i Bürde şarihi, pek çok kıymetli eserin sahibi Abdurrahman Sebbag, Yahya İdilî'nin kutub denilen büyük evliyadan olduğunu bildirmiştir. Onun fıkıh ve ahlâk ilimlerinde yüksek mertebede olduğuna şehadet etmiştir.
Kerametleri: Bir mescit yapılacaktı. Mescidin kıblesini tayin ederken ihtilaf edildi. Bazı insanlar kıblenin bir yönde; bazıları da başka yönde olduğunu söylediler. Bunun üzerine Yahya İdilî, kıble tarafında bulunan dağa; “Alçal!” diye seslenince dağ alçaldı ve Kâbe-i Muazzama gözüktü. Orada bulunanların hepsi, Kâbe-i Muazzama'yı gördüler.
Şeyh Zerruk, Yahya İdilî'ye çok hürmet ederdi. Çünkü bâtın (tasavvuf) ilmini ondan almış idi. Bir gün bir kelimenin harfleri hakkında ihtilaf edildi. Hemzeli mi, yoksa hemzesiz mi olacak diye Yahya İdilî'ye sordular. O da hemzeli olacak, dedi. Şeyh Zerruk'un içinde az bir şüphe olup böyle olduğuna tam kanaat getirememişti. Yahya İdilî, Şeyh Zerruk'un başını okşayarak; “İşte Levhi'l-mahfuz, bak!” dedi. Allahü teala, Zerruk'un gözünden perdeyi kaldırdı ve Levhi'l-mahfuzu gördü. Yahya İdilî'nin buyurduğu gibiydi.
Yahya İdilî'nin topladığı Vezaif-i Şazilî'nin yazma nüshasının ilk sayfası Eser Bicaye Hediye yazma eserler Kütüphanesindedir.
Yahya İdilî hazretlerinin Türbesininde bulunduğu Samakra'daki Zaviye'nin girişi (sağda) ve Yahya İdilî'nin Türbesinin uzaktan görünüşü (solda).
Büyük âlim Tevatî, talebelerinden birini zeytin yağı getirmesi için Yahya İdilî'ye gönderdi. Yahya İdilî, gelen talebeye bir miktar zeytin yağı verdi. “Hocanız Tevatî'nin yanına varıncaya kadar kimseye bir şey söylemeden götürünüz.” dedi. Talebe, yolda bazı arkadaşlarına rastladı. Onlar o talebeye hâl hatır sordular. O da Yahya İdilî'nin sözünü unutarak onlarla konuştu. Becaye'ye geldiğinde bir de baktılar ki kapların içinde sadece zeytin kabukları var. Meseleyi hocaları Tevatî'ye anlattılar. Tevatî onlara; “Eğer tembihe uyup sussaydınız, arkadaşlarınızla yolda konuşmasaydınız böyle olmazdı. Emre muhalefet ettiniz, böyle oldu.” dedi. Vazife-i Şazilî'den başka bir eseri bilinmemektedir.