Son devir fıkıh ve hadis âlimi. 1287 (m. 1870) senesinde Bolvadin'de dünyaya geldi. 1357 (m. 1938) yılında aynı kasabada vefat etti. Kabri, eski mezarlıktadır. Eşraftan Yunuszade Abdülkadir Efendi'nin oğludur. Yunuszadeler, miladî on sekizinci asra kadar Hamidiye köyü yakınında Garkın Türkmen aşiretinin yaşadığı Kureyş köyünde sakin idi. Eşkıya tecavüzleri sebebiyle köy dağılmış; ahalinin bir kısmı Afyon'a, bir kısmı da Bolvadin'e yerleşmiştir.
Ehl-i sünnet itikadını müdafaa eden, fıkıh sahasında reformist fikirleriyle tanınan dinde reformculara cevap veren Yunuszade Ahmed Vehbi Efendi.
Yunuszade Ahmed Vehbi Efendi'nin son zamanlarına ait bir resmi. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen Yunuszade Divan edebiyatının inceliklerine hakim olup, bir hayli şiiri vardır.
Ahmed Vehbi Efendi, ilk tahsilini Bolvadin medresesinde yaptı. İstanbul'da Fatih Medresesi'ni bitirdi. 1312 (m. 1894)'de Şam'a gitti. Hadis-i şerif tahsil etti. Bu ilimde ihtisas kazandı. Dönüşünde Bolvadin Nebi Efendi Medresesi'nde müderrislik yaptı. Yunan Harbi esnasında milli kuvvetlere destek verdi. Zamanın Niğde mebusu miralay Halil Nuri (Yurdakul) millî mukavemeti teşkilatlandırmak üzere Bolvadin'e gelip Yunuszade Vehbi Efendi'nin yardımını istemiş, Vehbi Efendi kendisine “Oğlum¸ sana düşüncelerimi nazmen izhar edeceğim (açıklayacağım). Onu çoğaltırız. Hepsinin altını imzalayacağım. İcap ederse namaz seccademi heybeme kor, seninle yola düşer, son nefesimi gazaların bu en ulvîsinde irşat yolunda veririm. Sen karıncanın ibretini bilir misin? Bak¸ anlatayım da hatırla: Karıncaya sormuşlar: – Nereye gidiyorsun? Cevap vermiş: – Hacca gidiyorum. Gülmüşler. – Bu bacakla mı? O yürümeye devam etmiş. – Hiç olmazsa yolunda ölürüm ya¸ demiş. İşte biz bu dinin gerçekten mürşitleri isek tutacağımız yol budur”. Ertesi günü bu yolda düzdüğü bir şiiri Nuri Bey'e verdi. teksir olunan nüshaların altını imzaladı. Bu şiir şöyledir:
Pek büyük hizmetleri sebketti İslamiyet'e¸
Cinsinin uğrunda candan vazgeçen imana bak,
Düşman-i din karşısında yüz çevirmez bu yiğit,
Sine-i pakinde sabit şu'le-i imana bak.
1338 (23 Nisan 1920) tarihinde Ankara'daki meclis açılışına katılan ve müderris Abdullah Azmi Efendi'nin gayretleriyle kurulan mehter takımının elindeki bayrakta siyah zemin üzerine beyaz yazı ile yazılmış şu satırları Vehbi Efendi yazmıştır: “Müslümanlar! Beklediğimiz kıyamet bu günlerdir. Birleşelim, kurtuluruz! 20 Temmuz 1336.”
Yunuszade Ahmed Vehbi Efendi'nin Bolvadin Eski Mezarlıkta bulunan kabri.
Bolvadin'de Tahtalı Cami civarındaki medresesinde talebe yetiştirdi. Sırat-ı Müstekim, Sebilürreşad, Tevhid-i Efkar, Hayrülkelam isimli mecmua ve gazetelerde yazılar yazdı. Ehl-i sünnet itikadını müdafaa eden, fıkıh sahasında reformist telakkileriyle tanınanlara bilhassa İzmirli İsmail Hakkı gibi dinde reformculara cevap veren gelenekçilerin safında yer aldı. Arapça ve Farsça dışında İzmir'de bulunduğu sırada Rumca öğrenmişti. İncil'e ve Hıristiyan dininin geleneklerine vakıf idi. Hatta Büyük Taarruz'un ne zaman başlaması gerektiğini kendisine soran Kemaleddin Sami Paşa'ya 26 Ağustos'un yortu günü olduğunu, o gün erinden subayına kadar hepsinin sarhoş olacağını, bu tarihte taarruzun münasip geleceğini söyledi. Öyle yapıldı. Divan edebiyatının inceliklerine hakim olup, eski usulde hayli şiiri vardır. Şiir ve nesirlerini bir defterde toplamış ise de 1347 (m. 1928) yangınında evi ve kitapları ile beraber yanmıştır. Hatırlayabildiklerini tekrar kaleme almıştır. Vehbi Efendi Bolvadin'de vefat etti. Eski mezarlığa defnolundu. Edebiyat muallimi Şahabeddin Ünlü ve Said Ünlü, Vehbi Efendi'nin torunudur.