Doğubayezid'de yetişen velî ve âlimlerden. Tam adı Yusuf bin Fakih Şerif bin Mahmud Etopçi bin Abdurrahman el-Punaşi'dir. 1302 (m. 1885) yılında Doğubayezid ilçesinin Zengezor köyünde doğmuştur. Dedelerinden Abdullah Efendi Ahmed Hanî zamanında Doğubayezid'e gelmiştir ve Sisli Taş köyünde medfundur. Halife Yusuf diye de tanınır.
Halife Yusuf hazretlerinin Ağrı Doğubayazıt ilçesi Seslitaş Köyü'nde bulunan türbesi (sağda) ve türbe içindeki sandukası (solda).
Yusuf Doğubayezidî'nin Tuhfetü's-Sıbyan adlı eserinin kapak sayfası. Yusuf Efendi, zamanın bir çok âliminden ilim okudu. Tasavvuf ilimini ve hilafetini hicri 1341 yılında Şeyh Seyda'nın halifesi Şeyh Muhammed Nuri ed-Derşevî efendiden almıştır. Şeyhinin vefatı üzerine 1350 yılında İbrahim Hakkı Zibarî'den Nakşî yolundan hilafet aldı. Ayrıca 1351 yılında Ahmed Şeref Kadirî'den de Kadirî yolunda hilafet aldı. Böylece her iki tarikatta talebe yetiştiriyordu. Topçu soyadını alan Yusuf Efendi'nin üç oğlu ve üç de kızı vardı. Büyük oğlu Şeyh Mustafa 1327 yılında Cizre'ye bağlı Hedil köyünde doğdu. Ailesinden tasavvuf terbiyesi ve ilim öğrendi. İcazetini ise Şeyh Seyda diye tanınan Muhammed Said'den aldı.
Şeyh Yusuf'un ikinci oğlu Muhammed Nuri de Şeyh Seyda'nın halifelerindendir. Şeyh Yusuf Efendi 40 yıl boyunca gündüzleri oruç tutmakla geceleri ihya etmekle ve talebe yetiştirmekle meşgul olmuş ve 1384 (m. 9.2.1965) senesinde vefat etmiştir. Yusuf Efendi bir çok eser yazmış ve çeşitli dillere tercüme edilmiştir. Bazı eserleri: Tuhfetü'l-amilin, Tuhfetü's-sıbyan, İrşadü'l-ibad ve Mec'mau'l-Mesail, Tuhfetü'z-zakirin, Feraiz ve bir çok hutbe manzum olan takrizleri vardır.
Çok iyi bir şair olup bir Divanı vardır. Divan'ının başında, Başkalarının artıkları ile yaşayanların, sürülerini koruyamayacaklarını bildirmektedir. Cahillerin âlimlerin yerine, tilkilerin de aslanların yerlerine oturmalarını doğru görmemekte ve isabetli kararlar vermektedir. Şöyle demektedir: "Ey cahil, evi yıkılmış ve viran olmuş kişi, aslan ve kaplanların olduğu meydana çıkmayı iddia etme. Sen daha o kadar ahmaksın ki babalarının ve dedelerinin dilini dahi bilmiyorsun. Bundan utanmalı ve hâyâ etmelisin. Eğer cehalet hastalığı illetinden kurtulup şifa bulmak ve doğru yoldan ayrılmayıp başka yollara meyletmemek istersen İrşadül ibad ve mecmaul mesail kitabını eline al, gece ve gündüz oku ve kendine hamail (muska) edin. Dini ve edebi olmayan cahile kulak verme. Bil ki din itikattır, inanmaktır. Bu fakir (Şeyh Yusuf) kusurludur ve günahsız değildir. Bu yüzden onun bu sözleri aziz ve değerli değildir deme. Bilmiş ol ki, bal da değeri olmayan bir böcekten meydana gelir, fakat bir çok hastalıklara da şifa verir. Gaye onu yemektir. Kaşık, ister tahta olsun, ister demir olsun fark etmez. Sana lazım olan dinini öğrenmektir."