BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Bachelet, "Myanmar'daki durumun tam anlamıyla bir çatışmaya doğru gitmesinden korkuyorum. Devletler, Suriye'de ve başka yerlerde geçmişte yaşanan ölümcül hataların tekrarlanmasına izin vermemelidir." dedi.

Bachelet, yaptığı yazılı açıklamada, "(Myanmar'da) 2011'de Suriye'nin net yansıması (tekrarı) var. Orada da barışçıl protestoların açıkça gereksiz ve orantısız güçle karşılaştığını gördük. Devletin kendi halkına yönelik acımasız ve ısrarlı baskısı, bazı kişilerin silahlanmasına ve ardından ülke çapında aşağı doğru ve hızla genişleyen bir şiddet sarmalına yol açmıştı." uyarısında bulundu.

Dönemin İnsan Hakları Yüksek Komiseri'nin, uluslararası toplumu Suriye'deki durumun bir felakete dönüşebileceği konusunda uyardığını anımsatan Bachelet, Suriye iç savaşının son 10 yılda milyonlarca sivil açısından korkunç sonuçlar doğurduğuna dikkati çekti.

Bachelet, Myanmar'daki protesto gösterilerinde 3 bin 80 kişinin gözaltına alındığına ve 23 kişinin de gizli yargılamaların ardından idam cezasına çarptırıldığına dair haberler olduğuna işaret etti.

Devletleri, Myanmar'ın askeri liderliğini halkına yönelik baskı ve katliamlarını durdurmaya zorlamak için acil, kararlı ve etkili tedbirler almaya davet eden Bachelet, "Myanmar'daki durumun tam anlamıyla bir çatışmaya doğru gitmesinden korkuyorum. Devletler, Suriye'de ve başka yerlerde geçmişte yaşanan ölümcül hataların tekrarlanmasına izin vermemelidir." çağrısında bulundu.

Myanmar'da askeri darbe ve seçilmiş hükümet üyelerinin gözaltına alınmasına karşı yapılan protesto gösterilerinde, güvenlik güçlerinin silahlı müdahalesi sonucu ölenlerin sayısı 710'a yükselmişti.

Orta Doğu'da "Arap Baharı" olarak adlandırılan olayların sürdüğü 15 Mart 2011'de Dera ilinde bir grup öğrencinin okul duvarına, Beşşar Esed'e hitaben, "Ey doktor (Beşşar Esed) şimdi sıra sende" yazmasıyla Suriye'deki halk ayaklanmasının fitili ateşlenmişti.

Myanmar'daki askeri darbe

Myanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilimin yükselmesinin ardından 1 Şubat'ta yönetime el koymuştu.

Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere, pek çok yetkiliyi ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve bir yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.

Ülkede geniş katılımlı gösteriler sürerken gözaltındaki üst düzey hükümet yetkililerinin askeri mahkemede yargılanmalarına devam ediliyor.