Rusya ve Suudi Arabistan arasındaki petrol gerilimiyle başlayan, ardından yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınıyla devam eden petrol krizi, Doğu Akdeniz’de de oyun planlarını tamamen bozdu. Bu süreçte 20 doların da altına gerileyen ve uzunca süre fiyatı ucuz kalması beklenen petrol fiyatları sebebiyle, Akdeniz’e komşu ülkeler ile uluslararası aktörler, Doğu Akdeniz’de yürüttüğü arama faaliyetlerini sorgulamaya başladı.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, Doğu Akdeniz’deki enerji şirketlerinin çalışmalarını azalttığını söyledi. Covid-19 salgını öncesi pek çok uluslararası oyuncunun, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu başta olmak üzere dünyada kilit rol oynayan bölgelerde politikalar sürdürdüğünü belirten Biresselioğlu “Petrol fiyatlarındaki düşüş, bölgedeki uluslararası aktörlerin iştahını kaybetmesine yol açtı. Bunların yanında Türkiye’nin bölgede artan varlığının ve uyguladığı aktif politikanın etkisini de belirtmemiz gerekir. Salgının etkisi ile de içe dönük politikalar benimseyen devletler, şimdilik Doğu Akdeniz planlarına ara vermiş durumda. Türkiye, mevcut göstergelerin ışığında olabildiğince düşük düzeyde olumsuz etki ile bu salgını atlatabilirse, yeni yapılanmada ekonomik ve jeopolitik perspektifte daha avantajlı olacaktır. Orta ve uzun vadede Doğu Akdeniz’deki mücadelenin kaldığı yerden devam edeceğini öngörmek mümkün. Fakat bölgedeki aktörlerin bu hedefleri daha temkinli adımlarla gerçekleştirme çabası içine gireceğini söyleyebiliriz” dedi.

ÜLKEMİZLE İŞ BİRLİĞİ İÇİN YARIŞACAKLAR
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi Başkanı Oğuzhan Akyener, salgın sebebiyle düşen petrol fiyatlarının, bu alanda arama-üretim ve servis hizmetleri veren bütün şirketleri ciddi anlamda etkilediğini söyledi. Sektörde büyük bir kırılmanın yaşandığını ve bunun bir süre devam etmesinin beklendiğini ifade eden Akyener “Gaz fiyatları da düştü. Geldiğimiz noktada Doğu Akdeniz’de şirketlerin para kazanma gayesiyle riske atılabilecek bütçesi kalmadı. Örneğin bölgedeki en aktif oyuncu ENI, son çeyrekte kâr oranlarının yüzde 90’lar seviyesinde düştüğünü açıkladı” şeklinde konuştu. Doğu Akdeniz’deki ekonomik olmayan geliştirme projelerinin beş yıla kadar ertelenebileceğini vurgulayan Akyener, Türkiye için durumun farklı olduğuna işaret ederek şunları söyledi: Türkiye arama faaliyetlerini, kamusal finans desteğiyle kendi deniz alanlarında sürdürmeye devam etmekte. Yani çalışmalarını ekonomik gerekçelerle donduran şirketler gibi değil. Burası Türkiye için ‘Mavi Vatan’dır. Bu sebeple psikolojik, ekonomik ve lojistik olarak Türkiye, bölgedeki en avantajlı ülke. İlgili şirketlerin bundan sonra faaliyetlerini Türkiye ile sürdürmeleri, kendileri için mantıklı tercih olacak. İtalyanlar da Avrupa Birliği de bölgedeki küresel oyuncular da Türkiye’nin razı olmadığı bir modelin hayata geçemeyeceğinden emin oldular.

DENGELER LEHİMİZE
Türkiye, tabii kaynakların adil dağılımını talep ediyor. Anlaşmazlıkların diplomatik çözümünü istiyor. Bu amaçla iki sondaj gemisi ile devam eden aramalara üçüncüsü de katılacak. Böylece bölgede bütün ülkelerin etkinliği azalırken Türkiye’nin artacak.