EBRU KARATOSUN - Anayasa Mahkemesi (AYM), skandal bir karara daha imza atarak, başta FETÖ, PKK ve DHKP-C olmak üzere terör örgütlerinin devletin kılcal damarlarına sızmasını engellemek için memuriyete girişte güvenlik soruşturması getiren düzenlemeyi iptal etti. FETÖ’nün ve diğer terör örgütlerinin kamu kurumlarına sızmasının yolunu açan kararı değerlendiren hukukçular “Güvenlik zafiyeti doğacak” dedi. Hükûmet, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ başta olmak üzere örgüt mensuplarının devlet sızmaması için memuriyet alımlarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasına dair OHAL kararnamesi çıkarmıştı. Kararnameyle, sadece mahkeme kararlarına dayalı bilgiler değil, istihbarat birimlerinin tuttuğu ve çoğu aile üyeleriyle ilgili olan sicil fişleri kayıtları da incelenebiliyordu. Yapılan düzenlemeyle terör örgütlerinin devlete yeniden sızması engellenmişti.

CHP BAŞVURDU, AYM İPTAL ETTİ
CHP milletvekilleri Engin Altay, Özgür Özel, Engin Özkoç ve 114 milletvekili tarafından 1 Şubat 2018 tarihli 7070 sayılı Olağanüstü Hâl kapsamında düzenlemeler yapılması hakkındaki kanunun bazı maddelerinin iptali için AYM’ye başvurmuştu. AYM Genel Kurulu, kanunun memuriyete girişte ‘güvenlik soruşturması şartı’ arayan düzenlemesinin iptalini oyçokluğuyla kararlaştırdı. Yüksek Mahkeme, iptal kararlarının 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükümetti.

KİŞİSEL VERİ NİTELİĞİNDE
Kararda, anayasanın 128’nci maddesinde memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenleneceğinin hüküm altına alındığı belirtilerek bu ilke uyarınca kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin kuralların kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerektiği ifade edildi. Kararın gerekçesinde ise “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi anayasanın 13, 20 ve 128’nci maddeleriyle bağdaşmamaktadır” tespitine yer verildi.

AVUKAT GÖRÜŞMESİ DÜZENLEMESİ DE İPTAL
Öte yandan AYM, terör suçlarından tutukluların cezaevinde avukatları ile görüşmelerin kayıt altına alınması, ikilinin birbirine verdiği belgelere el konulması ve görüşmelerin sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemelerin de iptalini kararlaştırdı. Yüksek Mahkeme ayrıca, avukat hakkında örgüt veya silahlı örgüt suçlarından ya da terör suçlarından dolayı soruşturma açılmış olması durumunda da müdafilikten yasaklama kararı verilebilmesini öngören düzenlemeyi de anayasaya aykırı bularak iptal etti.

YENİ BİR KANUN ÇIKARILABİLİR
AYM’nin kararının ardından gözler kamu kurumlarının güvenlik soruşturması yapıp yapamayacağına çevrildi. Ankara Barosu avukatı Çağrı Ünsal, iptal sebebinin, soruşturma ve araştırmanın kapsamının kanunla düzenlenmemiş olmasına dayandığını belirterek “Dolayısıyla AYM kararında belirtilen hususlar çerçevesinde, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması kanunla yeniden düzenlenebilir” dedi.

HUKUKÇULAR NE DEDİ?
KARAR, TEHDİDİN BOYUTUNU ARTIRDI

Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Mehmet Sarı: AYM kararında, şahsi verileri korumaya ilişkin olarak gerekçelendiriliyor. Fakat meselenin bu kadar yalın olmadığını düşünüyorum. AYM’nin kararı, FETÖ’nün örgütsel yapısı ve buradaki irtibat ve iltisak meselesi üzerinde yeteri kadar meseleyi değerlendirme yapmadan verdiğini düşünüyorum. Karar, kamuya yönelik tehdidin boyutunu artırdı. 15 Temmuz’dan sora çıkartılan yönetmelik aslında öncesinde var olan bu güvenlik soruşturmalarına bir boyut getirmişti. Bu boyutun iptal olması, ister istemez kamuya kabullerde bir zaafa sebep olur.

GÜVENLİK ZAAFI DOĞURUR
Hukukçular Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Büşra Altunay: Tamamen güvenlik soruşturmasının iptali aslında, anayasanın 20’nci maddesine de aykırılık teşkil ediyor. Kamu ve devlet güvenliği söz konusu olduğunda veri işleme şartları gerçekleşmiş oluyor ve işlenen veriler hukuka uygun olarak işlenmiş oluyor. Elbette veri saklama ve imha politikası ile diğer ayrıntılı düzenlemeler yapılmalıdır. Kararın yanlış olan yönü; çok geniş yorumlanması. Bu karar hem kişisel verilerin korunması mevzuatına hem de anayasanın ruhuna aykırıdır. Sadece bu gerekçe ile güvenlik soruşturmasının iptal edilmesi, hem hukuka aykırı olacak, hem de güvenlik zaafı doğuracaktır.