Yücel KAYAOĞLU / ANKARA

Türkiye’de korona virüs vakaları özellikle son bir haftadır her gün yeni bir rekor kırarken, bu artışın hasta ve ağır hasta sayılarına aynı oranda yansımaması yeniden, ‘Virüsün gücünü kaybetmeye başladığı’ tartışmalarını başlattı. Bazı uzmanlar ise; Türkiye’de hakim olan İngiliz varyantının, ‘Türkiye’ye özgü bir mutasyona’ dönüşmüş olabileceğini savunuyor.  
Kısıtlamaların kaldırıldığı Mart başından bu yana vaka sayıları ve pozitiflik oranı öngörülmeyen şekilde hızla artmaya devam ediyor. Hızlı artışın en büyük sebebi mutant virüs gösterilirken, şu anda 1 kişinin 4 kişiye virüs bulaştırdığı ve özellikle hane içindeki yayılmanın eskiye oranla çok yüksek olduğu belirtiliyor. Türkiye’deki aktif vaka sayısı 350 bini aşarken, testlerin pozitif çıkma oranı yüzde 20’lere dayandı. Vaka ve pozitiflik oranının yüksek bir hızla artmasına rağmen, aktif hasta içindeki ağır hasta oranı binde 60’lar düzeyinde kaldı. Türkiye’nin ikinci pikini yaşadığı Kasım- Aralık döneminde aktif hasta içindeki ağır hasta oranı yüzde 5’e yakındı. Yapılan değerlendirmelerde, vaka artışlarının en az 10 gün daha devam edebileceği, hatta günlük 60-70 binli rakamların görülebileceği, Ramazan’ın ilk haftasından sonra ise artış eğrisinin plato çizmeye başlayacağı, oruç nedeniyle yavaşlayacak hayatın olumlu etkileri ile de vakaların düşüş trendine girileceği görüşü dile getirildi.
  
KIRILMA NOKTASI MAYIS’TA 
Sağlık Bakanlığında yapılan değerlendirmelerde, vakalardaki artışın katlanarak devam ettiği, ancak hastane kapasitelerinin henüz zorlanmadığına dikkat çekildi. Mutant virüsün etkisiyle, insanların virüsü yakalanma ihtimalinin artık çok daha yüksek olduğu belirtilerek, “Aşı olanlardan da hastalananlar var, hastanelere gelenler var. Ama ağır hastaların büyük bölümü 50-65 yaş arasında. Aşılamanın etkisiyle Mayıs’a kadar ciddi bir kırılma yaşanacaktır. Şu anda çok  kritik bir eşikteyiz. Virüsün ciddi hastalık yapma etkisi azalmış olabilir. Son alınan tedbirlerle virüsün bir adım önüne geçebiliriz. 15-20 gün bizim için kritik bir dönem. 3 hafta içinde vaka sayılarındaki azalmayı görürüz” değerlendirmesi yapıldı. 
  
KLİNİK BELİRTİLER DEĞİŞİYOR 
Vaka sayılarında her gün yeni bir zirve görülürken, hasta ve ağır hasta sayılarının aynı oranda artmaması ‘Türkiye’ye özgü bir mutasyon’ tartışmalarını da yeniden gündeme getirdi. Sağlık Bakanlığı daha önce Türkiye’ye özgü bir mutasyon tespit edilmediğini açıklamıştı. Ancak hem Sağlık Bakanlığı hem de diğer araştırmacılar son dönemde klinik belirtileri daha çok nezleye benzeyen korona virüs vakalarını yeniden incelemeye aldı. Sahadan gelen verilerde, hastanelere başvuranların büyük bölümünün artık ‘Burun akıntısı ve hapşırık’ gibi hafif semptomlarla, COVİD olmadığını düşünerek, önce kulak-burun-boğaz servislerine geldikleri, ancak pandemi servislerinde yapılan korona virüs testlerinin pozitif çıktığı tespit edildi. Klinik belirtilerin ağır seyretmemesi nedeniyle bir çok kişinin ise test yaptırmaya gitmediği belirtiliyor.   
  
VİRÜS GÜCÜNÜ MÜ KAYBEDİYOR? 
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da Türkiye’de Kasım-Aralık’a göre şu anda vaka sayıları daha hızlı artarken, hasta ve ağır hasta sayılarının aynı hızla artmadığına dikkat çekerek, “Buradan yola çıkarak, acaba virüs gücünü mü kaybediyor? Sorusu akla geliyor. Birkaç hafta sonra eğer hasta ve ağır hasta sayısı bu düzeyde kalırsa, yükseliş trendi hızlanmazsa, belki de salgının gücünü azalttığını söyleyebiliriz. Ama aynı durum Ekim- Kasım aylarında da gözlendi. Ekim’deki vaka artışı, ancak 1 ay sonra hasta ve ölüm sayılarına yansıdı. Dolayısıyla, yargıda bulunmak için kısa bir süre daha beklemek lazım. Bu kadar bekledik, bunu görmek için birkaç hafta daha bekleriz. Virüs etkisini gerçekten kaybediyor olabilir” değerlendirmesini yaptı. 
  
YOĞUN BAKIMLARIN TAMAMI COVİD’Lİ HASTADAN OLUŞMUYOR 
Hastanelerin yoğun bakım servislerinde COVİD hastaları ile birlikte başka hastalıklardan yatanların da bulunduğuna dikkat çeken uzmanlar, “Öncekinden farklı olarak şimdi hastanelerde farklı bir durum yaşanıyor. Artık insanlar 1 yılın ardından normal hastalıkları için de hastaneye gitmeye başladılar. Hastanelerdeki dolulukların yüzde 50’si diğer nedenler. Pandemi boyunca insanlar zorunlu olmadıkça hastaneye gitmiyordu. Ancak fark ettik ki; artık hastanelere normal başvurular arttı. Bu nedenle de yoğun bakımlardaki doluluğun yarısı Covid dışı. Bakanlığın da açıkladığı gibi yoğun bakımların yüzde 63’u dolu, entübe ise yüzde 27 oranında. Entübe edilen hasta sayısının bu vaka sayılarına rağmen yüksek olmamasının nedeni 65 yaş üstünün aşılanmış olması” değerlendirmesini yaptı.