MURAT ÖZTEKİN

Refik Aziz, Hocalı katliamı sonrasında Türkiye’ye yerleşen ve Türk tarihini görsel bir hafızaya dönüştüren Azerbaycanlı bir ressam... İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdüren ressam Aziz, mazinin zaferlerini, meşhur simalarını ve gündelik hayatını bugüne taşıyor. Şimdilerde Üsküdar Nevmekân Sahil’de “Sergi İstanbul” adlı sergisiyle eserleri teşhir edilen ressamdan, maceralı sanat yolculuğunu dinliyoruz...
Sovyetlerin Azerbaycan’a hâkimiyet kurduğu günlerde hayata gözlerini açan Refik Aziz, komünist sistemin baskılarıyla ressam olmuş. İlk mektepte okurken resim ödevini yapmayı unutan Aziz, merdivenlerde gördüğü bir çekici sayfaya koyarak etrafını çizmiş. Bunu beğenen hocası, Sovyetlerde yapılageldiği üzere kendisini “sınıf ressamı” ilan etmiş! O günden sonra hükmen “ressam” olan Aziz, kendini geliştirerek bunu hakikate dönüştürmüş. Akademi’den başarılara imza atıp Azerbaycan Millî Eğitim Bakanlığında görev alarak bütün köyleri dolaşmaya başlamış. Aziz, Bakü’de kendi başına “Açıköğretim Resim Üniversitesi” meydana getirip, resme meraklı çocuklara mektup vasıtasıyla ders vermiş.

HOCALI’YI ANLATMAK İÇİN GELDİ
Refik Aziz bunları yaparken Azerbaycan ile Ermenistan arasında Karabağ Savaşları başlamış ve 1992’de Hocalı soykırımı yaşanmış. Yaşanan acıları Azerbaycanlı çocuklara resmettiren Aziz “Çocuklar şahit oldukları hadiseleri resimleyerek bana gönderdiler. Daha sonra Hocalı’daki katliama şahitlik etmiş çocuklarla görüştüm. Sohbetimizden sonra bu çocuklara nasıl yardım edebilirim diye düşünmeye başladım” sözleriyle o günleri anlatıyor.
Çareyi Türkiye’de bulduğunu söyleyen Azerbaycanlı ressam “Karabağ çocuklarının sesini duyurabilmek için tek yol Türkiye’deydi. Burada onların resimlerinden bir sergi açmaya karar verdim. İzinler alarak, yüze yakın çocuk resmiyle tek başıma Türkiye’ye geldim” şeklinde konuşuyor. Bir derneğin yardımıyla 1992 yılında “Çocukların Gözüyle Karabağ Savaşı” sergisini açan Refik Aziz’in teşhir ettiği resimler çok ses getirmiş. İş adamı Bedrettin Dalan da on çocuğu okutmak istemiş ve Azerbaycanlı ressam onlarla birlikte Türkiye’de kalmış.

TÜRKİYE’DE TARİHE YÖNELDİM
İstanbul’da yaşarken tarihî resimlere yöneldiğini söyleyen Refik Aziz, sebebini ise şu sözlerle anlatıyor: Generaller benim atölyeme geliyordu. Çok popüler olunca harp akademilerine resim yapmaya başladım. Orta Asya’dan bugüne Türk tarihinde ne kadar hadise varsa hepsini resimledim. Piri Reisler, Barbaroslar, Gazi Hasan Paşalar tuvalime yansıdı... Türkiye’nin devlet müzelerinde 200’e yakın eserim oldu.
Resim yaparken tarih öğrendiğini söyleyen Aziz “Sadece ressam gibi hareket etmedim; müzeler elimin altındaydı, tarihçi askerlerden istifade ediyordum ve bir akademisyen olarak kendim tarihi araştırıyordum” ifadelerini kullanıyor. Tarih resimleri yapmasının bir misyonu olduğuna işaret eden Azerbaycanlı ressam “Türkler tarihte çok büyük işler görmüşler ama bunu çok fazla görselleştirmemişler. Bense insanlarla tarih arasında görsel bir bağ kuruyorum” diye konuşuyor.


OSMANLI TARİH YAZDI

Resim yaparken şimdiki zamanın dışına çıktığını ifade eden Aziz “O resimleri yaparken başka bir dünyanın içerisine giriyorsunuz. Osmanlılar bizim dedelerimizdi. Onlar zor bir zamanda bir devlet ve gelenek meydana getirdiler. O devlet de bir tarih yazdı. Bunu bildikten sonra sen de savaşan bir Osmanlı askeri gibi resim yapıyorsun” diyor.
Yeni sergisini de anlatan ressam Refik Aziz, İstanbul’un kendisi için çok önemli olduğunu kaydederek şunları söylüyor: Herkes bakar ama biz ressamlar görürüz. Bu şehri gerçekten görünce ne kadar eşsiz olduğunu fark ediyorsunuz. İstanbul, bir ressam için “tavuğun mısır dolu ambara girmesi” gibi. Bunu resmetmemek olmaz. Ben de son sergimde Üsküdar’ın tarihî ruhuna uygun eserler ürettim. Aziz Mahmud Hüdayi’nin büyüklüğünü hissetim. Eskide huzur var.


AZERBAYCAN'IN ARKASINDA BİR DEV VAR

“Azerbaycan arasında hem sanat köprüsü hem de fahri konsolos oldum” diyen ressam Refik Aziz “Biz hep ‘Bir Millet İki Devlet’ dedik. Karabağ’daki hadiseleri başından beri bir kazazede gibi yaşadım. Azerbaycan olarak ne zaman kafamızı biraz kaldırsak Ruslar bizi ezecek diye düşünüyorduk. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan’ın yanında olması her şeyi değiştirdi. Azerbaycan arkasında bir devin olduğunu anladı. İnşallah Karabağ’da gözyaşları en kısa zamanda tamamen sona erer. Bu zafer benim için mutluluk verici. Acının resimlerini çizmiştik, artık çok güzel resimler ortaya çıkacak” ifadelerini kullanıyor.