MURAT ÖZTEKİN

Klasik sanatlardaki değişim hızla devam ediyor. Usta hat sanatçısı Muhammet Mağ, çakıl taşlarıyla eserler üreten Neslihan Arzu Keteci ve Gülseren Özgör Dinçer’le bir araya gelerek farklı bir konseptte hat eserleri meydana getiriyor. Üç sanatçının hattı hayatın merkezine taşıma gayesiyle yaklaşık 3 senedir devam eden çalışmaları neticesinde ortaya yaklaşık 40 eser çıktı. Bu eserler Altunizade Kültür Merkezinde açılan “Farklı Bakış” adlı sergide buluştu. Biz de Muhammet Mağ’la değişmekte olan hat sanatını konuştuk…

¥ Çağdaş sanat çerçevesinde çalışan sanatçılarla bir araya gelerek, farklı malzemelerle dokulu hat eserleri meydana getirdiniz. Hikâye nasıl başladı?
Gülseren ve Neslihan Hanımların bana gelip, hat sanatına entegre modern eserler üretmek istediklerini söylemeleriyle çalışmaya başladık. Yaklaşık üç sene boyunca eserler ürettik. Picasso’nun da teyit ettiği gibi hat, bir çizgi sanatıdır. Ancak bu sanat, son asırda hayattan koparılarak mabetlere hapsedildi. Biz ise hat sanatını yeniden hayatın merkezine taşımak istedik. 

¥ Peki, hat sanatı tekrar hayatın merkezinde nasıl yer alacak?
Her toplum kendi kültürü ile üstünlüğünü gösterir. Ama biz bunu bir türlü beceremedik. Sanatta geleneğe bağlı olmalıyız ama bağımlı değil... Bağımlılık insana yeni şeyler söylemekte sıkıntılar meydana getirir. Bu ise sanatın tabiatına terstir. Günümüze kadar yüze yakın hat tarzı denendi, yazıldı. Bunlar yeni şeyler söyleyebilmek için yapılmıştı. Biz de bunu yapmaya niyetliyiz…

DEJENERE EDEREK YENİLİK YAPILMAZ
¥ Hat denilince mukaddes olanla özdeşleşmiş olan bir sanattan bahsediyoruz. Bu değişim sınırsızca olabilir mi?

Elbette biz bunu sanatı dejenere ederek yapmıyoruz. Çalışmalarımızda hiçbir harfin anatomisini bozmuyor, mesela yeni bir “vav” harfi yazmıyoruz. Var olan yazı tarzlarını, yeni form ve renklerle ifade etmeye çalışıyoruz. Hat sanatını ebru, tezhip ve seramik gibi sanatların dışında çakıl taşlarıyla birleştirerek eserler meydana getiriyoruz. 

¥  Eserlerinizdeki yazı üslupları da enteresan…
Evet, Türkiye’de unutulmuş mağribi ve kûfi gibi hat tarzlarını da meydana çıkarmak istiyoruz. Bunun yanında modern ka-ligrafi denilen Orta Doğu’da sık kullanılan üslubu da kullanıyoruz. Öte yandan pek yapılmayan bir şekilde farklı hat üsluplarını bir yazıda birleştirdiğimiz de oluyor.

ÇAĞDAŞ SANAT FUARLARINDA YER ALMALI
¥ Peki, hat sanatı, ilerleyen yıllarda yoluna nasıl devam edecek. Bütün bu yenilikler olurken klasik işler korunabilecek mi?
Klasik olarak devam edecek sanatçı arkadaşlarımız var. Geçtiğimiz asırda hat sanatı can çekişiyordu. Ustalar sanatı canlandırdı. Şimdi hat sanatını yenilemek değil, var olan şeylerle yeni bir şey söylemek zamanı. Hat sanatının, artık çağdaş sanat fuarlarında yer alması lazım. Bunun önünde psikolojik engeller var ama artık çağdaş sanat fuarları, modern hat eserlerini hoş karşılıyor diye düşünüyorum. Sanatı sektör hâline getirip pazarlayan Batı’dır. Sanatı üreten ise Doğu’dur. Doğu’nun ürettiği eserlerin pazarlanması gerekiyor. Artık “Biz de varız!” demeliyiz.