MURAT ÖZTEKİN

Akademi aslında Hollywood sinema endüstrisinin popüler filmlerini mükâfatlandırdı ama zaman zaman sanat endişesi yüksek filmler de Oscar’da öne çıktı. “Nomadland” ve “Minari” gibi sanat endişesi yüksek filmlerin favori aday olduğu 93. Akademi Ödüllerinin kazananları ise 25 Nisan’da açıklanacak. Biz de şimdiye kadar “En İyi Film” kategorisinde Oscar’a layık görülen eserlerden bazılarını derledik...

“BABA”NIN İLKLERİ
Francis Coppola’nın meşhur “Baba”sı, Oscar tarihinde ilkleri beraberinde getiren filmlerdendi. 1940’ların New York’undaki mafya düzeninden çok katmalı bir hikâyenin çıkarıldığı şaheser, 1972’deki ilk filminden sonra 1974’teki devam halkasıyla da Oscar’a layık görülerek tarihe geçti. Marlon Brando ve Robert De Niro ise aynı rolü oynayarak Oscar kazanan, ilk aktörler oldu. Serinin 1990’da çekilen üçüncü filmi ise sadece Oscar’a aday olabildi.

SERİ KATİLİN DÜNYASI
Jonathan Demme’in sıra dışı bir anti-kahramanı merkezine yerleştirdiği “Kuzuların Sessizliği”, psikolojik derinliği olan, karmaşık bir seri katil hikâyesi anlatıyordu. Eser, 1991 yılında “En İyi Film” Oscar’ına layık görülen ilk gerilim filmi olmasının yanında 4 dalda daha ödül kazandı. O tarihten sonra sinemadaki seri katiller de daha başka oldu…

O SON İŞ OLMASAYDI
Clint Eastwood’un 90’larda Western türünü yeniden gündeme taşıdığı filmi “Affedilmeyen” de unutulmaz Oscar’lı filmlerden biriydi. Suçtan elini eteğini çekmiş katil bir adam “son bir iş daha” diyerek yeniden eline silah alır ama karşısında idealist bir şerif vardır. Üzerinde düşünülesi karanlık bir hikâyenin işlendiği film, unutulmaz sahne ve diyaloglara sahip. Eser, 1993 yılında 4 dalda Oscar kazanmıştı.

UMUDUN MEYVELERİ
Yönetmen Steven Spielberg’ün bir Nazi soykırımı hikâyesi üzerinden kurguladığı “Schindler’in Listesi”, fabrika çalışanı göstererek insanları ölümden kurtaran bir iş adamına odaklanıyordu. Umudun her kapıyı açabileceğini haykıran dokunaklı eser, oldukça ses getirdi. 1994 yılında 12 dalda aday gösterildiği Oscar’da heykelciklerden 7’sini aldı.

DÜZENİN SANCILARI
Coen Kardeşlerin şaheserlerinden olan “İhtiyarlara Yer Yok” sanatsal değeri yüksek filmlerin öne çıktığı 2008 yılındaki törende “En İyi Film Oscar”ına kavuşmuştu. Çılgın bir seri katil ve onun peşinde olduğu bir adam ve şerif üzerinden değişen dünya, eserde felsefi bir şekilde sorgulanıyordu. Zihinlerden silinmeyecek karakter ve sahneleri sinemaya kazandıran film, her geçen yılda daha çok kıymetlendi.

YENİLİKÇİ PARAZİT
Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho’nun “Parazit” filmi, iki farklı aile üzerinden “sosyal adalet” üzerinde oldukça derin katmanları olan bir hikâye anlatıyor. 2019’un Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan esere, Akademi de kayıtsız kalamadı. “Parazit”, “En İyi Film” Oscar’ını alan ilk yabancı eser olarak tarihe geçti. Bu aynı zamanda Oscar’ın dar bir dünyanın dışına çıkması demekti.