MURAT ÖZTEKİN

İstanbul, dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları kendisine çeken bir şehir... Onların arasında Çin’de yaşayan Müslüman bir topluluk olan Huiler de var… Genç sanatçı Said Chuanyi Lei de yerleştiği İstanbul’da geleneksel Çin resim sanatıyla Türk motiflerini birleştirip başrolünde kedilerin olduğu resimler üretiyor. Bu yüzden “Kedi Dayı” mahlasını kullanıyor. Biz de kendisiyle buluşarak hem sanat macerasını konuştuk…

Geleneksel Çin mürekkep sanatının meşhur isimlerinden biri olan Ali Lei Gong’un oğlusunuz. Herhâlde sanatla iç içe büyüdünüz…
Babamla birlikte onun hocaları olan sanatçıların arasında çocukluğumu geçirdim. Daha çok Çin geleneksel sanatları üzerine çalışan sanatçılardan etkilendim. Çocukken babamdan ders alamadım. Çünkü bizde “Evlat babadan ders alamaz” diye bir söz vardır. 

KAN ÇEKTİ GELDİM

Sanat hayatınıza İstanbul’da devam ediyorsunuz. Ne buldunuz burada?
Hiç bilmeden geldim Türkiye’ye... Aslında Huilerin kökeninde Türk kanı da var. Belki de bu kan beni çekti. İstanbul’da en çok sevdiğim şey ise Osmanlı mirasları. Bir Hui Müslümanı olarak devamlı kendi kültürümle ortak şeyler keşfediyorum. Mesela müşterek kelimelerimiz var. Zaten Osmanlı sanatında Çin’den ilham alınmış “Hatai” gibi örnekler var. Babam da artık sanat çalışmalarını yılın bazı dönemlerinde burada yapıyor.

Resimlerinizin merkezinde olan kedilere gelirsek… Sanat maceranızın başından beri kedilere alakanız var mıydı?
Evet, çok önceden kedi çizmeye başlamıştım. Babam da bunu görüp bana kediden başka bir şey çizmeyen bir hoca buldu. O beni çok etkiledi.

İSTANBUL BİR KEDİ ŞEHRİ

Peki, kedilere seni bu kadar çeken şey ne?
Kedilerle hislerimi daha kolay yansıtabiliyorum. Kedi çizerken huzur buluyorum. Hüzünlenirsem hemen kedi çiziyorum. İstanbul’a geldikten sonra ise daha fazla kedi çizmeye başladım. İstanbul bence bir “kedi şehri”. Dünyada bu kadar kedi olan başka bir yer görmedim. Benim de “Miliku” adlı kedim var. Resim yaparken yanımda uyuyor, bana refakat ediyor. Bazı çizimlerimde yer alıyor, bazen de ilham veriyor. 

Tekniğiniz de biraz harmanlama. Hem Türkiye’den hem de Çin’den izler görmek mümkün…
Aslında tarihî kaynakları esas alarak yeni bir tarz meydana getirdim diyebilirim. Klasik Çin tekniği ile klasik Türk desenlerini birleştirmeye çalışıyorum. Ön planda kedi çizerken arka planda bazen Halı Müzesindeki bir eserdeki deseni, bazen Topkapı Sarayında yer alan bir motifi kullanıyorum. Sanat yaparken bir taraftan da tarihe dair bilgiler veriyorum.

Bu iki kültürü bir araya getirmenizin özel bir maksadı var mı?
Eskiden İpek Yolu, Doğu’dan Batı’ya sanat taşıyordu. Ben de şimdi bunun tam tersini yapıyorum. Çağdaş bir yorumla İstanbul’dan izler bulunan eserlerimi Çin’e götürüyorum. Çin’deki insanlar da bu yeni yorumdan çok etkilendi. 

Peki, kedilerin bundan sonraki yolculuğu nasıl sürecek?
Şu ana kadar kedileri paşa, hükümdar gibi erkek formlarında çizdim. Şimdi de kedileri saraylı kadın şeklinde çizebilirim. İstanbul siluetini de kedilerle birleştirmek istiyorum.

HUİLER KÜLTÜRLERİNİ KORUYAMADI

Mensubu olduğun Huilerin nasıl bir sanat geleneği var?
Hui Müslümanları Çin’de daha çok Arap harfleriyle hat sanatı yapıyorlar. Ama sanatları Çin üslubunda. Kullandığımız dil değişmiş olsa da bu sanat korundu.

Peki, bir Hui olarak kendi kültürlerinizi ne derece koruyabildiniz?
Aslında çok koruyamadık. Huiler Çin’de ayrı yerlerde dağınık olarak yaşıyorlar. Türkler, Farslar ve Arapların bir araya gelmesiyle Çinlilerle oluşmuş bir topluluğuz. Asırlar önce Farsça konuşuyorduk ama sonra Huilerin Çince soy isim alması istendi. Bu yüzden Çince konuşmaya başladık. 

Yapay zekâ sanatı Ege sahillerinde Yapay zekâ sanatı Ege sahillerinde Ouchhh Stüdyo, Zenger ve DasDas iş birliğiyle düzenlenen ‘Parallel Universe’ sergisinin ardından DasDas iş birliğiyle ‘Multiverse Portal’ sergisi Bodrum’daki Yalıkavak Marina’da açıldı.

Sanat düşmanları! Banksy’nin resmini mahvettiler Sanat düşmanları! Banksy’nin resmini mahvettiler İngiltere’de vandallar, gizemli sokak sanatçısı Banksy’nin Suffolk bölgesinde plaj duvarına çizdiği resmi tahrip etti.