Haber Merkezi ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yüzde 50+1 barajının aşağı çekilmesi tartışmalarına ilişkin “İktidar olarak ön hazırlık yapar Meclis’e getirebiliriz” dedi. Eski Bakan Faruk Çelik’in Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ile ilgili olarak “İlk turda yüzde 40 ve üzeri oy alan seçilsin. Yüzde 50+1 formülü Türkiye’yi yorar” şeklindeki açıklaması, siyasetin ana gündem maddesi hâline geldi. TBMM Genel Kurulunda, 27. Dönem 3. Yasama Yılı’nın açılış konuşmasını yapmasının ardından Meclis’ten ayrılırken gazetecilerin “Bu öneri konuşulabilir mi kampta?” şeklindeki soru üzerine Erdoğan, “Kızılcahamam’daki kampta onu konuşmamız önemli değil, onun konuşma yeri burası (TBMM). Çünkü Anayasa değişikliği gerektiriyor. O nerede konuşulacak? Burada. Biz sadece iktidar olarak kendimiz ön hazırlık yaparız. Ön hazırlığımızı buraya getirebiliriz. Onun için de tabii iktidarıyla muhalefetiyle el ele vermek ve ondan sonra da böyle bir şey hakikaten gerçekleştirilebilirse bu olabilir. Aksi takdirde bunların üzerinde bizim Kızılcahamam’da durup konuşmamız, asıl o bizi yorar” dedi. “Oranın düşürülmesine, yüzde 50 artı 1’in yüzde 40’lara indirilmesi önerisine siz nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna ise Erdoğan “O bir defa, bir yıl önce çıkarmış olduğumuz, millete götürüp de milletin onay verdiği yeni yönetim sistemini tekrar gündeme getirmek, asıl milleti o yorar. Daha yeni çıkardık” cevabını verdi.

İŞ BİRLİĞİ SERGİLEYECEĞİZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul’daki konuşmasında da önemli mesajlar verdi. Erdoğan özetle şunları söyledi: Türkiye’nin en büyük gücü, milletiyle ve onu temsil eden kurumlarıyla sergilediği birliktir, beraberliktir, dayanışmadır. Bu öyle bir güçtür ki; ne parayla ne teknolojiyle ne de diğer imkânlarla kıyas kabul eder. Bu sebeple terörle ve şiddetle arasına mesafe koyan tüm kesimleri millî meselelerde aynı ortak paydada buluşmaya davet ediyoruz. Siz milletvekillerimizin sesine kulağımızı ve yüreğimizi kapatmadık, kapatmayacağız. Önümüzdeki yasama dönemi meclis çatısı altında örnek bir işbirliği sergileyeceğimiz bir devir olarak inşallah tarihe geçecek.

MUHALEFETTEN NE GELİRSE TARTIŞMAYA HAZIRIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de düzenlenen yasama yılı açılış resepsiyonunda gazetecilerin 50+1’in düşürülmesiyle ilgili sorularını cevapladı.  “AK Parti olarak bu öneriyi Meclise getirir misiniz?” sorusu üzerine Erdoğan, “Mevcut durumu Meclise getiren biziz, onu halkımıza götüren de biziz. Halkımızın büyük bir çoğunluğuyla bu onaylandığına göre, şimdi bunu tekrar revize edip gündeme getirmek siyasetçi ciddiyetiyle yakışmaz. Böyle bir şey olacaksa bu bizim değil, adı üzerinde muhalefetin yapacağı bir iştir, bizim işimiz değil” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı, “40 artı 1’e ihtiyacımız yok, biz 50 artı 1’i her şartta alırız mı diyorsunuz?” sorusuna ise şu karşılığı verdi: “Hayır, böyle bir sorgulamaya da girmem, yani böyle bir teklif kimden geliyor? Medyadan geliyorsa o ayrı bir konu ama bu iş parlamentonun işidir. Parlamentoda da bu işlerle ilgilenen kimdir, muhalefettir. Muhalefet böyle bir teklifi getirir, orada bu tartışılır. Bunu sürekli olarak böyle ayağa düşürmenin doğru olduğuna inanmıyorum. Çünkü milletimiz de politikacıdan ciddiyet istiyor. Dolayısıyla bu ciddiyeti aynen sürdürmemiz lazım. 2023 seçimlerine daha ciddi bir zaman var.”  Erdoğan, “Peki muhalefetten gelirse?” sorusuna ise “Muhalefetten ne gelirse gelsin hepsini değerlendirmeye, tartışmaya açığız, hazırız”cevabını verdi.

GEREKİRSE SER VERİR ONURUMUZDAN TAVİZ VERMEYİZ
Biz asla savaştan, kan dökülmesinden, ölümden yana değiliz. Tam tersine tüm Suriye halkı için güvenli gelecek istiyoruz. Birileri diz çöktürmeye çalışıyor. Türkiye, böyle bir dayatmayı, şantajı kabul edecek kadar aciz bir ülke midir? Türkiye masa başında yazılan senaryoların figüranlığını yapacak kadar köksüz bir ülke midir? Öyle düşünen varsa milletimizi de bizi de tanımıyor demektir. Millet olarak gerekirse ser veririz ama istiklalimizden ve onurumuzdan asla ödün vermeyiz.  
Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları bu konudaki kararlılığımızın somut birer tezahürüdür. Fırat’ın doğusunda arzu ettiğimiz neticelere hemen hiçbirine ulaşamadık. Türkiye’nin kaybedecek tek bir günü daha yoktur. 30 kilometre derinliğindeki güvenli bölgede iki milyon kişiyi iskân ettirmeyi planlıyoruz. Projelerimiz hazır. Devlet başkanlarıyla BM’de ikili görüşmelerde paylaştık.  Bölgeyi terör örgütünün işgalinden kurtardıktan sonra uluslararası toplumda alacağımız destekle bu projeyi başlatacağız. Bir uluslararası donörler toplantısı yapmak suretiyle bu adımı atacağız.
Daha dört-beş sene evvel sınırlarımızdan içeriye bombalar, roketler yağarken bize hava savunma sistemi satışının reddedildiğini de unutmadık. Tehditlerin önüne geçmek için S-400 sistemi satın alma yoluna giderek kendi çözümlerimizi ürettik. Türkiye, kendi güvenliğini bölgede hesabı olan güçlerin keyfine terk edecek değildir. Birlikte çalışma imkânlarını sonuna kadar zorlarız ama mümkün değilse kendi yolumuzu açarız. Nitekim şu anda açmaya başladık.

ENFLASYON RAKAMI TEK HANEYE İNECEK
Faizler, bir önceki yıl sonuna göre bugün, ticari kredilerde 10 puan, konut kredilerinde 15 puan, ihtiyaç kredilerinde 13 puan geriledi. Enflasyonun da yeniden tek haneye ineceğine inanıyorum. Enflasyonun gerileme eğilimine girmesiyle, büyüme yeniden olumlu yönde bir seyir izlemeye başladı. Hem bütçe açığı hem de borç stokunun milli gelire oranı, AB standartlarına göre çok iyi bir seviyede.

ACİL DÖNÜŞÜMÜ BEKLEYEN BİR BUÇUK MİLYON YAPI VAR
Geçtiğimiz hafta yaşanan deprem bize, bu yöndeki çalışmalarımızı hızlandırmamız gerektiğini göstermiştir. Deprem gibi hayati meselelerin siyaset üstü olduğuna ve bu şekilde konuşulması, tartışılması, çalışılması gerektiğine inanıyoruz. Şimdi önümüzde yaklaşık bir buçuk milyon acil dönüşüm bekleyen yapı var. Her sene 300 bin konutu devlet ve özel sektör olarak inşa ederek beş yılda da bu acil dönüştürülmesi gereken yapıları yenilemeyi planlıyoruz.