ZİYNETİ KOCABIYIK

Hepimizin çevresinde vardır kâh gülüp kâh ağlayan kişiler. Belki de en yakın arkadaşınızdır bu kişi. Bazı zaman enerjisine, zekâsına, esprisine yetişemezsiniz… Bazen de içine kapanır, çekilmez, alıngan, hayalci biri olur. Siz idare edersiniz de, çoğu insan için çekilmez biridir. Çok da fazla arkadaşı yoktur. İş ve okul hayatında başarısızlık hikâyeleri, başarı hikâyelerinden daha fazladır… Genel olarak “İki uçlu duygu durum bozukluğu” olarak tarif edilen bu duruma tıp bilimi bipolar bozukluk diyor. Halk arasında “sanatçı hastalığı” da deniyor.
Bipolar bozukluğun duyguların düzenlenemediğini, duyguların şiddetini ve hızını kontrol edilemediği bir durum olduğunu söyleyen Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir “Bu bozuklukta iki durum diğer insanlara göre çok şiddetli yaşanır. Manik dönemde coşku, depresif dönemde üzüntü vardır. Hastalığın manik döneminde coşku ya da sinirlilik, hareketlilikte ve düşüncelerde hızlanma, amaca yönelik aktivitede artış, uyku ihtiyacında azalma gibi belirtiler görülür. Depresyon dönemi ise bunun tam tersi diğer ucudur. Çökkün duygu durumu, üzüntü, karamsarlık, daha önce keyifle yapılan şeylerden artık zevk almama, isteksizlik, uyku ve iştahta değişiklik, dikkat ve bilişsel alanda değişiklikler olarak sıralanabilir. Karma dönemde ise mani ucuna ve depresif uca ait belirtiler bir arada görülür” dedi.

YİRMİLİ YAŞLARDA TEŞHİS EDİLİYOR
Bipolar bozukluğun sıklıkla ergenlikte başladığını ifade eden Prof. Dr. Sermin Kesebir “Bipolar bozukluk eğer depresif dönemle başlıyorsa maniyi görene kadar onun bipolar bozukluk olduğunu bilmiyorsunuz. Hastalığın tanınması 20’li yaşlara kadar kayabiliyor. Ülkemiz genelinde yapılan çalışmalarda başlangıç yaşı genel olarak 25-26 yaş civarında. Ancak teşhis konulamadığı için bu dönemde gençler okuda başarısız olabiliyor” dedi.

STRES TETİKLİYOR
Stresin genetik sebeplere dayanan bipolar bozukluğun ortaya çıkışında önemli bir faktör olduğunu belirten Prof. Dr. Sermin Kesebir “Bipolar bozukluk, ilk döneminde bazı kişilerin üreticiliğini artırabilir. Sanatçı hastalığı denmesinin sebebi bu duyguların çok yoğun, şiddetli ve çok ani değişimlerle yaşanmasıdır. Pek çok yazar ve ressam eserlerini özellikle bipolar bozukluğun depresif dönemlerinde üretmişler. Hastaladrın yüzde 30’unda mevsimsel değişiklikler etkilidir” dedi.

İLAÇ TEDAVİSİ ŞART
Bipolar bozukluğu tedavisinde çeşitli yöntemlerin başarıyla uygulandığını belirten Prof. Dr. Sermin Kesebir “İlaç tedavisi ve psikoterapi uygulamaları tedavilerin vazgeçilmezidir. Sosyal ritim terapileri bipolar bozuklukta kullanılan en gereli terapiler arasında yer almaktadır. Son yıllarda kullanımı giderek yaygınlaşan Transkraniyal Manyetik Uyarım tedavisinin  Bipolar depresyonda da etkili olduğuna dair yayınlar her gün artmaktadır” diye anlattı.