ZİYNETİ KOCABIYIK

Dünya Sağlık Örgütü, uyuşturucu bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla 26 Temmuz’u “Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü” olarak anıyor. Bu vesile ile dünyadaki ve ülkemizdeki uyuşturucu bağımlılığının durumunu, Türkiye’nin bu konuda neler yaptığını öğrenmek için bağımlılıklarla mücadelede 100. kutlamaya hazırlanan Yeşilay Genel Başkanı, Prof. Dr. Mücahit Öztürk’le konuştuk. Yeşilay’ın Sarayburnu’ndaki muhteşem Boğaz manzaralı merkezinde yaptığımız röportajda, çocuk ve ergen psikiyatristi olan Prof. Dr. Öztürk’ün uyuşturucu ile mücadele konusunda verdiği en net mesaj “Çocuklarınızı ilgisiz bırakmayın, her türlü problemlerini onlarla konuşun. Her şeyi sizinle konuşmasına fırsat tanıyın. Şüpheleriniz varsa profesyonel destek alın” oldu.
Birleşmiş Milletler’in her yıl hazırladığı raporun bu yıl yayınlanan 2019 verilerine göre, geçtiğimiz yıl 31 milyon olan uyuşturucu bağımlısı sayısı bu yıl 35 milyon olarak kayda geçiyor. Bununla birlikte, Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin her yıl yayımlanan Dünya Uyuşturucu Raporu’nun 2019 verileri gösteriyor ki; Avrupa Birliğinde ömür boyu uyuşturucu kullanan 15-64 yaş arası kişi sayısı 55 milyonu aşıyor. Peki Türkiye’de durum nedir?

YÜZ KİŞİDEN BİRİ DENİYOR
¥ Türkiye’de uyuşturucu kullanım rakamları nelerdir?

Çalışmalara göre hem dünya da hem de Türkiye’de hayatının bir döneminde herhangi bir uyuşturucu madde denemiş olanların oranı toplumun yüzde 3,1’i. Ancak bunların tamamı bağımlı değil. Bağımlıları sayısal olarak tespit etmek mümkün değil. Sadece tedavi almak için kurumlara başvuranları bilebiliriz. Büyük bir çoğunluğu damgalanmamak için ya da başka sebeplerden dolayı tedaviye başvurmuyorlar.

ERGENLİK DÖNEMİ TEHLİKELİ
¥ Başlama yaşı düşüyor mu?

Sadece ülkemizde değil bütün dünyada şöyle bir gerçek var; hem uyuşturucuya başlama yaşı düşüyor hem de kullananların sayısı giderek artıyor. Uyuşturucuya ilk başlama yaşı ve kullanımının en yüksek olduğu dönem 15-25 arasındadır. Bu yaşlar insan hayatının en tehlikeli dönemi olan ergenliğe denk gelir. Ergenlik, farklı şeyler denemeye, farklı düşünmeye, farklı olmaya, arkadaş etkisine, çevre etkisine açık bir dönemdir. Bu sebeple bu oran artıyor, daha sonra da azalıyor.

SENTETİK TUZAĞI
¥ Ucuz sentetik uyuşturucular, gençlerin başlamasını kolaylaştırıyor mu?

Ucuza satılan sentetik uyuşturucular gençler için birer tuzak. Gençlerin harçlıklarıyla rahatlıkla temin ettikleri bu tür maddeler uyuşturucu bağımlılığının temelini oluşturuyor. Kullanım yaşının düşmesindeki en önemli sebeplerden biri de kolay ulaşım. Denemek isteyen kolaylıkla alabiliyor. Ancak ülkemiz diğer ülkelerle kıyaslandığında, başlama yaşı, kullanım ve bağımlılık oranlarında diğer ülkelerden daha iyi durumda. Fakat bunun rehavetine kapılmayalım. Uyuşturucu global bir tehlike. Ne yazık ki, ülkemiz uyuşturucu transfer yolunun üzerinde. Doğu ülkelerinden Batı ülkelerine uyuşturucu geçiyor. Transfer yolu olurken de sizi de kirletmeye çalışıyorlar. Bu işten para kazananlar, ülkeleri pazar olarak görüyorlar ve bu pazara nasıl açılırız diye düşünüyorlar.

KENDİ BAŞINIZA ÇÖZMEYE ÇALIŞMAYIN
Prof. Dr. Öztürk, Yeşilay’ın madde bağımlılığı ile mücadelesi için 3 yıl önce Yeşilay Danışma Merkezlerini (YEDAM) hayata geçirdiğini belirterek faaliyetleri ile ilgili şunları söyledi:
Bizim Yeşilay olarak iki temel faaliyetimiz var; önleme ve rehabilitasyon. Millî Eğitim Bakanlığı ile ortak projelerimizde yılda 11 milyon çocuğa yaş gruplarına göre bağımlılık eğitimi veriyoruz. Bunları bizim eğittiğimiz rehber öğretmenler takip ediyor. Çünkü kime ne söyleyeceğinizi bilmek ve özendirici olmamak gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarına, Diyanet’ten Genelkurmay’a kadar toplum üzerinde etkili kurumlara da eğitimler veriyoruz. Rehabilitasyon ayağında bağımlılara ve ailelerine destek veriyoruz. Bunun için kurduğumuz YEDAM’ların sayısı bütün ülke çapında 30’a ulaştı. Bunların sayısını daha da artırmak istiyoruz. Ailelere ‘uyuşturucu ile kendi başınıza uğraşamazsınız destek alın’ diyoruz. Çocuklarının ya da çevresindeki herhangi birinin uyuşturucu kullandığını düşünen kişi YEDAM’ın 444 79 75 numaralı telefonunu arıyor. Karşısına klinik psikolog çıkarak ne yapması gerektiğini anlatıyor. Daha sonra merkezlerimize davet ediyoruz. Tıbbi tedaviye devam eden insanlar, aynı zamanda psikososyal destek alıyorlar. Tedaviye gelecek imkânı yoksa, yol parasına kadar veriyoruz. Gerek bireysel psikoterapilerle, gerek grup terapileri ile gerekse aile terapileri ile kişinin bağımlılıktan uzak kalma sürecini artırmaya çalışıyoruz. Çeşitli atölyelerle hem meşgul olmalarını hem de meslek kazanmalarını sağlıyoruz. Yaptığımız çalışmalara göre merkezlerimizi en az 4 defa ziyaret edenlerde temiz kalma oranları çok daha yüksek.

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE DÜNYA LİDERİ
Yeşilay’ın asırlık tecrübesiyle yalnızca ulusal alanda değil; uluslararası arenada da kanaat lideri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Öztürk “52 ülkede Yeşilay’ların açılmasına ön ayak olduk. Biz ırk din ve din farkı gözetmeden her ülkeye ulaşmaya çalışıyoruz. Bunun içerisinde Amerika da var Sudan’da var. Sayıyı giderek artırıyoruz. O ülkenin gönüllülerinden devlet yönetimine kadar herkesle irtibat kurup açılmasını sağlıyoruz. Savunuculukla ilgili bilgi ve birikimlerimizi diğer ülkelerle paylaşıyoruz. Geçtiğmiz günlerde bağımlılıkla mücadele ve ortak strateji belirlemek amacıyla Yeşilay’ın liderliğinde “1. İstanbul İnisiyatifi” İstanbul’da toplandı. İsveç’ten Gana’ya, İtalya’dan Amerika’ya 15 farklı ülkeden dünyanın önde gelen 21 sivil toplum örgütünün temsil edildiği toplantı sonucunda yayımlanan bildirge Yeşilay öncülüğünde, yeni bir başlangıca imza atıldı” dedi.

BAZI ÜLKELER UYUŞTURUCUYU SERBEST BIRAKMAK İSTİYOR
Uyuşturucu ile mücadelede dünya çok tehlikeli bir dönemece giriyor. Bazı Batı ülkelerinde ve Amerika’da bazı maddelerin kullanımının çok yüksek olması sebebiyle alttan gelen baskı ile bazı uyuşturucu maddelerin serbest bırakılması isteniyor. Bazı maddeler için uygulamaya geçen ülkeler oldu. Ancak bu durum mücadelede sonun başlangıcıdır. Zararsız denilen bu maddeler zararlıdır. Daha da önemlisi bağımlılık geçişli bir süreçtir; birbirini tetikler. Bizim tütün bağımlılığı ile mücadele etmemizin en önemli sebebi, tütün bağımlılığından başka bir bağımlılığa geçilmesini engellemektir. Dolayısıyla onların iddia ettiği gibi ‘X maddesi zararsız serbest bırakalım’ dediğinizde, kullanan kişinin başka bir maddeye geçişi kolaylaşıyor.