Son yıllarda genetik bilimindeki gelişmelerle önemi daha da artmaya ve rutin pratikte daha fazla karşılaşılmaya başlanan kişiselleştirilmiş tıp ile ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Sibel Özgül, bireye özgü tedavinin önemine dikkat çekti.

Özgül, “Kromozomlarımızı oluşturan DNA sarmallarımız hayati fonksiyonlarımızla ilgili genetik talimatlarla doludur. Bu talimatları kişinin kullanma kılavuzu gibi düşünebilirsiniz. Bu kılavuzu eğer doğru deşifre eder ve klinik anlamını bilirsek bu sayede; taşıdığımız hastalık risklerinden, nasıl beslenmemiz gerektiğine; hangi egzersiz biçiminden, bir ilaca nasıl cevap vereceğimize; psikolojik olarak güçlü ve zayıf yönlerimize kadar pek çok bilgiye ulaşmak mümkün olabiliyor” dedi.

Kişiselleştirilmiş Tıp kapsamında hastaların aile hikayesi ve mevcut ihtiyaçlarına göre seçerek yapılan genetik analizler ışığında, o bireye özgün çözümler sunulduğunu aktaran Özgül, “Kolesterolümüz genetik olarak mı yükseliyor, kanser riski taşıyor muyuz, neden kilo veremiyoruz gibi her soru ve sorun genetik bilgiler ışığında bireysel olarak değerlendiriliyor. Bu sayede, kişinin genetiği de göz önünde bulundurularak uygun tedavi protokolünü planlamak, hastalığın tespit etmek veya önlemek mümkün olabiliyor. Bu sebeple son on yıldır özellikle gelişmiş ülkelerde koruyucu hekimlik ve tarama programlarını öncelik veriyor” diye konuştu.