ZİYNETİ KOCABIYIK

Kara kışa inat zamansız açan, boynu bükük bir çiçektir kardelen... Narin olmasına rağmen en sert toprağı delecek kadar güçlü, kış ayazına meydan okuyacak kadar dayanıklı. Tıpkı Sivaslı Kardelen Uslu gibi...
On altı yaşındaki Kardelen’in acılarla dolu hikâyesi doğumuyla başlamış. Biraz erkence, altı çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak, belinde beyin omurilik sıvısının olduğu bir kese ile dünyaya gelmiş. Doktorların Spina Bfida olarak adlandırdıkları bin doğumda bir görülen bir hastalık... Doğar doğmaz belindeki kese, ameliyatla alınmış. Keseden kurtulmuş ama şikâyetleri devam etmiş. Özellikle yürümeye başladığında bacağında aksamalar olmuş. Özellikle ergenliğe girdiğinde ve boyu uzamaya başladığında belinde, bacağında ve omurgasında şiddetli ağrılar yaşamaya başlamış. Öyle ki ağrılar yüzünden yürüyemez hâle gelmiş. Yaşadığı ağrılar yüzünden çok istemesine rağmen okula gidememiş. Pandemi sürecinde eğitimine uzaktan devam etmiş.
Ailesi onu hem Sivas’ta hem de İstanbul’da birçok doktora götürmüş. Hemen hepsi ağrılardan kurtulmak için ameliyat tavsiye etmişler. Ancak riski yüksek olan bu ameliyatın başarı ihtimalinin çok düşük olduğunu belirterek ameliyat sonunda tekerlekli sandalyeye mahkûm kalabileceğini, küçük ve büyük abdestini kontrol etmede zorluk yaşayabileceğini söylemişler.
Aile sonunda Türkiye Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Gökhan Akdemir’e ulaşmış. Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda Prof. Dr. Akdemir, ameliyatın riskli olduğunu ancak dikkatli bir cerrahi ve yüksek teknoloji kullanılarak üstesinden gelebileceğini söylemiş. 

İKİ AMELİYAT BİRDEN YAPILDI
Kardelen’e aynı seansta iki ayrı ameliyat yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Akdemir “Önce omuriliğin ikiye ayrılmasına sebep olan patoloji, daha sonra da omuriliğin gerilmesine sebep olan yer düzeltildi. Bu ameliyatlar Türkiye Hastanesinde bulunan gelişmiş teknolojinin, nöro-monitarizasyonun kullanımı ile yapıldı. Hastamız; hiçbir komplikasyon gelişmeden, bacaklarındaki ağrıları geçerek memleketine döndü” diye anlattı.

BİNDE BİR GÖRÜLEN BİR HASTALIK
Kardelen’in hastalığının hamileliğin ilk 2-4 haftasında gerçekleşen ve bin doğumda 1-2 oranında görülen bir hastalık olduğun belirten Prof. Dr. Akdemir, “Sinir sistemi tüpünün kapanma bozukluklarıdır. Omurilik doğumda genellikle kuyruk sokumuna yakın yerde pozisyon alır. Çocuk büyüdükçe yukarı doğru, belin üst kısmına doğru yükselir. Kardelen gibi kese ile doğan çocuklarda bu yükselme gerçekleşemez ve omurilik büyüme ile birlikte gerilmeye başlar (Gergin Omurilik Sendromu). Büyüme çağında bacaklarda ağrıları olmaya başlar. Bu hastalıklara eşlik eden bir başka bozukluk ise omurilik zarı içinde omuriliğin ikiye ayrılmasıdır. Genellikle omuriliği ikiye ayıran bir kemik veya bir bant vardır (Ayrık Omurilik Sendromu). Bu durumda da omurilikte gerilme olur. Dikkatli bir radyolojik inceleme ile bu bozukluk anlaşılır. Her iki bozukluğun da aynı anda düzeltilmesi gerekir” dedi.