ZİYNETİ KOCABIYIK

Kadınlarda kanser denilince akla ilk olarak meme kanseri geliyor. Ancak dünya genelinde her sene 1,3 milyon kadın jinekolojik kansere yakalanıyor; ne yazık ki senede 450 binin üzerinde kadın bu kanserler sebebiyle kaybediliyor. Bu grup içinde yer alan rahim, rahim ağzı, yumurtalık gibi kanserlerin üçte birinin erken teşhisle önlenebileceğini söyleyen Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Avrupa Jinekoloji Onkoloji Derneği Kanser Önleme Grubu Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin’le jinekolojik kanserlerin risk faktörlerini ve korunma yollarını konuştuk. 2012-2017 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Gültekin, ulusal HPV DNA taraması, meme kanserinde merkezî okuma ve mobil kanser tarama cihazları ile toplum temelli palyatif bakım modellerini gerek ülkemizde gerekse de dünya genelinde ilk defa uygulayan ekip içerisinde yer aldı. Onkoloji alanında yürüttüğü çalışmalar sebebiyle kısa bir süre önce ABD merkezli Dünya Kadın Kanserleri Derneği tarafından “Üstün Gönüllülük” ödülü verilen Prof. Dr. Gültekin, Avrupa Birliği Parlementosu HPV ve Serviks Kanseri ile Mücadele Kolunda Parlamenter Üyelerin Seçmiş olduğu beş uzmandan birisidir.

HER GÜN 10 KADINI KAYBEDİYORUZ
Dünyada rahim ağzı kanserinin büyük problem olmasına rağmen Türk kadını için daha çok rahim ve yumurtalık kanserinin tehlike taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Gültekin, “Ülkemizde her yıl 12 bin kadın jinekolojik kansere yakalanıyor. 4 bin beş yüz kadını kadın kanserlerinden kaybediyoruz. Ülkemizde kadın kanserlerinin 9 bini yumurtalık ve rahim kanseri. Bu kadınların yaklaşık 3 biri hayatını kaybediyor. Yani günde 10 kadın, kadın kanserlerine bağlı olarak ölüyor. Oysa bu kanserlerin oluşumunu basit tedbirlerle üçte bir oranında engellemek, erken teşhisle de üçte bir oranında başarılı şekilde tedavi etmek mümkün” dedi.

KADINLARIN YÜZDE 30’U TARAMA YAPTIRMAMIŞ
Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa’da 10 ülkede gerçekleştirilen çalışmanın sonucuna göre, jinekolojik kanserlere yakalanan kadınların yüzde 30’unun hayatları boyunca hiç tarama yaptırmamış olduğuna işaret eden
Prof.  Dr. Gültekin, bunların yüzde 40’ının ise teşhis edildikleri kanseri hiç duymadığını belirtti. Jinekolojik kanserler konusunda bilgi sahibi olmanın önemine değinen Prof. Dr. Gültekin, düzenli muayene ve taramaların hayat kurtardığını belirterek, kadın kanseri taramalarının Aile Sağlığı Merkezleri ve KETEM’lerde ücretsiz olarak yapıldığını söyledi.
Rahim ağzı kanserinin sebebi büyük oranda HPV enfeksiyonudur. Bu kanser türü aşıyla korunma sağlayan nadir kanserlerden biridir. 15 Yaş altında yapılacak 2 HPV Aşısı ile HPVye bağlı enfeksiyon ve siğillerde en az yüzde 90, rahim ağzı kanser öncüsü lezyonlarda ise en az yüzde 90 korunma sağlar. 

DNA’DAN TEŞHİS KONULUYOR
Rahim ağzı kanserinde kanser öncesi hücreleri çok daha erken ve daha fazla oranda yakalayabilmek için HPV DNA taramaları yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Gültekin “Üstelik bu testlerin negatif gelmesi durumunda gelecek beş yıl içinde rahim ağzı kanseri geliştirme riski çok düşüktür. Bu sebeple dünya genelinde bütün ülkeler için yeni tarama programları HPV DNA ile yürütülmeye başlamıştır. Türkiye, bu programı dünyada başlatan ilk ülkedir. 30 yaş üzeri kadınlarımız; aile hekimleri ve KETEM’lere giderek taramalarını ücretsiz gerçekleştirebilir” dedi.

OBEZ KADIN TEHLİKEDE
Kadın kanserlerinde obezitenin önemli risk faktörü olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gültekin, ülkemizde en az yılda beş bin kadının doğrudan obeziteye bağlı kanser teşhisi aldığını, obezitenin östrojen hormonunu etkileyerek kansere sebep olduğunu vurguladı.   

YERLİ HPV TEŞHİS KİTİ GELİŞTİRİYORUZ
Hacettepe Üniversitesi iş birliği ile İzmir Ekonomi Üniversitesinde yerli HPV teşhis kiti geliştirildiği müjdesini veren Prof. Dr. Gültekin “Bir yıl içinde tamamlanması planlanan kitin en önemli özelliği hastaneye gitmeden evde yapılabilmesi olacak. Kit  16,18, 31, 33 gibi HPV’nin bütün tiplerini tanıyabilecek. Ayrıca kanser öncüsü lezyonun ne kadar süredir orada olduğunu gösterebilecek. Özellikle koronavirüs döneminde kanser taramaları gecikti. Bu kit hastaneye gidemeyen kişilere de avantaj sağlayacak. Avrupa’da 16 ülkede bu sisteme geçildi. Biz de yerli kitimizle bu testi evde yapabileceğiz” diye konuştu.

ANNE YA DA TEYZEDE VARSA DİKKAT!
¥ Yıllık jinekolojik muayeneyi aksatmayın. Özellikle anormal kanamalar, ele gelen kitle, açıklayamadığınız kilo kaybı veya karında şişlik, kabızlık gibi şikâyetleriniz varsa doğrudan kadın doğum hekimine gidin.
¥ Özellikle anne, teyze ya da birinci derecede akrabalarınızda kadın kanseri hikâyesi varsa imkânlarınız dâhilinde genetik test yaptırın. Genetik riskleri yüzde 10’un üzerinde olanlara koruyucu cerrahi yapılmasını tavsiye ediyorum. Tüplerin bağlanması, tüplerin alınması, yumurtalıkların veya rahimin alınması gibi koruyucu cerrahilerle yüzde 90’ın üzerinde koruyuculuk sağlamak mümkün.
¥ Genetik mutasyonu olmayan kadınlar için ise doğum kontrol haplarının kullanımını tavsiye ediyoruz. Beş yıl ve üzeri kullanımda en az yüzde 50’lik bir koruma sağlıyor.
¥ Kilonuzu kontrol altında tutun. Sağlıklı beslenme ve düzenli aktivite ile kanser riskinizi düşürün.

Anne olmak kanser riskini azaltıyor Anne olmak kanser riskini azaltıyor Avustralya’da bulunan tıbbi araştırma enstitüsünün 17 bin rahim kanseri hastasının geçmişini inceleyerek yaptığı bir çalışma, gebelik geçiren kişilerde rahim içi kanserine rastlanma ihtimalinin yüzde 40 oranında düşük olduğunu gösterdi.
Kanserde gen aktarımıyla tedavi üretiliyor Kanserde gen aktarımıyla tedavi üretiliyor Biyoteknoloji alanındaki önemli gelişmelerin aktarıldığı Uluslararası Biyoteknoloji Kongresi ikinci gününde alanının uzman isimlerinin katıldığı oturumlarla devam ediyor. Kongrenin ikinci gününde ise, hücre ve gen tedavilerinin güncel yaklaşımları ile kanser tedavisinde hücre ve gen tedavisinin güncel yaklaşımları masaya yatırıldı.